Şizofreni Nedir | Şizofreni Belirtileri Nelerdir 2022 Rehberi

Şizofreni Nedir | Şizofreni Belirtileri Nelerdir 2022 Rehberi

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
15.11.2021 tarihinde oluşturdu.

Şizofreni tanısı konmuş olan biri olabilirsiniz ya da sevdiğiniz bir kişiye bu tanı konmuş olabilir. Kulağa her ne kadar zor ve tereddüt edici gelse de şizofreni ile yaşamak aslında artık çok da zor değildir. Bu sayfa, sizler için şizofreniyle ilgili bütün pratik bilgileri toplamayı hedeflemiş olan bölümdür.

Şizofreni Nedir | Şizofreni Belirtileri Nelerdir 2022 Rehberi

*Şizofreni nedir?

*Psikoz nedir ve şizofreni ile bağlantısı nedir?

*Şizofreni hakkında bilinen genel yanlışlar

*Şizofreni tanısı, belirtileri ve sebepleri

*Şizofreni türleri nelerdir?

*Şizofreniye ne sebep olabilir?

*Şizofreni tedavisi

*Hangi yöntemler kullanılır?

*Şizofreniyle mücadele için neler yapılabilir?

*Şizofrenide iyileşme mümkün müdür?

Nedir?

Şizofreni, kişinin nasıl düşündüğünü etkileyen ciddi sayılan bir zihinsel bozukluktur. Şizofreni hastalığının adı ne kadar yaygın olsa ve bizlere çok yaygın bir hastalık gibi gelse de yalnızda insanların yüzde 1’inde görüldüğü tespit edilmiştir. 

Pek çok araştırma şizofreninin kalıtsal olarak da geçebileceği ihtimalini gösterse de şizofreni erken yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilir. Ayrıca her şizofreniye sahip olan kişiler  korkunç olmak zorunda değildir çünkü her zihinsel bozukluk çeşidince olduğu gibi şizofreninin de farklı türleri vardır. 

İnsanlar şizofreninin olumlu veya olumsuz yanlarını tecrübe edebilirler. Bu nedenler şizofreni nedir sorusunun yanıtı doğru verilmeli, insanlar bilgilendirilmelidir. 

Peki, tam olarak şizofreni nedir? Şizofreni, yukarıda da belirtildiği gibi; kişinin nasıl düşündüğünü etkileyen bir zihinsel işlev bozukluğudur. 

Şizofreninin semptomları değişkenlik gösterse de listedeki maddelerden bir ya da birkaçını deneyimliyorsanız şizofreni tanısı konulabilir:

  • Halüsinasyonlar
  • Sanrılar
  • Düzensiz düşünceler
  • Motivasyon düşüklüğü ya da hiç olmaması
  • Yavaş hareket etmek
  • Uyku düzeninde değişiklikler
  • Hijyende özensizlik
  • Vücut dili ve duygularda değişiklik
  • Sosyal aktivitelere olan ilginin azalması
  • Cinsel isteksizlik

Herkesin şizofreni belirtisi ve tecrübesi farklıdır. Her şizofreni tanısı olan kişinin listedeki bütün maddelere uyuyor olması gerekmez.

Yapılan araştırmalara göre, şizofreni insanların %1’ini etkiliyor. Bazı kişiler için şizofreni erken yetişkinlik döneminde gelişmeye başlayabiliyor ve bu oldukça yavaş da olabiliyor. Şizofreninin başlangıcı ‘prodromal aşaması’ olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamada kişinin uykusu, duyguları, motivasyonu, iletişim ve düzgün düşünme yetileri değişim gösterebilir. Her zorlukta da olduğu gibi şizofreni için de erken teşhisin etkisi büyüktür.

Erken teşhiste önemli olan noktalardan bir tanesi de kişinin ve etrafındakilerin şizofreni nedir sorusunun yanıtını iyi ve doğru şekilde bilmesidir.

Psikoz Nedir ve Şizofreni ile Bağlantısı Nedir?

Psikoz bir tıbbi terimdir. Psikoz ile yaşayan kişi etrafındaki dünyayı diğerlerinden biraz daha farklı yaşıyor olur. Bu farklılık etrafı farklı algılaması, farklı şeylere inanıyor olması ya da bir şeyleri farklı görüyor olmasını içerebilir.

Psikoz, genellikle şizofreninin bir parçasıdır. Fakat farklı psikolojik problemlere sahip olan kişiler de psikozu deneyimliyor olabilirler. 

Şizofreni nedir sorusunun cevabını bilirsek psikozun da farkını anlamak daha kolay olacaktır.

Şizofreni Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler Nelerdir?

Şizofreni bilinmezse hakkında birçok yanlış bilgiler dolanıp kişileri gereğinden fazla endişelendirebilir. Bu yüzden bu bölümü şizofreni hakkında bilinen yanlış bilgileri listelemeye ayırmak istedik. 

Şizofreni hakkında pek çok yanlış bilgi ortalıkta ve medyada dolanıyor. Bunlardan en yaygınlarını sizler için aşağıda listeledik. Hadi birlikte inceleyelim:

  • ‘Şizofreni, kişinin farklı kişiliklerinin olması demektir.’

Bu YANLIŞ bir bilgidir. Şizofreninin farklı çeşitleri vardır. Her belirtileri ve semptomları aynı şiddette değildir. Fakat şizofreni olan bireylerde farklı kişiliklere sahip olması söz konusu değildir.

  • ‘Şizofreni, insanların şiddete meyilli olmasına sebep olur.’

Bu da en yanlış bilgilerden biridir. Yapılan araştırmalar bu hastalığa sahip olan çok az kişinin şiddete meyilli olduğunu göstermektedir. Yani her şizofreni hastasının saldırgan olmasının beklenmesi söz konusu olamaz. 

Şizofreni tanısı konulmuş kişiler, etrafındakilere zarar vermekten çok kendilerine zarar vermeye daha yatkınlardır. Bu nedenle şizofrenisi olan kişiden korkmak, çekinmek kesinlikle yanlış bilinen bir bilgi sonucudur. Bu konuda medyanın yanlış bilgilendirmeleri çok büyük etkidedir. 

Şizofreni Tanısı Nasıl Yapılır?

Yalnızca, tam bir psikolojik değerlendirmenin ardından psikologlar şizofreni tanısı koyabilir. Tanı yapılmadan önce, psikoloğun kişiyi bir kereden fazla görmesi gerekebilir. Bunun nedeni, psikoloğunuzun şizofreni belirtilerini sıklıkla deneyimleyip deneyimlemediğinizi tam anlamıyla görmesi içindir. 

Günümüzde, şizofreninin tanısında yardımcı olabilecek herhangi bir kan testi ya da sağlık taramaları yoktur. Yani psikologlar şizofreni ve diğer zihinsel bozuklukları kendileri el kitaplarına göre tespit etmektedirler. Şu anda psikologların hastalık tanımlarında kullanabilecekleri iki manuel vardır:

  • Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan Uluslararası Hastalık Sınıflandırılması. Versiyon 10 (ICD 10) ya da,
  • Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan Ruhsal veya Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel el Kitabı (kısaca DSM)

Bu el kitapları, hangi semptomların olduğunu ve bu belirtilerin, tanı koymak için ne kadar süre gerektirdiğini belirtir. Örneğin, ICD10’a göre şizofreni tanısının konulması için en az 1 aydır sesler duyuluyor olması gerekmektedir. Birçok psikolog, şizofreni tanısı koymadan önce ilk aşamada psikoz teşhisi koyabilir.

Şizofreni Tanısını Koymak Hakkında İleride Neler Bekleniyor?

Tüm dünyada şizofrenin daha hızlı ve daha iyi tanısı nasıl yapılabilir olabileceği üzerine süregelen araştırmalar vardır. Örneğin, yeni bir araştırmaya göre beynin resimlerine bakarak şizofreninin alt türlerinin olabileceği yönünde bulgular vardır.Gelecekte beyin taramaları ve diğer aletler şizofreni ve türlerini teşhis etmede kullanılabilir. Umarız, bu tanı şekli insanların daha iyi tanı konulmasında ve kişisel tedavilerin oluşturulmasında yardımcı ve etkili olur. Fakat bilinmelidir ki, bu yaklaşımlar hala geliştirilmekte olan yaklaşımlardır.

Şizofreni Belirtileri Nelerdir?

Şizofreni semptomları ya da belirtileri genel olarak pozitif ya da negatif belirtiler olarak iki kategoride incelenirler. Fakat bu kategoriler kesinlikle iyi ya da kötü demek değildir. 

Pozitif belirtiler; gerçekliğe ek olarak deneyimlenen belirtilerdir. Negatif belirtiler ise gerçekte ve normalde olan his ve davranışların eksik olmasıdır. İki kategorideki belirtiler kişinin fiziksel olarak çalışma işlevini engelleyebilir.

Negatif belirtiler çoğunlukla kişinin ilk psikozunu yaşamadan yıllar evvel ortaya çıkabilir. 

Şizofreni teşhisi konulması, belirtilerin hepsinin yaşanacağı anlamına kesinlikle gelmez. Sahip olunan şizofreni türü hastalığın kişiyi nasıl etkilediğini de değiştirir. Örneğin, her şizofreni hastasının halüsinasyon ve sanrılar görmesi şart değildir. 

Şizofreninin ‘Pozitif’ Belirtileri Nelerdir?

Pozitif belirtiler terimi, kişinin şizofreni belirtilerini gerçekliğin yanı sıra yaşadığı zaman kullanılan terimdir. Bu nedenle pozitif ya da negatif belirti demek, kesinlikle iyi veya kötü belirtiler demek değildir!

Ayrıca, bu belirtiler diğer psikolojik sorunlarla da karşılaşılabilen belirtilerdir. Bu belirtiler genelde ‘psikoz’ ya da ‘psikotik belirtiler’ olarak da adlandırılır. Aşağıda listelenen belirtiler şizofreninin pozitif belirtilerine örnektir:

  • Halüsinasyonlar
  • Sanrılar
  • Düzensiz düşünceler

Halüsinasyonlar

Kişinin, diğer kişilerin görmediği, duymadığı ya da hissetmediği şeyleri görmesi, koklaması, duyması ya da hissetmesidir. Örneğin;

  • Sesler duyulması,
  • Diğer insanların görmediği şeylerin görülmesi,
  • Orada bulunmayan birinin dokunduğunun hissedilmesi,
  • Diğer insanların duymadığı kokuların duyulması.

Ses duyulması en yaygın halüsinasyon türüdür. Duyulan sesler her kişi için farklı olabilir. Örneğin sesler şöyle olabilir:

  • Kadın ya da erkek sesi,
  • Tanıdığınız birinin sesi ya da hiç duymadığının birinin sesi,
  • Uğultu gibi sesler,
  • Farklı bir dilde ya da sizinkinden farklı bir aksanda konuşan sesler,
  • Fısıltı ya da bağıran sesler,
  • Negatif ve rahatsız edici sesler.

Bu sesler bazen ya da sürekli duyulabilir.

 

Sanrılar

Sanrılar gerçek olmayan inanışlardır. Kişiye gerçek gelse bile gerçekliğe dayanmayan inanışlar sanrı olarak adlandırılır. Diğer insanlar genel olarak bu inanışlara katılmazlar.  Fakat sanrılar, diğer insanların katılmadığı dini ve ruhani inanışlarla aynı değildir. Örneğin kişi şunlara inanıyor olabilir:

  • Toplumdan birinin ya da gizli bir ajanının kendisini takip ettiğine inanması,
  • Tanınan ya da yabancı birinin dışarıda kişiyi öldürmeye çalıştığına inanması,
  • Birilerinin kişinin beynindeki bütün düşünceleri gizlice izliyor olduğunu düşünmesi,
  • Kişinin süper güçleri olduğuna inanması ya da tanrı olduğunu zannetmesi,
  • Kişinin suyunun ya da yemeğinin zehirli olduğuna inanması.

Yukarıdaki listedeki maddeler kişi tarafından fazla üzücü bulunmayabilir fakat birçok insan için üzücü bir durumdur. Kişi bu sanrıları yaşarken birçok işlevi yerine getirebilir.

Düzensiz Düşünceler

Düzensiz düşünmek demek, kişinin çok hızlı ya da çok yavaş düşünüyor olması demektir. Kişinin söylediği şeyler birçok kişiye mantıksız ve anlamsız gelebilir. Kişi çok hızlı konu değiştirebilir ya da sözcükleri bir anda karıştırabilir. Kişinin iletişim kurması zor olabilir ve insanlar onu anlamakta zorluk çekebilir. 

Bu durum kimi zaman ‘laf salatası’ olarak da bilinebilir.

Şizofreninin ‘Negatif’ Belirtileri Nelerdir?

Negatif belirtiler terimi genel olarak kişinin yetilerini ve neşesini kaybetmesini içine alan belirtilerin sınıflandırıldığı terimdir. 

Negatif belirtiler deyince kişilerin aklında kötü belirtiler olarak çağrışım yapmamalıdır. Negatif olarak adlandırılmasının sebebi gerçeklikle alakası daha az olan ve kişinin birçok yetisinin kaybolması ya da azalmasını kapsayan belirtilerdir.

Negatif belirtilere örnek olarak şunlar sıralanabilir:

  • Motivasyonun kaybolması ya da azalması
  • Hayata ya da herhangi bir aktiviteye karşı ilginin azalması
  • Sorunlara çok fazla yoğunlaşması
  • Evden çıkmak istenilmemesi
  • Uyku düzeninde oluşan değişiklikler
  • Diğer insanlarla iletişim kurulmak istenmemesi
  • İnsanlarla birlikteyken tedirgin hissedilmesi ya da rahat hissedilmemesi
  • Söylenecek bir şeyin olmadığının düşünülmesi
  • Normal düşüncelerin ve hislerin kaybı
  • Enerji kaybı ya da hiç enerjinin olmaması
  • Hijyen kaybı, kişinin öz bakımına az ya da hiç özen göstermemesi.

Bu listenin yanı sıra negatif belirtilere bir örnek daha vardır. Bilişsel bozukluk ya da kognitif yetersizlik:

Kişinin aşağıdaki gibi sorunları varsa bu kognitif yetersizliğe örnektir.

  • Bir şeyleri hatırlamakta sıkıntı,
  • Yeni şeyler öğrenmekte problem,
  • Odaklanma sorunları,
  • Karar vermede sıkıntı.

Negatif belirtiler, pozitif belirtiler kadar belirgin değildir. Bu belirtiler genelde daha uzun sürebilir ve pozitif belirtilerin kaybolmasının ardından da görülmeye devam edilebilir. Bazı şizofreniye sahip olan kişiler, rahatsızlığın negatif belirtilerinin pozitif belirtilerinden daha ciddi olduğunu hissetmektedirler. Negatif belirtilerin etkileri ve deneyimlenmesi kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

Şizofreni Türleri Nelerdir?

Şizofreni nedir sorusunun yanıtlanmasının ardında bu sayfanın başlarında ayrıca şizofreni hakkında doğru bilinen yanlışlardan da bahsettik. Bu yanlışlardan en yaygının şizofreninin bölünmüş kişilik olduğunun sanılmasıydı. Fakat önceden de belirtildiği üzere, şizofreni bölünmüş kişilik değildir. Şizofreninin birçok çeşidi vardır ve bu rahatsızlık her kişide farklı tesir edebilir. Sizlere şizofreni türlerini açıklamak isteriz. İşte şizofreni türleri ve kısa açıklamaları:

Paranoid Şizofreni: 

Bu tür şizofreniye sahip olan kişilerde genelde birileri tarafından cezalandırıldıklarını düşünebilirler. Bu konu hakkında sanrılar yoğunlukla görülebilir. Fakat düşünceleri ve davranışlarında çok da fark edilebilir farklılıklar olmayabilir. Paranoid şizofreninin en belirgin belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Şizofreninin yaygın formu.
  • Önemli halüsinasyonlar, çoğunlukla seslerin duyulduğu halüsinasyonlar.
  • Sanrıların öne çıkması.
  • Hisler ve konuşmalar etkisiz olabilir.

Hebefrenik Şizofreni:

Bu tür şizofreniye sahip olan kişiler genelde zihinleri karışık ve tutarsız olurlar. Çoğunlukla konuşmaları karışık ve anlaşılması zor olur. Dışardan bakıldığında davranışları tutarsız, karışık ve çocuksu görünebilir. Çoğunlukla öz bakımlarını yapma, yemek hazırlama gibi gündelik davranışlarını yapmalarını engelleyen beceri bozuklukları olur. Hebefrenik şizofreninin en belirgin özellikleri aşağıda sizin için listelendi:

  • Sorumsuz ve tahmin edilemez davranışlar
  • Düşüncelerdeki belirli düzensizlikler
  • Konuşmada meydana gelen sorunlar
  • Kişisel izolasyon
  • Şakalar, kıkırtılar ve sağlık şikayetleri
  • Genelde yetişkinlik ya da erken yetişkinlik döneminde teşhis edilir.

Katatonik Şizofreni:

Katatonik şizofreninin en çarpıcı özellikleri fizikseldir. Genelde bu tür şizofreniye sahip olan kişiler hareketsizlerdir ve genel olarak fiziksel tepki göstermezler. Hareket etmeye son derece isteksiz olur ve genellikle katıdırlar. Söylenilen cümleyi ya da kelimeye tekrar edebilirler. Kendilerini yaralama ihtimalleri yüksektir ve genellikle yetersiz beslenip bitkin düşebilirler. İşte Katatonik Şizofreninin yaygın özelliklerinin bir listesi:

  • Diğer türlere göre daha nadirdir.
  • Normal olmayan davranışlar. Genellikle çok aktifken çok hareketsiz döneme geçiş.
  • Kişi hiç konuşmuyor olabilir.

Basit Şizofreni:

Bu şizofreni türünün en yaygın belirtileri şöyledir:

  • Negatif belirtiler erken ortaya çıkar ve çok hızlı bir şekilde kötüleşir.
  • Pozitif belirtiler çok azdır.

Ayrışmamış Şizofreni:

Bu şizofreni türünde kişi hem paranoid, hem hepefrenik, hem de katatonik şizofreni belirtileri taşıyor olabilir fakat aynı zamanda hiçbirine tam anlamıyla uymuyor olabilir. Bu üç kategoriye de kişi tam olarak uymuyorsa şizofreni türü ayrışmamış şizofreni olarak adlandırılır.

Rezidüel (Kalıntı) Şizofreni:

Bu şizofreni türünde şizofreni belirtilerinin şiddeti azalır. Halüsinasyonlar, sanrılar ya da diğer belirtiler hala olabilir fakat tanı konulduğu zaman kadarki şiddetli değillerdir. Rezidüel şizofreni, şizofreninin ileriki aşamalarında teşhis edilir.

Diğer Şizofreni:

ICD10’a göre diğer şizofreni türleri de vardır. Bunlar şu şekilde sınıflandırılır:

  • Seneztopatik şizofreni: Bu şizofreni türünde kişi normal olmayan fiziksel hisler tecrübe edebilirler.
  • Şizofreniform: Bu bozukluk şizofreniyle benzer semptomlar gösteren bir psikotik bozukluktur. Fakat semptomlar daha uzun süre tesir edebilir.

Özelleştirilmemiş Şizofreni: 

Özelleştirilmemiş şizofreni, kişinin şizofreni belirtileri göstermesi ve yukarıda bahsedilen hiçbir kategoriye tam olarak uymaması sonucu ortaya çıkar.

Şizofreniye Neler Sebep Olabilir?

Şizofreni , bu sayfanın başında da belirtildiği gibi sanılanın aksine çok da yaygın olan bir zorluk değildir. İnsanların yalnızca yüzde 1’inde görüldüğü araştırmalarla kanıtlanmıştır. Ayrıca yapılan araştırmalar şizofreniye neyin sebep olduğu sorusuna net bir cevap vermenin zor olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, kimsenin şizofreniye nelerin sebep olduğunu bilmediği doğru sayılır. Birçok etken şizofreniye sebep olabilir. Bu etkenler şunlar olabilir:

  • Stres: Kimi insan bu hastalığa yaşanılan önemli bir olayın sebep olduğu stresin ardından sahip olabilir. Bu önemli olay işini ya da çok sevilen birini kaybetmek olabilir.
  • Genler: Kişinin şizofreni rahatsızlığıyla yakın bir bağı varsa kişi bu hastalığa sahip olmaya daha yatkındır. Örneğin birinci derece akrabalardan birinin şizofreni geçmişi varsa kişinin de bu hastalığa sahip olma ihtimali diğer kişilerden yüksek olabilir.
  • Beyin hasarı: Genelde beynin normal olarak büyümesini yavaşlatan ya da durduran hasar sonucu ortaya çıkabilir. Bu tür hasar örneğin doğum esnasında ya da anne karnında alınabilir.
  • Uyuşturucu ve alkol: Araştırmalar, kenevirin çok güçlü çeşitlerinin şizofreni gelişiminde çok büyük etkisi olduğunu öne çıkarmıştır.
  • Zorlu bir çocukluk: Kişi, eğer çocukluğunda yoksun bırakılmış ya da taciz edildiyse zihinsel hastalıklara sahip olma ihtimali çok yüksektir. Şizofreni de bu zihinsel problemlere dahildir.

Kimlerde Şizofreni Görülür?

Şizofreni herkeste görülebilir. Dünyadaki her kültür ve ırkta bu rahatzıslıkla karşılaşılabilir ve bu normaldir. Ayrıca, her yaştan bireyin şizofreni olma ihtimali vardır. Fakat genel olarak erken 20’li yaşlarda belirtilerin ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Şizofreninin etkisi cinsiyet fark etmeksizin aynıdır. Ancak kadınlarda genel olarak 20’li yaşların sonu ve 30’lu yaşların başlarında ilk belirtiler görülürken, erkeklerde genelde ergenlik çağı ve erken 20’lerde ilk belirtiler görülebilir. Çok nadir de olsa, 5 yaşından büyük çocuklarda da ilk belirtiler gözlemlenebilir.

Şizofreni Nasıl Tedavi Edilir?

Şizofreni tedavisinde birden fazla seçenek mümkündür. Sizin için doğru tedavi için alanlarında uzman tıbbi psikologların sizlerle yeterince görüşmesi gerekmektedir. Psikologların teşhisi koyması ve doğru ve etkili tedavi yöntemine karar vermesi için birçok seans gerekebilir. Birçok tedavi yöntemi için uzmanlar genelde birtakım ilaçlar ve terapilerin aynı anda uygulanmasını şizofreni tedavisinde epey etkili ve gerekli görürler. 

Şizofreni olan kişilerin sahip olduğu şizofreni türü ve şiddeti değişkenlik gösterebildiği gibi, kişilerin tedaviye yanıtı da değişkenli gösterebilir. 

Birçok tedavi yöntemi belirtilerin şiddetini azaltmayı ve kişi için gündelik hayatı kolaylaştırmayı hedefler. Kişi, iyi olmaya ve gündelik hayatını düzenli tutmaya devam etmek için tedaviye sürekli ihtiyaç duyabilir. İstatistiklere göre her 5 şizofreni kişisinden:

  • 1’i ilk belirtilerinin görülmesinden 5 yıl içinde daha iyi olur,
  • 3’ü daha iyi olur fakat zaman zaman daha kötü zamanlar geçirdiği de olabilir,
  • 1’i çok zor zamanlar geçirebilir ve belirtileri çok uzun zaman sürebilir.

Ayrıca şizofreni tedavisinin ana amaçlarından biri de belirti ve semptomların nüksetmesini engellemek ve azaltmaktır. 

Şizofreni Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Yukarıda da belirtildiği gibi, şizofreninin hem ilaç hem de psikoterapi tedavisi kombinasyonuyla tedavisinin etkili olduğu düşünülmektedir. Bu nedenler şizofreni tedavisinde kullanılan yöntemlerden bahsetmek ve onları incelemek şizofreni nedir sorusunun cevabu için de iyi bir aydınlatma olabilir. 

Şizofreni tedavisinin yöntemleri aşağıdaki gibidir:

  • İlaç tedavisi
  • Psikososyal terapi
  • EKT (Elektrokonvulsif Terapi)
  • Beyin cerrahisi

İlaç Tedavisi ve Ne Tür İlaçlar Sizin için Önerilebilir?

Şizofreni tedavisinde ‘antipsikotik’ olarak adlandırılan ilaçlar doktorlar tarafından önerilebilir. Bu tür ilaçların şizofreniyi ortadan tam olarak kaldırmadıkları fakat düşünme problemleri, sanrılar ve halüsinasyonlar gibi belirtileri hafifletmeye yardımcı oldukları bilinmektedir. Doktorunuz ya da doktorlarınız hangi ilaç ya da ilaçları kullanmanız gerektiğine karar verip söylerler. Ayrıca doktorunuzun ilaçların yan etkileri ve genel olarak etkileri hakkında sizi bilgilendirmesi gerekir. Geçmişteki antipsikotik ilaçların yan etkilerinin başa çıkmakta çok zor olduğu belirtilmiştir. Fakat hastaların çoğu, yeni çıkan antipsikotik ilaçların yan etkilerinin başa çıkılmasının daha kolay olduğunu belirtmiştir. Eğer doktorunuzun verdiği ilacı birkaç haftadır kullanıyor ve yan etkileriyle başa çıkmakta hala zorluk çekiyorsanız doktorunuza danışın. Antipsikotik ilaçlar; kapsül, şurup ya da enjeksiyon şeklinde olabilirler. 

Psikososyal Terapi

İlaçlar bu sorunun pozitif ya da negatif belirtilerini azaltmayı hedeflerken, psikososyal terapi kişinin şizofreni yüzünden meydana gelen fiziksel, sosyal ya da mesleki hayatındaki aksaklığı gidermede yardımcı olmayı hedefler. Psikososyal terapide kişinin gündelik hayatında meydana gelen davranışsal, psikolojik, mesleki ve sosyal problemler hedef alınır. Bunları düzeltmeye ve gidermeye odaklanılır. Terapi, şizofreni tedavisinde büyük bir yere sahiptir çünkü kişi belirtilerini kontrol etmeyi, uyarı işaretlerini erken fark etmeyi ve rahatsızlığın yenilenmesini önleyici planlar kurmayı öğrenebilirler. 

Psikososyal terapi yöntemleri şunları kapsamaktadır:

Hastaneye yatma: Şizofresi olan kişilerin geneli ayakta tedavi edilebilir. Ancak kimi durumda şizofreni türü ve şiddetine bağlı olarak hastanın hastaneye yatırılarak tedavisi yapılması uygun görülebilir. 

Psikoz için kognitif davranışsal terapi: Kognitif davranışsal terapinin psikoz belirtileri gösteren bütün kişilerde uygulanması uygun bulunmaktadır.

Rehabilitasyon: Bu terapi yönteminde kişinin sosyal becerilerine ve meslek eğitimine odaklanılır. Böylece şizofreni görülen kişilerde toplumda yer edinebilmelerine ve gerektiğince bağımsız yaşayabilmelerine yardımcı olunur.

Bireysel psikoterapi: Bu psikoterapi yöntemiyle şizofrenisi olan kişinin bu durumu daha iyi anlamasına ve yönetmesine yardımcı olmak hedeflenir.

Aile terapisiBu terapi yöntemiyle kişinin aile bireyleri hastalık hakkında daha iyi bilgilendirmek hedeflenir. Böylece aile bireyleri de hasta kişiye mümkün olduğunca yardımcı olabilir. Aile, 3 aydan 1 yıla kadar değişen planlanmış en az 10 seans almalıdır.

Aile terapisi şunlarla ilgili olabilir:

  • Rahatsızlığın belirtileri hakkında daha çok bilgi edinmek,
  • Aile bireyleri arasındaki iletişimi güçlendirmek.

Aile terapisi şizofrenisi olan kişinin ve ailesinin şunları daha iyi anlamasını sağlar:

  • Sorunun belirtileri hakkında daha çok bilgi edinmek,
  • Kişinin tam olarak neler olduğunu anlaması,
  • Kişi ve aile arasındaki iletişimi kurmak ve güçlendirmek,
  • Olumlu düşünmek,
  • Kişinin daha bağımsız olmasına yardımcı olmak,
  • Aile ve kişi arasında oluşan problemleri çözmekte iyileşmek,
  • Kriz anını yönetmeyi öğrenmek ve,
  • Ruhsal sağlığı iyileştirmek.

Grup terapisi ve psiko-eğitim: Bu tür psikoterapi yöntemi karşılıklı yardım ve sorunun semptomlarını hafifletmeyi sağlar. Psiko-eğitim, kişinin rahatsızlığı hakkında daha iyi bilgi edinmesini ve olası kriz anlarında belirtilerini nasıl kontrol etmesi gerektiği hakkında eğitim sunar. Psiko-eğitim ayrıca şizofrenisi görülen kişinin yanında olan kişilere (örn: aile bireyi) de son derece yardımcı olur.

Sanat terapisi: Bu terapi yöntemi şizofreninin negatif belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Kişinin kendisini daha yaratıcı bir şekilde ifade etmesini sağlar.

EKT (Elektrokonvulsif Terapi)

Kişinin kafasına yüzeysel elektrotların konulması ve bir takım elektrik şokunun beyne yollandığı tedavi yöntemine EKT denilmektedir. Gönderilen şoklar beyinde nöretransmitterlerin salınmasını sağlar. Bu tedavi şeklinin günümüzde şizofreni tedavisinde kullanılması oldukça nadirdir. Fakat bazen doktorlar ilaçların yetersiz geldiğini füşündüğü noktada bu tedavi yöntemine başvurabilir.

 

Beyin Cerrahisi

Eskiden, kronik şizofreni hastalarında beyindeki sinir bağlantılarının kesilerek ayrıldığı lobotomi kullanıldığı bilinmektedir. Günümüzde beyin cerrahisinin şizofreni tedavisinde son derece nadir kullanıldığı görülmektedir. Çünkü beyin ameliyatının kişilikte ciddi değişikliklere sebep olabileceği bilinmektedir. Ayrıca, daha iyi tedavi sonuçları daha az şiddetli ve daha az tehlikeli tedavi yöntemleriyle de elde edilebilir.

 

Her Şizofreni Hastası Tehlikeli Midir?

Günümüzde, kitaplar ve filmlerde gördüğümüz kimi kurgusal ortamlarda şizofreni hastalığı ve hastaları tehlikeli ve korkunç betimlenebilmektedir. Ancak, yukarıdaki başlıklarda da belirtildiği gibi; şizofreni hastalarının saldırgan ve vahşi olduğunun zannedilmesi son derece yanlış bilinen bir şeydir. Her şizofreni hastası saldırgan ya da tehlikeli değildir. Aksine birçok şizofreni çeşidince hastanın etrafındakilerden çok kendine zararının daha çok olduğu söylenilebilir. Şizofreni hastalarında genç yaşta ölümün en yaygın nedeni genellikle intihardır. Bu nedenle her şizofreni hastasının tehlikeli ya da saldırgan olduğu söylenemez.

Şizofreniyle Mücadele için Neler Yapılabilir?

Birçok kişi, şizofreniyle mücadele deneyiminde farklı yollar kullanabilir. Sizin için işe yarayacak mücadele yöntemini bulana kadar birçok farklı yöntem denemeniz gerekebilir. Bunu bulana kadar deneyebileceğiniz yönler şunlardır:

Destek grupları: Bir destek grubuna katılabilirsiniz. Destek gruplarına katılmak için şizofreni hastası ya da hasta yakını olmanıza gerek yok. Destek gruplarına katılarak şizofreni ile mücadelede eğitimi kuvvetlendirip, birçok hastanın hastalıkla mücadelesini kolaylaştırabilmeniz mümkün. Ayrıca, şizofreni hastalarının da bu gruplara katılarak başkalarının hislerine ortak olup yalnızlığı azalttıkları söylenebilir.

Akran desteği: Doktorlar şizofreni görülen kişilerde akran desteği gruplarına katılmayı önerebilir. Akran desteğinde genelde  bireyin daha önce psikoz deneyimlemiş yaşıtlarıyla çalışmasını sağlar. Bu desteğin genel olarak şu konularda tavsiye verdiği ve destek olduğu bilinmektedir:

  • Yan etkiler,
  • Belirtileri fark etme ya da onlarla başa çıkma,
  • Kriz anında neler yapılacağı hakkında bilgilenme,
  • Hastanın kendisi gibi şizofreniyle mücadele eden ve iyileşme sürecinde olan diğer hastalarla tanışmasını sağlamak.

Kendi başına başa çıkma yöntemleri: Şizofreni görülen kişinin kriz anlarıyla ve kendi belirtileriyle başa çıkmasına öz yardım denir. Bazı profesyoneller bazen kişilere öz yardımın yardımcı olabileceğini önerebilir. Bu durumda kullanılan programa öz yardım programı denir. Aşağıda listelenen öz yardım tavsiyelerini şizofreni sorunu olan kişiler bazı belirtileriyle başa çıkmak için kullanabilir:

  • Yardımcı olabilecek biriyle konuşmak. Bu kişi bir arkadaş, aile üyesi ya da şizofreniyle mücadele etmekte olan bir başkası olabilir.
  • Sakinleşme yöntemleri denenebilir. Örneğin nefes alma egzersizleri.
  • Kişi kendini sakinleştirecek şeyler yapabilir örneğin duşa girmek ya da uzun sakinleştirici bir banyo yapmak gibi.
  • Meditasyon, masaj ya da aromaterapi gibi sakinleştirici yöntemler denenebilir.
  • Bir uyku düzeni oluşturulması, düzenli ve sağlıklı beslenilmesi ve öz bakıma özen gösterilmesi.
  • Kişinin kendine küçük hedefler koyması, örneğin her gün belirli bir süre dışarı çıkılması gibi. Hedefe ulaşıldığında kişi kendini ödüllendirebilir.
  • Yüzme, yürüme, yoga yapmak ya da bisiklete binmek gibi düzenli egzersizler yapılabilir.

Seslerle başa çıkma yolları: Eğer kişi sesler duyuyorsa aşağıdakiler yapılabilir:

  • Seslere karşı konuşulabilir,
  • Dikkat dağıtılabilir, ya da
  • Günlük tutulabilir.

Şizofrenide İyileşme Mümkün Müdür?

Şizofreni tanısı konulmuş birçok kişi kendilerinin anlamlı ve güzel bir hayata götüren iyileşme süreçlerine sahiptir. 

Şizofrenide iyileşme iki şekilde tasavvur edilebilir:

  1. Klinik iyileşme,
  2. Kişisel iyileşme

Klinik İyileşme Nedir?

Şizofreni görülen kişi  için doktor ve terapistler ‘iyileşme’ hakkında konuşmuş olabilir. Ya da onlara bu konu hakkında bilgi verecek olabilirler. Kimi sağlık çalışanları, doktorlar ve terapistler şizofrenide iyileşmeyi şu şekillerde tanımlarlar:

  • Artık psikolojik sorun belirtisi gösterilmemesi,
  • Belirtilerin kişinin hayatında artık önemli bir problem olmayacağı kadar kontrol altına alınması.

Kimi zaman bunlar klinik iyileşme olarak adlandırılır.

Herkesin klinik iyileşme şekli farklı olabilir.

  • Kimileri şizofreniden tamamen arınıp belirtisiz bir şekilde devam edebilirler,
  • Kimileri devam eden tedavilerinde gözle görülür bir gelişme sergileyebilirler,
  • Kimileri ise aslında gelişme sergileyebilir fakat hala bir sosyal ya da akıl sağlığı hizmetine ihtiyaç duyabilirler.

Kişisel İyileşme Nedir?

Belirtilerle başa çıkmak birçok kişi için çok önemlidir. Fakat bazıları, iyileşmenin bundan daha geniş çaplı olduğunu düşünmektedir. Birçok profesyonel bu geniş yelpazeyi kişisel iyileşme olarak adlandırmaktadır. Kişisel iyileşme, şizofreni rahatsızlığının sağlıklı ve anlamlı bir hayat yaşayabilmesi demektir.Anlamlı hayat yaşamak kavramı insandan insana ve görüşten görüşe değişkenlik gösteren bir kavramdır. Kişi kendisi için anlamlı bir hayatın ne olduğunu düşünüp, buna karar verip, bu yönde hedefler koymalıdır. 

Aşağıdaki şekillerde şizofrenisi olan kişiler kişisel iyileşmeyi sağlayabilirler:

  • Nerede olmak istenildiğine karar verilip bu yönde emin adımlar atılabilir. Örneğin, hasta kendisi için daha iyi bir sosyal yaşamı hedefleyebilir.
  • Gelecek için umutlar edinilmelidir. Hasta hedeflerini, yeteneklerini, rollerini ya da görünüşünü değiştirebilir.

İyileşme süregelen ve devam eden bir süreçtir. Bu süreç boyunca birçok engelle ya da zorlukla karşılaşmak son derece normaldir. Kişi, eğer kendini ve hayatını öncekinden daha iyi bir durumda görüyorsa, herhangi bir aşamada kendini ‘iyileşmiş’ kabul edebilir.

Şizofreni Görülen Kişinin İyileşmesine Neler Yardımcı Olabilir?

  • Seneye bu zamanlarda neleri başarmış olmak isterim?
  • Bunları nasıl başarabilirim?
  • Bunlara ulaşmak için desteğe ihtiyacım var mı?
  • Bana kim destek ve yardımcı olabilir?

Aşağıda listelenen maddeler iyileşme sürecinde son derece etkili olabilir: 

  • Umut: Diğer şizofreni görülen kişilerin  iyileşme süreçleri hakkında hikayeler okumak, dinlemek ya da aynı süreçten geçmiş kişilerden destek almak mümkün olabilir. Bu, hastaya umut olma anlamında olumludur.
  • Kabullenme:  Sorunu kabullenme ve bu hastalıkla neler yapılabileceğinin farkına varma son derece yardımcı olmaktadır. Bu kabullenme, kişinin daha gerçekçi hedefler edinmesine yardımcı olur.
  • Kontrol: Kişininhayatındaki birçok şeyin kontrol altına almasını sağlar. Örneğin tedavileri ya da destek seçenekleri kişi tarafından kontrol edilebilir.
  • Kararlılık: Kararlılık ve istikrarlı ev ve finansal durumlar iyileşme sürecinde çok büyük bir etken olabilir.
  • İlişkiler: Kişi kendisine ve iyileşmesine yardımcı olacak kişilerle iletişimde kalmalıdır.
  • Tedavi: Doğru tedavi yöntemi kişinin iyileşmeye başlamasına ve devamına yardım eder.
  • Yaşam tarzı: Uyku düzeni, egzersiz yapma, beslenme şekli ve bir rutine sahip olma çok önemlidir. Bunlar, değişiklik yapmada ve iyileşme sürecinde olumlu etkilidir.
  • Hareketlilik: Hareketlilik, yeni aktiviteler hastanın yeni beceriler edinmesini ve yeni kişilerle tanışmasını sağlar. Bu hareketlilikler genel olarak, çalışma, okuma, gönüllü işleri yapma ya da bahçe düzenleme ya da bir kulübe katılma gibi aktiviteleri içerebilir.

Şizofreni tedavisinde kişinin yakınlarının da rolünün büyük olduğu belirtilmelidir. Şizofreni hem kişinin kendisinin hem de aile üyeleri başta olmak üzere kişi yakınlarının hayatlarını etkileyebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde de bu kişilerin birlikte çabası ve birbirlerine mümkün olduğunca yardımcı olması gerekir.

Şizofreni nedir ve tanı konulmuş kişi neler yapabilir soruları bu sorunun tedavisinde kilit konulardır. Bu soruların cevapları detaylı ve doğru verildikçe kişinim hayatının kalitesi artabilir. Şizofreni türleri ve şiddeti tedavinin çeşidinde de büyük rol oynar fakat psikoterapinin hastanın yaşam kalitesini artırmada etkisi büyüktür.

Şizofreni ya da şizofreni olan kişilerde korkulacak ya da toplumdan uzaklaştırılacak kadar ürkütücü şeyler değildir ve toplumda bu soruna karşı bilinç ve destek artırılmalıdır.




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!