Sempati Nedir? | Empati ve Sempati Arasındaki Farklılıklar Nelerdir?

Sempati Nedir? | Empati ve Sempati Arasındaki Farklılıklar Nelerdir?

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
07.11.2022 tarihinde oluşturdu.

Bu yazımızda, sempati kelimesinin derinlerine ineceğiz ve bu kelimeye dair tüm bilgileri gözden geçireceğiz. Bunu yaparken, bir takım sorulara da yanıt veriyor olacağız elbette.

Sempati Nedir? | Empati ve Sempati Arasındaki Farklılıklar Nelerdir?

‘‘Sempati’’; gündelik yaşamda sık sık karşımıza çıkan, bizlerin de sık sık kullandığı bir kelimedir. Peki, kelime dağarcığımızın sık kullanılanlar listesinde başı çeken kelimelerden olan sempati kelimesinin gerçekte ne anlama geldiğini hiç düşündünüz mü? Bu kelime; çoğu zaman empati kelimesi ile de karıştırılabilen, sıcak duyguları işaret eden bir kelimedir. Gel gelelim sempatiyi bu kadar kısa tanımlayıp geçmek, kelimenin güçlü mü güçlü anlamına haksızlık olur. Bu yazımızda, sempati kelimesinin derinlerine ineceğiz ve bu kelimeye dair tüm bilgileri gözden geçireceğiz. Bunu yaparken, bir takım sorulara da yanıt veriyor olacağız elbette. Bu sorular:

Sempati Nedir?

Sempati ve Empati Neden Çok Karıştırılır?

Sempati Mi Daha İyidir, Empati Mi?

Merhamet, Sempati ve Empati ile Aynı Şey Midir?

Sempati Oluşumu İçin Neler Gereklidir?

Sağlık Sektöründe Sempatinin Yeri Nedir?

Sempati Nasıl Gösterilir?

Sempati Göstermenin En Uygun Yolu Nedir? (Halka Teorisi)

Sempati Öğrenilebilir Bir Şey Midir?

İletişimde Sempatinin Yeri Nedir?

şeklinde sıralanabilir. Soruların yanıtları ve daha fazlası için yazımızı okumaya devam edin!

Sempati Nedir?

Sempati kelimesinin kökeni Yunancaya dayanmaktadır. Kelime, Yunanca ‘‘syn’’ (birlikte) ve ‘‘pathos’’ (hissetmek) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Her ne kadar Türkçede herhangi bir kimseye karşı hissedilen yakınlık, sıcaklık ve duygudaş olma hali şeklinde kullanılıyor olsa da aslında sempati; bir başka kişi tarafından duyulan herhangi bir duyguyu algılama, anlama ve bu duyguya tepki verme anlamına gelir.

Sempati ve Empati Neden Çok Karıştırılır?

Bu karışıklığın sebebini anlayabilmek için önce empati kelimesinin anlamına bakmak gerekiyor. Empati kelimesinin kökeni de tıpkı sempati kelimesinde olduğu gibi Yunancaya dayanıyor. Kelime, ‘‘-en’’ (iç, içine, içinde) ve ‘‘pathos’’ (hissetmek) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir.

Empati kelimesinin tanımı; karşındakinin hissettiklerini aynen hissetmek, deneyimlemek şeklindedir. Kişiler bu deneyimi hayal gücü aracılığı ile yaşar ve bu esnada duygularını karşılarındaki insanmış gibi bire bir yaşarlar. Sempatide ise durum benzer olduğu kadar farklıdır. Sanıyoruz bu da bu iki kelimenin neden birbirine karıştırıldığını kolaylıkla açıklar. Sempatide, karşınızdaki insanın duygularını onun yerine yaşarsınız. Yani, kendinizi onun yerine koymanız; oymuş gibi hareket ederek aynı deneyimi aynen yaşamanıza gerek yoktur. İki kelime arasındaki ince anlam çizgisine vakıf olmak, hem ilgili karışıklığa takılmamak için hem de hali hazırda bu karışıklığa takılmış haldeyseniz bunu gidermek için oldukça önemlidir.

İki kavram arasındaki farkları liste halinde okumak, bu farkları daha kolay kavramaya yardımcı olacaktır. Aşağıda, sempati ve empati üzerine iki ayrı liste göreceksiniz. Bu listeler, sempati ve empatinin anlamları üzerinden aradaki farklılıkları da anlatıyor olacak. Hazırdaki kafa karışıklıklarını, bu listeleri karşılaştırarak giderebilirsiniz.

Sempati:

  • Başkasının ne hissettiğine yönelik düşünceleriniz olması halidir
  • Sorunları yüzeysel olarak algılayıp kavramayı sağlar
  • Sizi, kendi duygularınızı engellemeye ya da bastırmaya iter
  • Soruna/sorunlara sadece kendi perspektifinizden yaklaşmanıza yardımcı olur
  • Yargılamalara neden olabilir
  • Sorunu/sorunları olan kişiye o sormadan tavsiyelerde, telkinlerde bulunma eğilimini artırır

Empati:

  • Başkasının ne hissettiğini aynen hissetme halidir
  • Herkesin hislerini anlama durumudur
  • Yargılama yoktur
  • Başkalarını, her ne söyleyecek olurlarsa olsunlar, aktif şekilde dinleyebilmeyi sağlar
  • Kendi perspektifinizin yanı sıra başkalarının perspektiflerini de keşfetmenize olanak sağlar
  • Nüansların ve sözsüz ipuçlarının farkında olmayı beraberinde getirir

Sempati Mi Daha İyidir, Empati Mi?

Böylesi net bir karşılaştırma yapmak ne kadar doğrudur tartışılır; çünkü her iki kavram da herhangi bir olumsuzluğa işaret etmez, aksine her ikisi de gayet yapıcı iki duygu durumudur. Yine de sempati mi, empati mi? sorusuna şu yanıtı verebileceğimizi düşünüyoruz:

Sempati, başkaları ile derin bir bağ kurmanız konusunda size yardımcı olmaz. Bunun nedenini, az önce oluşturduğumuz listelerde de bahsi geçen ‘‘yüzeysel anlayış’’ ile açıklamak mümkündür. Sempati, sorunları yüzeysel olarak algılayıp kavrama ile sınırlı olduğundan; derin bağlantıların kurulumunda rol oynayamaz. Empati ise, tam tersi, sorunlara sorun sahibinin olduğu noktadan bakmayı gerektirir ve bu yönü ile de sempatinin aksine derin bağlar kurmada başrol görevi görür. Ayrıca, empati; doğası gereği yüksek performansa da işaret eder. Empati kurabiliyorsanız, nerede olursanız olun kuvvetli bağlar ve hızlı yükselişler olasıdır.

Merhamet, Sempati ve Empati ile Aynı Şey Midir?

Kesinlikle hayır. Sempati ve empati karmaşasına paralel olarak, merhamet kavramının da bu kavramlar ile ayrıca bir başka karmaşaya yol açabildiğini söyleyebiliriz. Merhametin ne demek olduğundan başlayalım. Merhamet kelimesinin kökeni Latincedir. ‘‘com’’ (ile) ve ‘‘patior’’ (acı çekmek) kelimelerinin birleşiminden oluşan merhamet (compassion); kökeninden de anlaşılacağı üzere bir başkasının acısına, o acıyı derinden hissederek ortak olmaktır. Kısacası, bir başkasının acısı ile acı çekmektir. Bu tanım üzerinden şunu tahmin etmek zor değil: Sempati ve empati kelimelerinin kullanımda birbirinin yerini tutması (bunun yanlış olduğunu artık öğrendik tabii) bu ikiliğin içerisinde merhamet kelimesinin de sık sık kendine yer edinmesi ile içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Merhamet, özellikle empati ile çok kez karıştırılır. Bunun sebebi şudur: Merhametin de empatinin de yolu, başkalarının duygularını anlamaktan geçer. Başkaları ile derin bağlar kurabilme ve onların acılarına ortak olabilme isteği (ve hatta yetisi) gerek merhamet kavramında gerek ise empati kavramında karşılaşabileceğimiz istek ve yetilerdir. Gel gelelim merhamet, kişinin acıyı hissetmede bir yere kadar gidebilmesi demektir ki bu da empati ile arasındaki farkı açıklamak için yeterli bir özelliktir. Acıyı hissetmekten öteye geçebilmek için (örneğin acısını hissettiğiniz ve paylaştığınız kişiye yardım eli uzatabilmek için) merhametten öte empatiye gereksiniminiz vardır; çünkü empati, karşınızdaki kişinin yerine kendinizi koymanızı sağlar. Kişi, acı duyan bir diğer kişinin yerine kendisini bizzat koyduğunda; onun yaşadıklarını öylesine içselleştirir ki bu içselleştirme yardımcı ve destek olma konusunda kişiyi yüksek derecede motive eden bir unsura dönüşür.

Sempati Oluşumu İçin Neler Gereklidir?

Sempati; kendi kendine, bir anda, pat diye oluşmaz elbette. Sempatinin oluşumu ve yüksek seviyeye ulaşabilmesi için birkaç unsur şarttır. Bu unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Karşınızdaki kişinin ilginizi çekiyor olması gerekir.
  • Dikkatsizlik, sempatinin önüne geçer. Birine sempati besleyebilmek için dikkat şarttır.
  • Karşınızdaki kişinin besleyeceğiniz sempati duygusuna muhtaç olduğunu hissetmeniz gerekir. Burada sözünü geçirdiğimiz, yana yakıla bir muhtaç olma hali değil tabii ki. Kastettiğimiz şey, karşınızdaki kişinin de size ve sizin sempatinize açık olmasıdır. Muhtaçlık düzeyi, duyulacak sempatinin seviyesini de etkiler. Örneğin, parmağına iğne batan bir kişiye duyacağınız sempati; kolunu kırmış birine duyacağınız sempatiden daha azdır. Bunun böyle olmasının nedeni ise gayet açıktır: Parmağa iğne batması ile kol kırığı aynı düzeyde sağlık sıkıntıları değildir. Hatta parmağa iğne batması, sağlık sıkıntısı olarak dahi kabul görmez.
  • Karşınızdaki kişinin sizin sempatinizi kazanmak için çaba göstermemesi, muhtaçlık düzeyini sempati kazanmak üzere yukarıya çıkarmaya çalışmaması da sempati oluşmunda fazlasıyla etkilidir. Mesela iki küçük çocuk düşünün. Çocuklardan biri koşarsa düşeceği yönünde uyarılmış, diğeri ise bu konuda herhangi bir uyarıya maruz kalmamış olsun. Daha sonra her iki çocuk da koşup düşsün. Hangisine sempatiniz daha fazla olur? Her ikisi için de üzülür, kötü hissedersiniz; ancak uyarı almış çocuk bile isteye lades ettiğinden uyarı almamış çocuğa nazaran daha az sempati ile karşılanır.
  • Mesafeler de sempati oluşumunda önemli rol oynar. Fiziksel anlamda bize daha yakın olan kişilere karşı bizden uzakta olanlara kıyasla daha fazla sempati duyma eğiliminde oluruz. ‘‘Mekansal yakınlık’’ kavramı tam da bu noktada devreye girer.
  • Bize benzer, pek çok ortak noktaya sahip olduğumuz kimselere karşı da daha fazla sempati beslemeye yatkınızdır. Bu da ‘‘sosyal yakınlık’’ kavramı ile ilintilidir ve bu kavram ile açıklanır.
  • Biri ile çok benzer ya da aynı durumu yaşamak da o kişiye karşı sempati duymamızı sağlar. Örneğin, cüzdanını çaldıran bir sınıf arkadaşınıza karşı, siz de daha önce cüzdanınızı çaldırdıysanız, daha fazla sempati ile yaklaşırsınız. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var, hemen iletelim: Benzer veya aynı duruma sürekli olarak maruz kalmak ters etki yaratır. Bu ters etki de sempati düzeyini düşürür. Yine cüzdan örneğinden yola çıkarak bu noktaya da bir açıklık getirelim. Mesela aynı sınıf arkadaşınız cüzdanını çaldırma eylemini tekrar tekrar yaşar ve bunu sizinle paylaşırsa, duyduğunuz sempati; bu hikayeye her maruz kalışınızda biraz daha azalarak tamamen kaybolabilir.

Sağlık Sektöründe Sempatinin Yeri Nedir?

Sağlık sektörü ve sempati ilişkisi hakkında ayrıca bir başlık açmak istedik; çünkü burada, özellikle sağlık çalışanlarına ekstra hassasiyet göstermek düşüyor. Sağlık sektörü, sempatinin kötüye kullanımı ve sömürüsü için oldukça elverişli bir sektör. Hastalar, çoğunlukla hak etmedikleri sağlık sorunları ile boğuşur haldedir. Tehlike seviyesinden bağımsız olmaksınız, kişinin hak etmediği ve kendisi tamamen alt üst eden bir duruma maruz kalması da elbette herkesi derinden etkiler. Bu, çok normal olmak ile birlikte tehlike de arz eden bir durumdur. Hemen bir örnek üzerinden ne demek istediğimizi açıklığa kavuşturalım: Bir tarafta uzun yıllar sigara içtikten sonra akciğer kanserine yakalanan bir hasta olduğunu varsayalım. Diğer tarafta da nedeni belirsiz, bir anda ortaya çıkan ağır bir hastalıktan muzdarip bir başka hasta olduğunu düşünelim. Bu iki hasta arasında, ikinci hastaya sempati duyma eğilimi daha yüksektir; çünkü bu hasta suçsuz görünmektedir ve baş etmek zorunda olduğu hastalık hak edilmiş bir hastalık değildir. Diğer hasta ise, yaşam tarzının (zararlı olduğunu bile bile sigara içmekten keyif duymak ve uzun yıllar bu alışkanlığı sürdürmek) kurbanı olmuştur; başına gelebilecekleri tahmin edebiliyor olmasına rağmen alışkanlığında inat ederek kaçınılmaz sona yakalanmıştır.

Sağlık çalışanlarının bu noktada çokça dikkatli olması ve bu basit matematiğe yenilmemesi gerekir; zira sağlık çalışanı olmak, tarafsızlık ilkesine teslimiyet gerektirir. Öte yandan, hastalığı ve hastalığının nedeni her ne olursa olsun tüm hastalar eşit bakım hakkına sahiptir ve hepsinin iyileşmek için gereken tüm hizmetlerden önyargısız şekilde faydalanıyor olmaları şarttır.

Sempati Nasıl Gösterilir?

Sempati, sözlü veya sözsüz şekilde gösterilebilir. Sempati göstermek, zor durumda olan bir kimse için oldukça yararlı, iyileştirici vb. olumlu niteliklere sahip olduğundan gerek sözlü gerek sözsüz yollar ile gösterilebilmesi bir avantaj olarak görülebilir. Gelin birlikte sözlü ve sözsüz sempati göstermenin örneklerini inceleyelim. Önce, sözlü gösterim ile başlayalım:

  • Biri ile yüz yüze ya da telefonda konuşmak, sohbet etmek, acıyı/sıkıntıyı söz ile paylaşmak
  • Şimdilerde popülaritesini kaybetmiş olsa da mektup, kart ya da not göndermek

Sözsüz gösterim örnekleri ise şu şekildedir:

  • Birinin başını yasladığı omuz olmak (Örneğin sevdiği bir kimsenin cenazesinde ağlayan bir sevdiğinize destek olduğunuz anlar)
  • Az evvel sözlü sempati örneklerinde yer verdiğimiz mektup, kart ve not gönderimleri
  • Konuşurken ses tonunu alçaltma çabası

Sempati Göstermenin En Uygun Yolu Nedir? (Halka Teorisi)

Birkaç yıl önce, Psikolog Susan Silk ve Mediyatör Barry Goodman; sempati göstermenin en uygun yolu olarak varsayabileceğimiz basit bir diyagram tasarımı yaptı. Bu tasarım; kişilerin diğer kişilere keder, ıstırap veya benzeri sorunlarda nasıl yanıt vermesi gerektiğini anlatmak üzere ortaya koyuldu. Diyagram, şekli gereği ‘‘Halka Teorisi’’ adını aldı. Halka Teorisi’nin ardında yatan fikir oldukça basit. Bir dizi eşmerkezli daire hayal edin. Ortadaki daire, herhangi bir travmadan doğrudan etkilenen kişi ya da kişileri temsil eder. Bir sonraki daire, bu kişi veya kişilerin doğrudan aile fertlerini ve en yakın arkadaşlarını gösterir. Daha sonrasında çizeceğiniz dairelerde ise uzak akrabalar, arkadaşlar, tanıdıklar gibi doğrudan yakınlığınızın olmadığı çeşitli kimseler yer alır. Çevrenizin genişliği ile paralel olarak, dairelerin sayısı artabilir veya azalabilir. Bu tamamen bahsi geçen kişiye bağlıdır. Çemberin en ortasında yer alan kişi, yani teorinin öznesi, isteklerini kime isterse ona söyleyebilir. Bu kişi, tüm hayal kırıklıklarını dilediği zamanda dilediği şekilde aktarabilir. Kalan çemberlerde yer alanlar ise problemlerini yalnızca dışa doğru aktarma şansına sahiptir. Söz konusu içe doğru akram olduğunda, yapabilecekleri sempati gösterme ve rahatlatma ile kısıtlıdır. Halka Teorisi’nin kuralı açık ve nettir: İçe doğru rahatlat, dışa doğru at.

Halka Teorisi’nin bu kuralına bağlı kalındığı takdirde; etkili şekilde sempati gösterme ve sıkıntılarınızı size destek çıkabilecek, yardımcı olabilecek en doğru insanlar ile paylaşma noktasında hiçbir problem yaşanmayacağı iddia edilmektedir.

Sempati Öğrenilebilir Bir Şey Midir?

Sempati, doğuştan gelir; fakat bu, aynı zamanda öğrenilebilir olduğu gerçeğini değiştirmez. 12 aylıktan küçük çocuklarda gözlemlenen bazı davranışlar, sempatinin öğrenilebilir oluşunu kanıtlar niteliktedir. Önce, sempatinin doğuştan gelişine yönelik iki örnek sunalım:

  • Bir bebeğin bir başka bebek ağladığında ağlamaya başlaması
  • Bir bebeğin, böyle bir şey talep edilmemesine rağmen, anne ve babasına kendiliğinden oyuncaklarını vermesi

Yukarıda bahsi geçen davranışlar, temel sempatik tepkilerdir. Bu sempatiklik hali, bazı çocuklarda daha baskındır; yani bazı çocuklar, doğaları gereği diğerlerine nazaran daha sempatik ve sosyaldir. Diğer yandan, az evvel de bahsettiğimiz gibi, sempatinin öğrenilebildiğine yönelik örnekler de vardır tabii; zira çocuklar geliştikçe öğrenirler ve çevreden gelen öğretiler sempatiye yönelik olduğunda sempati duymanın ne demek olduğunu keşfederek bu yönde davranışlar sergilemeye meyillenirler. Ergenlik çağındaki kimselerin bencil davranışlar sergileme eğiliminde olduğu düşünüldüğünde, sempati duyma yetisinin çocukluk, ergenlik ve çok yüksek ihtimalle yetişkinlik dönemlerinde de gelişmeye devam ettiği sanılmaktadır. Bu da sempati duyma yetisinden şüphe duyan, bu yetiyi geliştirmesi gerektiğini düşünen kişiler için iyi haber demektir! Sempati duyma yetisini, yetişkinliğiniz boyunca da geliştirerek kendinizde gördüğünüz bu açığı ortadan kaldırabilmeniz ihtimal dahilindedir.

İletişimde Sempatinin Yeri Nedir?

Sempati, sağlıklı bir iletişim için gerekli sayılabilecek öğelerden biridir; çünkü sempati duymak, iletişimi kolaylaştırmanın yanı sıra kalitesini de artırır. Sempati duyduğunuz ve duymadığınız iki kişiyi hayal edin. Hangisi ile konuşmaya, yazışmaya daha hevesli olursunuz? Hangisi ile iletişim kurarken daha az zorlanırsınız? Hangisi ile kurduğunuz iletişim size kendinizi iyi hissettirir, sizi daha iyi kılar? Tüm sorulara cevabınızın ‘‘Daha çok sempati duyduğum kişi’’ olduğunu tahmin ediyoruz. İşte tam da bu sebepten ötürü sempatinin iletişimde kilit rol oynayabilme potansiyelini hafife almamak gerekir.




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!