Hipnoterapi Nedir? | Hipnoz ve Hipnoterapi Arasındaki Farklılıklar Nelerdir?

Yazan: Terappin | 09 Aralık 2022 tarihinde yayınlandı. 13 Ocak 2023 tarihinde güncellendi.

Hipnoterapi kelimesini mutlaka daha önce duymuşsunuzdur. Önemli olan ise onu nereden, kimden, nasıl bir bağlamda duymuş olduğunuzdur; zira hipnoterapi hakkında birçok yerde birçok demeç verilse de bu demeçlerin çoğunun asılsız oluşu, hipnoterapinin toplumda bulacağı karşılığın yerini işgal etmektedir. Bazen popüler kültürün bazen de uzmanların gazabına uğrayan, adeta bu ikilinin açtığı yaylım ateşinin ortasında kalan hipnoterapiyi bir de bizden dinleyin istedik. Dizi ve filmlerde karşımıza çıkan absürt hipnotik sahnelerden, uzmanların sert ve keskin reddedişlerinden uzak; bilgilendirici, açıklayıcı ve ‘‘böyle gelmiş böyle gider’’ minvalindeki yanlışları düzeltecek bir yazı hayal ettik. Bu yazımızda hipnoterapiye dair yukarıdaki hayalimizi gerçekleştirmemize yarayacağına inandığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Yazımız, aşağıda göreceğiniz sorular üzerinden ilerleyecek; bu sorulara verilecek cevaplarla şekillenecektir:

  1. Hipnoterapi Nedir?
  2. Hipnoz Resmen Kabul Görmüş Bir Teknik Midir?
  3. Hipnoterapi Teknikleri Nelerdir?
  4. Hipnoterapi Bireye Hangi Durumlarda Yardımcı Olur?
  5. Hipnoterapinin Faydaları Nelerdir?
  6. Hipnoterapinin Tehlikeli Yönleri Nelerdir?
  7. Hipnoterapi Kim Tarafından Yapılmalıdır?
  8. Hipnoterapi Ne Kadar Etkilidir?
  9. Hipnoterapi Kimler İçin Uygun Değildir?
  10. Hipnoterapiye Dair Yanlış Bilinenler Nelerdir?
  11. Hipnoterapiyle Kaydedilen Gelişmeler Sürdürülebilir Gelişmeler Midir?
  12. Kişi Kendi Kendine Hipnoterapi Uygulayabilir Mi?

 

Belki de aradığınız alternatif tedaviye bu yazı sayesinde kavuşacaksınız! Gelin, hipnoterapiyi hep birlikte baştan ve en önemlisi doğru biçimde keşfedelim.

 

Hipnoterapi Nedir? 

Hipnoterapi (bir diğer adıyla Hipnotik Telkin), belirli sağlık koşullarının ya da semptomların tedavisinde kullanılır; ancak kendi başına bir tedavi yöntemi değildir. Hipnoterapi esnasında hipnoz kullanılır ve amaç mevcuttaki tedaviye hipnoz aracılığıyla destek sağlamaktır. Özetle, hipnoterapi için yardımcı bir teknik denebilir. Anksiyete bozukluğu, fobiler, ağrılarla baş edebilmek için ağrı yönetimi, sigarayı bırakma, kilo verme gibi çeşitli rahatsızlıklarda hipnoterapiye tedavinin bir parçası olarak rastlamak mümkündür.

Hipnoterapi esnasında birey, iç dünyasına ve içsel deneyimlerine odaklanır ve bu hipnotik durum süresince kendi kendini tekrar keşfetme fırsatına erişir. Burada amaç, sadece bireyi kendi içine döndürmek değil; bireyin kendi içine tekrar tekrar dönebildiğini görüp bunu; gerek fiziksel gerek psikolojik tepkileri üzerinde kontrol sağlayabilmek üzere kendi başına yapabilmesini öğretmektir.

 

Hipnoz Resmen Kabul Görmüş Bir Teknik Midir? 

Hipnozun terapideki yeri ancak 1700’lerin sonlarına doğru resmi makamlarca keşfedilmeye başladı. Gel gelelim bu, hipnozun doğrudan kabul görüp kolayca içselleştirildiğini söylemek mümkün değil; zira hipnoz, yakın zamana kadar bilim dünyasında güvenilir bir teknik olarak algılanmıyordu. 1958 itibariyle, Amerikan Psikoloji Derneği ve Amerikan Tabipler Birliği, hipnoterapiyi geçerli bir prosedür olarak kabul etti. Bunun yanı sıra, 1995 itibariyle de Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) hipnoterapiyi kronik ağrı tedavisi olarak önerir hale geldi. Gerek 1958 gerek ise 1995’te yaşanan bu olumlu gelişmelerde modern araştırmacıların hipnoterapi üzerine yaptığı araştırmaların katkısı yadsınamaz bir gerçek. Modern araştırmacılar, hipnozu enine boyuna incelemenin yanı sıra şu sorulara cevap verdi ve bu sayede terapide hipnoz tekniğine bilim dünyasının kapılarının aralanmasına zemin hazırlamış oldu:

  • Hipnoz nedir?
  • Hipnoz nasıl kullanılır?
  • Hipnoza hangi durumlarda başvurulabilir?
  • Hipnoz neleri tedavi eder?
  • Hipnoz ve diğer tedaviler karşılaştırıldığında hipnozun etkisi ne düzeyde kalır?

 

Hipnoterapi Teknikleri Nelerdir? 

Hipnoterapi esnasında bireyler, trans benzeri bir zihin durumuna geçiş yaparlar. Bu zihin durumu; bireylerin tamamen rahatlamasına, iç dünyasına odaklanmasına ve telkinleri daha atik şekilde yanıtlamasına yardımcı olur. Burada hipnotik durumun önemi büyüktür çünkü hipnoterapi, tam da hipnotik durumun farkındalığı artıran yönünü aktive edip kullanmayı amaçlar. Elbette tüm bu süreci gerçekleştirmek için kullanılan çeşitli teknikler mevcuttur. Bu teknikleri şu şekilde sıralayıp açıklayabiliriz:

 

  • Rahatlama: Problemlerinizle ya da korkularınızın öznesiyle yüzleşirken kendinizi rahatlamış ve huzurlu hissetmeniz büyük önem taşır. Söz konusu problemler ve korkular olduğunda böyle hissetmek zor diye düşünebilirsiniz; ancak rahatlama tekniğiyle yönlendirmelerde bulunan hipnoterapistler tam da bunu sağlamayı ve imkansız görüneni başarmayı amaçlıyor.
  • Öneri: Hipnoterapi esnasında hipnoterapistiniz tarafından size, çeşitli öneriler sunulabilir. Bu öneriler elbette ki öylesine öneriler değildir. Bu öneriler, problemlerinizi ortadan kaldırabilmeniz için size yardımcı olacağı düşünülen şeyler bütünüdür.
  • Baş Etme Yöntemleri: Özellikle anksiyete ve korkular söz konusu olduğunda kullanabileceğiniz baş etme mekanizmaları, hipnoterapi esnasında hipnoterapistinizce size öğretilebilir.
  • Geçmiş Deneyimlerin Keşfi: Hipnoterapistiniz, mevcut terapi esnasında üstesinden gelinmeye çalışılan problem, korku, davranış her neyse onu ilk kez deneyimlediğiniz ana dönüp o ana dair duygu ve düşüncelerinizi anlatmanızı isteyebilir.

 

Hipnoterapi Bireye Hangi Durumlarda Yardımcı Olur? 

  • Hipnoterapiye başvurma davranışının ardında pek çok farklı sebep yatıyor olabilir. Araştırmalar, bu sebepleri:
  • Uyku problemleri
  • Kilo problemleri
  • Demans belirtileri
  • Kemoterapi kaynaklı bulantı ve/veya kusma
  • Kronik ağrılar
  • Ameliyat kaynaklı ağrılar
  • Cilt rahatsızlıkları (Örneğin siğiller ya da sedef hastalığı gibi.)
  • Doğum
  • Diş tedavisi süreçleri
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
  • İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS)
  • Travma Sonrası Stres Bozuklukları (TSSB)
  • Depresyon
  • Anksiyete Bozukluğu
  • Yemek Bozuklukları
  • Cinsel İşlev Bozuklukları
  • Fobiler
  • Bağımlılıklar (Alkol, tütün veya uyuşturucu madde bağımlılığı)

 

şeklinde sıralıyor.

 

Hipnoterapinin Faydaları Nelerdir? 

Hipnoterapinin faydalarını tek bir çatı altında toplayamayız; ancak sık sık bahsi geçen faydaları sıralayabiliriz tabii. Sıkça rastlanan ve hipnoterapiye başvurmuş kimseler tarafından ortaklaşa bahsedilen bazı faydaları şu şekildedir:

 

  • Farkındalık: Hipnoterapinin en yaygın faydalarından biri farkındalıktır. Hipnoterapi alan bireylerin büyük bir çoğunluğu, hipnoterapi esnasında farkındalığını kaybetmez. %100 farkındalıkla tedavi sürecini sürdüren bu bireyler, tüm deneyimi rahatlıkla hatırlar ve hatta hipnoz esnasında sohbet dahi edebilir.
  • Odaklanma: Bir diğer yaygın fayda da odaklanmadır. Günlük yaşamda bir şeylere odaklanmak oldukça zordur çünkü kişi, gün içerisinde binlerce uyarana maruz kalır. Bunca uyaranın içerisinde içe dönmek ve kendine odaklanmak ise haliyle çok zordur. Öte yandan kişinin sorumlulukları da üst üste bindiğinden neye yetişeceğine, ne düşünüp neye kanalize olacağına karar verememesi de stresi ve endişeyi tetikler. Tüm bunlardan arınmak, anda kalmak ve anın problemleriyle ilgilenip günlük yükleri sürekli sırtlamaktan vazgeçmek için odaklanmak iyi bir egzersizdir.
  • Rahatlama: Hipnoterapi, beraberinde derin bir rahatlama getirir. Dolayısıyla rahatlama da tıpkı farkındalık ve odaklanma gibi sık sık hakkında bahsedilen bir faydadır. Zihin bilinçli şekilde sakinleşip bilinçaltının derinliklerine odaklandığında içinde bulunduğunuz rahatlama ve sakinlik, gerek problemlerle gerek korkularınızla yüzleşip onları çözebilmeniz noktasında sizi ileriye taşır.

 

Hipnoterapinin Tehlikeli Yönleri Nelerdir? 

Hipnoterapi, popüler kültür çerçevesi içerisinde bize yansıtıldığı gibi korkunç, ürkünç, bireyi tamamen dönüştürecek kadar güçlü veya herkes tarafından yapılabilecek kadar basit bir işlem değildir. Bu nedenle, özellikle dijital mecralarda, hipnoterapiye dair gösterilenler ve anlatılanlar üzerinden hipnoterapiyi tanımlamak oldukça yanlıştır. Hipnoterapi, işin ehli uzmanlar tarafından gerçekleştirildiğinde paralelde işleyen tedavi süreçlerine yardımcı olan başarılı alternatiflerden biridir. Tüm bunların ışığında, hipnoterapinin (uzmanlarca yapıldığı takdirde) herhangi bir tehlike arz etmediğini söyleyebiliriz. Şunu da unutmamakta yarar var: Hipnoterapinin de tıpkı diğer tedavilerde olduğu gibi (örneğin ilaç tedavileri) bazı olumsuz yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler:

  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Uyuşukluk
  • Sıkıntılı hissetme
  • Endişeli hissetme
  • Konfabulasyon (Bilinçsizce inşa edilen yanlış, çarpık, sahte anılar)

 

olarak listelenebilir.

 

Hipnoterapi Kim Tarafından Yapılmalıdır? 

Hipnoterapi, kesinlikle bu konuda gereken tüm eğitimleri tamamlamış donanımlı uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Hipnoterapinin mevcut tedavilere destek niteliği taşıdığını daha önce de söylemiştik. Tedavi, rahatsızlık her ne olursa olsun, ciddi bir süreçtir. Nasıl ki kolumuz kırıldığında hastaneye gidip doktor muayenesinden geçerek gerekenleri uygularız, hipnoterapide de durum aynıdır. Hipnoterapi; uzman kontrolünde gerçekleşmeli ve uzman kontrolünde ilerlemelidir. Uzman eşliğinde yapılmayan hipnoterapi seansı kişi için hem maddi hem manevi kayıptır.

 

Hipnoterapi Ne Kadar Etkilidir?

Hipnoterapi, doğal olarak herkeste aynı etkiyi göstermez. Kimileri hipnoterapiden alınabilecek maksimum verimi alırken, kimileri hipnoterapinin faydasız bir teknik olduğunu iddia edecek kadar minimum seviyede fayda görebilir. Burada tedavinin uygulanma biçimi de kritik bir rol oynamaktadır. Hipnoterapinin etkinlik düzeyinin en üst seviyelerde olduğu noktada:

  • Doğum esnasında ağrıların azaltılması ve kontrolü
  • Diş tedavisi esnasında ağrıların azaltılması ve kontrolü
  • Kemoterapi alan kanser hastalarının bulantı ve kusmalarının azalması
  • İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) semptomlarının azalması
  • Anksiyete ve stres kontrolü

 

gibi yararlar gözlemlenebilmektedir ki bu da hipnoterapinin etkili bir teknik olduğunu, etkisi tam anlamıyla görüldüğünde pek çok rahatsızlık ve semptoma alternatif çözüm üretebileceğini göstermektedir.

Journal of Affective Disorders isimli derginin Mayıs 2021 sayısında yayınlanan bilimsel bir araştırma, oldukça çarpıcı sonuçlara sahip. Araştırma sonuçları, hafif-orta şiddette depresyonun tedavisinde hipnoterapinin etkisinin Bilişsel Davranışçı Terapiden (BDT) daha az olmadığını gösterdi. Sayılarla açıklayacak olursak: Sonuçlarda, semptom şiddeti söz konusu olduğunda Bilişsel Davranışçı Terapinin semptomu azaltma oranının %38.5 olduğu; hipnoterapinin ise aynı durumda %44.6’lık oranla bir üstünlük sağladığı görülüyor. Bilimsel çalışma bulgularından da anlaşıldığı üzere, her ne kadar kabul görmekte ve toplumda sağlıklı bir yer edinebilmekte zorlansa da hipnoterapi diye bir gerçek var ve bu gerçek insanların hayatına dokunup onları iyileştirici bir yöne de sahip.

 

Hipnoterapi Kimler İçin Uygun Değildir?

Hipnoterapi, psikoz belirtileri gösteren kimseler için uygun değildir. Örneğin; sanrılar ve/veya halüsinasyonlar gören biri, hipnoterapiye başvurmamalıdır. Zaten hipnoterapinin psikotik rahatsızlıkları iyileştirmek gibi bir niyeti ya da iddiası da bulunmamaktadır. Bunu yazının başından bu yana tekrar tekrar hatırlatıryoruz: Hipnoterapi, yardımcı bir uygulamadır. Asıl tedaviye ek olarak uygun kişilerde destek görevi görerek iyileşme süreçlerine katkıda bulunur. Buna ek olarak şunu da belirtmek gerekiyor: Her kim olursa olsun, hipnoterapiye başvurmadan önce mutlaka bir doktor görüşmesiyle hipnoterapiye dair doktor onayı almasını öneriyoruz. Psikoz belirtileri göstermiyor olmanız, hipnoterapiye kesin uygun olduğunuz anlamına gelmez. Bu anlamı çıkarabilmenin en güvenli ve garanti yolu doktorunuzla görüşmekten geçer. Doktorunuz onay verdiği takdirde gönül rahatlığıyla hipnoterapi seanslarına başlayabilirsiniz.

 

Hipnoterapiye Dair Yanlış Bilinenler Nelerdir? 

Hipnoterapi, popüler kültürün yarattığı yanılgıların yanı sıra kimi psikolog ve psikiyatrlar tarafından kendisine yöneltilen eleştiriler nedeniyle de yanlış anlaşılmalara kurban gitmektedir. Özellikle profesyonel kimselerin eleştiri oklarını hipnoterapiye doğrultuyor oluşu, haklı olarak yanılgılar zincirini besleyip büyütür. Uzmanların görüşü elbette çok kıymetlidir; ama aşağıda belirteceğimiz yanılgılara da zemin hazırlamayan bir tonda bildirilmeleri gerektiği de bir gerçektir. Peki nedir hipnoterapiye dair yanlış bilinenler? Yalnızca yanlış bilinenleri değil, yanlış bilinenlerin doğrusunu da yazarak kafalardaki soru işaretlerini biraz olsun giderebilmek istiyoruz:

 

  • Hipnoterapinin Sahne Hipnozu ile Karıştırılması: Hipnoterapi, genellikle sahne hipnozu ile karıştırılır. Bu karışıklık dolayısıyla da hipnoterapistlerin gerçekleştirdiği seanslardan sahne hipnotistlerinin benzeri performanslar beklenir. Sahne hipnozu bir şovdur, sahne hipnotistleri de bu şovu oldukça başarılı şekilde yöneten sanatçılardır. Bu sanatçılar, sahneye çıkıp şovun bir parçası olmak isteyecek dışa dönük seyircilerden beslenirler. Sahneye çıkan seyircinin hipnoz etkisine girip girmediği bilinmez; fakat biraz da şovun bir parçası olabilme arzusuyla kimi komutları alıp yerine getirmede istekli olduklarını söyleyebiliriz. Hipnoterapi ise bir şov değildir. Bu işin eğitimini almış terapistler tarafından şov amaçlı değil, tedavi amaçlı gerçekleştirilir. Tedavinin ne denli ciddi bir süreç olduğunu kendinize tekrar tekrar hatırlatarak, onu bir sahne performansıyla karıştırmaktan kaçınabilirsiniz.

 

  • Hipnoterapiyle Kontrolün Tamamen Kaybedildiği Algısı: Sanılanın aksine, hipnoterapi sizi tamamen iradenizden koparan ve tabiri caizse kontrolden çıkmış bir canavara dönüştüren bir teknik değildir. Hipnoterapide kontrol sizdedir. Hipnoz etkisinde olmanız, hipnoterapistinizin veya bir başkasının size istemediğiniz bir şeyi zorla yaptırabileceği anlamına asla gelmez. Bu karışıklığın bir sebebi de seans esnasında spesifik bir probleme ya da korkuya odaklanan kişinin bu odaklanma halini kontrolü kaybetmekle ilişkilendirmesi olabileceğini düşünüyoruz. Evet, hipnoterapi esnasında kişiler belli bir şeylere odaklanırlar çünkü hipnoterapinin uygulanma amacı tam da budur. Yine de bu; ifadelerinizden ve davranışlarından sorumlu olamayacak derecede kontrolden çıkmış birine evrileceksiniz manası taşımaz. Hayat sizin, kontrol sizin. Hipnoterapi, bir alternatif tedavi olarak, bunu sizden alıp kötüye kullanma eğiliminde asla olamaz.

 

  • Hipnoterapi Unutkanlık Yapar Algısı: Hipnoterapinin amacı, zihninizi sıfırlamak, sizlere her şeyi unutturup sıfırdan bir hayat bahşetmek değildir. Ayrıca böylesi bir şeyi gerçekleştirebilecek boyutta bir gücü de zaten yoktur. Hipnoterapi size hiçbir şeyi unutturmaz. Gerek hipnoz öncesi gerek hipnoz esnasında yaşanan her şeyi aynen hatırlar ve daha sonrasında da hatırlamaya devam edersiniz. Uykuda veya bilincinizi kaybetmiş olmayacağınızdan, hipnozun yarattığı trans benzeri hali her an kırabileceğiniz gerçeği de cabası!

 

  • Hipnotize Olabilen İnsanların Zeka Seviyesi Daha Düşüktür Algısı: Sırf bir hipnoterapi seansında hipnoz etkisine sokulduğunuz için zekanında herhangi bir düşüş olmayacağı gibi, bu etkiye girebildiğiniz için zeka seviyesi hali hazırda zaten düşük biri olarak da yaftalanmayacaksınız. Biri size böylesi sözler yöneltiyorsa, kulak tıkamanızı tavsiye ederiz çünkü hipnotize olmakla zeka arasında hiçbir örüntü bulunmamakta. Araştırmalar, insanların yalnızca %10’unu hipnotize etmenin zor ya da imkansız olduğunu gösteriyor. Kalan %90’lık kısım için ise belirli bir noktaya kadar hipnotize edilebilir oldukları söyleniyor. O halde %10’luk azınlığın içerisinde değilseniz, çok veya az fark etmeksizin hipnotize edilebileceğiniz bir gerçek. Madem böyle; bunu zekayla örtüştürmek niye, değil mi?

 

Hipnoterapiyle Kaydedilen Gelişmeler Sürdürülebilir Gelişmeler Midir? 

Kesinlikle evet. Hipnoterapi seansları sayesinde yaşadığınız olumlu değişikliklerin, ilerlemelerin hepsi sürdürülebilirdir. Bu da hipnoterapi sayesinde edindiğiniz kazanımların seanslar bittikten sonra hayatın akışında eriyip gitmeyeceği anlamına gelmektedir. Burada en önemli husus, hipnoterapi alan bireylerin yönlendirmeler ışığında bu başarıyı kendi kendilerine elde etmiş olmalarıdır ki aslında bu da hipnoterapiyi sürdürülebilir bir çözüm kılan önemli bir niteliktir. Kişi, kendi iç dünyasına odaklanmayı ve orada bir farkındalık eşliğinde sorunları çözmeyi öğrendiğinden; başı her sıkıştığında bu öğretiden faydalanmak üzere bunu tekrar edebilir. Bu da hipnoterapinin sürdürülebilir yönünü sanıyoruz ki harika şekilde açıklıyor.

 

Kişi Kendi Kendine Hipnoterapi Uygulayabilir Mi? 

Kişi, kendi kendini hipnoz etkisine sokabilir; ancak bu işleme (düzenli olarak, belirli aralıklarla tekrar etse dahi) hipnoterapi adını vermek konusunda çekimseriz çünkü hipnoterapi, uzmanlar tarafından gerçekleştirilen tedavi amaçlı uzun ve önemli bir süreci anlatıyor. Yine de hipnoterapi seanslarınızı yöneten uzmanlar tarafından kendi kendinizi hipnoz etkisine sokabilmek için tüyolar, ipuçları, eğitimler almanızın önünde bir engel görünmüyor. Hipnoz, rahatlatıcı ve tüm stresten, kaygıdan uzaklaştıran dinlendirici bir yapıya sahip. Kendi kendinizi uygun bir ortamda, uygun yöntemlerle hipnoz etkisine sokmanız gündelik yaşam kaosundan iyi bir kaçış yöntemi olabilir.

 

 

 

BLOG

Önerilen Diğer İçerikler
Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.

Terappin ile Terapi Yolculuğuna %15 İndirimli Başla

Terappin'in uzman klinik psikologları ile daha huzurlu bir hayata ulaşabileceğin terapi yolculuğuna ilk adımı at.

Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.