Terapi

Terapiye Neden Gidilir? Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Alınır?

T
Terappin Uzman Onaylı
27 Şubat 2023 tarihinde yayınlandı. 02 Kasım 2026 tarihinde güncellendi. · 8 dk okuma
Terapiye Neden Gidilir? Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Alınır?
Paylaş X LinkedIn Facebook WhatsApp
Öne Çıkanlar
  • Terapiye başlamak için mutlaka ruhsal bir hastalık tanısı bulunması gerekmez; günlük yaşamı zorlaştıran duygusal güçlükler ve kişisel gelişim hedefleri de başvuru nedeni olabilir.
  • Psikolojik destek kişinin yaşadığı sorunları anlamasına ve baş etme becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir; ancak her sorunu ortadan kaldırmayı veya belirli bir sürede sonuç almayı garanti etmez.
  • Psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist farklı eğitimlere ve mesleki yetkinliklere sahiptir; uygun uzmanın seçimi ihtiyaçlara göre yapılmalıdır.
  • Bireysel terapi kişinin kendi deneyimlerine odaklanırken çift ve aile terapileri ilişkisel sorunların ele alınmasını sağlayabilir.
  • Terapist seçerken eğitim, uzmanlık alanı, etik yaklaşım ve güven ilişkisi dikkate alınmalıdır.
  • Online terapi ve yüz yüze terapi arasında seçim yapılırken ihtiyaçlar, mahremiyet, erişim koşulları ve görüşmelerin sürdürülebilirliği değerlendirilmelidir.

Kısa Cevap

Terapiye kaygı, stres, uzun süren mutsuzluk, ilişki sorunları, yas, yaşam değişiklikleri veya tekrarlayan davranış kalıplarını anlamak amacıyla başvurulabilir. Kişisel farkındalığı geliştirmek ve duygusal baş etme becerilerini güçlendirmek de başvuru nedenleri arasında yer alır. Terapiye başlamak için mutlaka bir tanı bulunması gerekmez; belirleyici olan yaşanan güçlüğün süresi, yoğunluğu ve günlük yaşama etkisidir. Terapi her sorunu çözmeyi ya da belirli bir sürede sonuç almayı garanti etmez.

Terapiye başlamak için mutlaka ciddi bir ruhsal sorun yaşamak veya günlük hayatı sürdürmekte zorlanmak gerekmez. Uzun süren kaygı, tekrarlayan ilişki sorunları, kayıp deneyimleri ya da karar verme güçlükleri psikolojik destek ihtiyacını gündeme getirebilir. Bazen de belirgin bir sorun bulunmadığı hâlde duyguları daha iyi anlamak ve yaşamla ilgili konuları değerlendirmek amacıyla profesyonel destek alınabilir.

Psikoloğa neden gidilir sorusunun tek bir yanıtı yoktur. Başvuru nedenleri kişisel koşullara, yaşanan güçlüklerin niteliğine ve kişinin beklentilerine göre değişir. Bazı durumlarda amaç belirli bir sorunu hafifletmekken bazı durumlarda duygusal tepkileri anlamak veya kişiler arası iletişimi geliştirmek ön plana çıkar. Terapi her soruna aynı şekilde yaklaşan ya da herkes için zorunlu olan bir süreç değildir. İhtiyacın belirlenmesi ve uygun destek seçeneğinin değerlendirilmesi önemlidir.

Psikolojik destek kararı verirken yaşanan sıkıntının günlük yaşam üzerindeki etkisi dikkate alınabilir. İşe veya okula odaklanmakta güçlük çekmek, sosyal ilişkilerden uzaklaşmak, sürekli endişeli hissetmek ya da aynı sorunlarla tekrar tekrar karşılaşmak değerlendirme gerektirebilir. Bununla birlikte profesyonel yardım almak için belirtilerin ağırlaşmasını beklemek gerekmez.

Terapiye Gitme Zamanının Geldiğini Gösteren İşaretler

Terapiye başlamak için kesin bir belirti listesi bulunmaz. Yaşanan güçlüklerin süresi, yoğunluğu ve günlük yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Zaman zaman üzülmek, kaygılanmak veya stres yaşamak yaşamın olağan parçalarıdır. Ancak bu duyguların sürekli hâle gelmesi ya da işlevselliği belirgin biçimde etkilemesi profesyonel destek ihtiyacını düşündürebilir.

  • Günlük yaşamı sürdürmekte zorlanmak önemli işaretlerden biridir. İş sorumluluklarını yerine getirmekte güçlük çekmek, derslere odaklanamamak, günlük işleri sürekli ertelemek veya sosyal ilişkilerden uzaklaşmak duygusal yükün arttığını gösterebilir. Bu değişiklikler geçici bir yoğunluğa bağlı olabileceği gibi daha kapsamlı bir değerlendirmenin gerekli olduğuna da işaret edebilir.
  • Sürekli kaygı ve endişe yaşamak da psikolojik desteğin değerlendirilebileceği durumlardandır. Gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukları tekrar tekrar düşünmek, belirsizlik karşısında rahatlayamamak veya günlük kararları yoğun endişe nedeniyle ertelemek yaşam kalitesini düşürebilir. Kaygı nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınmak ya da sürekli güvence aramak da kişinin hareket alanını daraltabilir. Terapi sırasında kaygıyı tetikleyen durumlar incelenebilir ve baş etme becerileri üzerinde çalışılabilir.
  • Uzun süren mutsuzluk, isteksizlik ve umutsuzluk da göz ardı edilmemelidir. Daha önce keyif veren etkinliklere ilginin azalması, enerji düşüklüğü, uyku veya iştah değişiklikleri ve değersizlik hissi farklı ruhsal ya da fiziksel durumlarla ilişkili olabilir. Bu belirtiler tek başına bir tanı koymak için yeterli değildir. Gerektiğinde psikolojik değerlendirmenin yanı sıra tıbbi inceleme de yapılmalıdır.
  • İlişkilerde benzer sorunların tekrarlanması başvuru nedenlerinden biri olabilir. Sık yaşanan tartışmalar, güven kurmakta zorlanma, terk edilme korkusu, ihtiyaçları ifade edememe veya kişisel sınırları koruyamama ilişkileri yıpratabilir. Bu güçlüklerin yalnızca kişilik özellikleriyle açıklanması doğru değildir. İletişim biçimleri, geçmiş deneyimler, mevcut koşullar ve karşılıklı beklentiler birlikte ele alınabilir.
  • Kayıp ve yaşam değişiklikleri de psikolojik desteğe ihtiyaç duyulmasına neden olabilir. Yakın bir kişinin vefatı, ilişkinin sona ermesi, iş değişikliği, taşınma veya yeni sorumlulukların ortaya çıkması yoğun duygusal tepkiler yaratabilir. Herkesin bu süreçlere verdiği tepki farklıdır. Üzüntünün belirli bir süre içinde sona ermesi gerektiği düşüncesi gerçekçi değildir. Ancak yaşanan güçlükler günlük hayatı belirgin biçimde etkiliyorsa destek alınabilir.
  • Öfkeyi düzenlemekte zorlanmak da değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Küçük anlaşmazlıklara yoğun tepkiler vermek, öfke sırasında kontrolü kaybetmek veya sonradan pişmanlık duyulan davranışlarda bulunmak duygusal düzenleme becerilerinin desteklenmesi gerektiğini gösterebilir. Öfke doğal bir duygudur. Önemli olan duygunun nasıl ifade edildiği ve davranışlar üzerindeki etkisidir.
  • Bazen psikolojik sıkıntılar fiziksel yakınmalarla birlikte görülebilir. Kas gerginliği, baş ağrısı veya mide rahatsızlıkları stresle ilişkili olabilir. Ancak fiziksel belirtiler yalnızca psikolojik nedenlere bağlanmamalıdır. Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya tekrarlayan yakınmalarda hekim değerlendirmesi önemlidir.

Psikolog, Psikolojik Danışman ve Psikiyatrist Arasındaki Fark Nedir?

Psikolojik destek arayışında doğru uzmanın belirlenmesi önemlidir. Psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist farklı eğitim süreçlerinden geçer ve mesleki yetkinlikleri birbirinden ayrılır.

Psikolog, psikoloji alanında eğitim almış uzmandır. Eğitimine ve yetkinliğine bağlı olarak psikolojik değerlendirme ve uygun psikolojik müdahaleler alanında çalışabilir. Kaygı, stres, ilişki sorunları, yas ve duygusal güçlükler çalışma alanları arasında bulunabilir. Psikoterapi hizmeti alınacaksa uzmanın ilgili terapi yaklaşımındaki eğitim ve deneyiminin değerlendirilmesi gerekir.

Psikolojik danışman, psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında eğitim almış uzmandır. Eğitim, kariyer, uyum ve kişiler arası ilişkiler gibi konularda danışmanlık sunabilir. Hizmetin kapsamı alınan eğitim ve mesleki yetkinliklerle sınırlıdır. Psikolojik danışmanlık ve psikoterapi aynı hizmet değildir. İhtiyaç duyulan destek uzmanın çalışma alanını aşıyorsa uygun bir profesyonele yönlendirme yapılabilir.

Psikiyatrist, tıp eğitiminin ardından psikiyatri uzmanlığı almış hekimdir. Ruhsal durumları tıbbi açıdan değerlendirebilir, tanı koyabilir ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenleyebilir. Psikiyatristler ayrıca eğitimlerine bağlı olarak psikoterapi de uygulayabilir.

Psikolog ile psikiyatrist arasındaki temel farklardan biri tıp eğitimi ve ilaç düzenleme yetkisidir. Psikiyatrist hekim olduğu için gerekli gördüğünde tıbbi inceleme ve ilaç tedavisi planlayabilir. Psikolog ise psikoloji alanındaki eğitimi ve mesleki yetkinliği çerçevesinde çalışır. Psikolojik destek almak mutlaka ilaç kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Bazı durumlarda psikoterapi ve psikiyatrik tedavi birlikte yürütülebilir.

Uzman seçerken meslek unvanının yanında eğitim geçmişi, ilgili alandaki deneyim, etik ilkelere bağlılık ve çalışma biçimi de değerlendirilmelidir. İlk görüşmede başvuru nedeni, beklentiler ve uygun destek seçenekleri ele alınabilir. Gerektiğinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışması kişinin ihtiyacının daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesini sağlar.

Bireysel, Çift ve Aile Terapisi: Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilir?

Terapi türü belirlenirken yaşanan güçlüğün kişisel deneyimlerle mi yoksa ilişkilerle mi daha fazla bağlantılı olduğu değerlendirilir. Bireysel terapi kişinin duygu ve düşüncelerine odaklanırken çift ve aile terapileri kişiler arasındaki iletişim biçimlerini ele alır.

Bireysel terapi kaygı, stres, yas, özgüven güçlükleri, karar verme sorunları ve tekrarlayan davranış kalıpları gibi konular üzerinde çalışmak için tercih edilebilir. Görüşmelerde kişinin yaşadığı olaylara verdiği tepkiler, düşünce alışkanlıkları ve duygusal ihtiyaçları incelenebilir. Amaç yalnızca mevcut sıkıntıyı hafifletmek değil, daha işlevsel baş etme yolları geliştirmek de olabilir.

Çift terapisi ilişkide yaşanan iletişim sorunları, güven kaybı, tekrarlayan tartışmalar ve farklı beklentiler üzerinde çalışmayı amaçlar. Tarafların aynı fikirde olması gerekmez. Önemli olan sorunların karşılıklı olarak ele alınabilmesi ve daha yapıcı iletişim yollarının değerlendirilmesidir. Şiddet, tehdit veya ciddi güvenlik riski bulunan ilişkilerde öncelik güvenliğin sağlanmasıdır; bu tür durumlarda birlikte görüşme yapmak uygun olmayabilir. Şiddet ya da tehdit altındaysanız 112'yi arayın; ALO 183 hattından da destek alabilirsiniz.

Aile terapisi aile üyeleri arasındaki iletişimi, rollerin dağılımını ve tekrarlayan çatışmaları ele alabilir. Ebeveynlerle çocuklar arasındaki anlaşmazlıklar, kuşak çatışmaları ve önemli yaşam değişikliklerine uyum bu kapsamda değerlendirilebilir. Sorunların yalnızca tek bir aile üyesinden kaynaklandığı varsayımı yerine aile içindeki etkileşimler incelenebilir.

Terapi türleri birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Örneğin ilişki sorunları kişisel kaygılarla bağlantılı olabilir veya aile içindeki değişiklikler çift ilişkisini etkileyebilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğu ilk değerlendirme ve belirlenen hedefler doğrultusunda netleştirilebilir.

Terapiye Başlamayı Zorlaştıran Önyargılar

Terapiye başlama kararı bazı önyargılar nedeniyle ertelenebilir. Yardım istemenin güçsüzlük olduğu düşüncesi veya psikolojik desteğin yalnızca ağır psikolojik rahatsızlıklar söz konusu olduğunda gerekli olduğuna inanılması bunlar arasındadır. Oysa profesyonel destek almak kişisel başarısızlık anlamına gelmez. Yaşanan güçlükleri değerlendirmek ve ihtiyaçlara uygun çözümler aramak bilinçli bir karar olabilir.

Bir diğer yaygın düşünce sorunların zamanla kendiliğinden geçeceğidir. Bazı sıkıntılar zaman içinde hafifleyebilir. Ancak uzun süren veya giderek ağırlaşan sorunlarda yalnızca beklemek yeterli olmayabilir. Benzer şekilde terapiye başvurmak için mutlaka belirli bir tanıya sahip olmak gerekmez.

Terapinin bütün sorunları çözeceği düşüncesi de gerçekçi değildir. Terapi kişinin yaşadığı güçlükleri anlamasına ve baş etme becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir. Ancak başka insanların davranışlarını kontrol etmeyi, yaşam koşullarını bütünüyle değiştirmeyi veya her soruna kesin çözüm bulmayı garanti etmez. Sonuçlar kişinin ihtiyaçlarına, terapi yaklaşımına ve çeşitli yaşam koşullarına göre değişebilir.

Arkadaşlarla konuşmak da duygusal açıdan destekleyici olabilir. Yakın ilişkilerde anlaşılmak ve paylaşımda bulunmak önemli bir ihtiyaçtır. Terapi ise belirli bir amaç doğrultusunda yürütülen profesyonel bir süreçtir. Uzman değerlendirmesi, uygun terapi yöntemleri ve düzenli çalışma bu süreci sıradan bir sohbetten ayırır. Bu iki destek biçiminin birbirinin yerine geçmesi gerekmez.

Terapiye başlamak için bütün sorunları ayrıntılı biçimde anlatmaya hazır olmak da şart değildir. İlk terapi seansında beklentiler, başvuru nedeni ve görüşmelerin nasıl yürütüleceği ele alınabilir. Güvenin gelişmesi zaman alabilir. Kişisel konuların paylaşılma hızı süreç içinde belirlenebilir.

Gizlilik konusundaki endişeler de başvuruyu zorlaştırabilir. Psikolojik destek hizmetlerinde mahremiyet temel bir ilkedir. Bununla birlikte gizliliğin sınırları ve istisnaları mesleki etik kurallara ve yürürlükteki mevzuata göre değişebilir. Görüşme öncesinde kişisel bilgilerin nasıl korunduğunun açıklanması önemlidir.

Terapist seçimi sırasında güven ilişkisi, uzmanlık alanı ve kullanılan yöntemler dikkate alınmalıdır. Görüşmelerin beklentileri karşılamadığı düşünüldüğünde bu durum terapistle konuşulabilir. Gerektiğinde hedefler yeniden değerlendirilebilir veya başka bir uzmana başvurulabilir. Terapiye başlamak kadar uygun destek biçimini sürdürmek de önemlidir.

Online Terapi mi, Yüz Yüze Terapi mi?

Online terapi internet üzerinden yürütülen psikolojik görüşmeleri kapsar. Ulaşım süresini azaltması ve farklı bölgelerdeki uzmanlara erişim sağlaması önemli avantajlar arasındadır. Yoğun çalışma programları veya ulaşım güçlükleri nedeniyle yüz yüze görüşmeye katılmakta zorlanan kişiler için uygun bir seçenek olabilir.

Online terapinin sürdürülebilmesi için güvenilir bir internet bağlantısı ve mahremiyet sağlayan bir ortam gerekir. Görüşme sırasında başkalarının konuşmaları duymaması ve kişisel bilgilerin korunması önemlidir. Teknik sorunlar veya özel bir alan bulunamaması görüşmelerin niteliğini etkileyebilir.

Yüz yüze terapi uzman ile danışanın aynı fiziksel ortamda görüşmesini sağlar. Bazı kişiler bu yöntemde kendini daha rahat ifade edebilir veya görüşmeye daha kolay odaklanabilir. Bununla birlikte ulaşım, zaman ve randevu planlaması gibi koşullar dikkate alınmalıdır.

İki yöntem arasında seçim yapılırken yaşanan sorunun niteliği de değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda yüz yüze değerlendirme veya başka sağlık hizmetleriyle iş birliği gerekebilir. Yoğun kriz belirtileri ve güvenlik riski bulunduğunda yalnızca çevrim içi görüşmeye dayanmak uygun olmayabilir.

Online ya da yüz yüze terapi seçimi tek başına sonucun niteliğini belirlemez. Uzmanın yetkinliği, ihtiyaçlarla uyumlu bir yaklaşım, mahremiyet ve düzenli katılım önem taşır. Uygun yöntemin belirlenmesi için ilk görüşmede seçenekler değerlendirilebilir.

Terapi sürecinde hedeflerin belirlenmesi ve ilerlemenin düzenli olarak değerlendirilmesi önemlidir. Beklenen değişiklikler ortaya çıkmadığında kullanılan yaklaşım, hedefler ve destek ihtiyacı yeniden ele alınabilir. Terapiye ilişkin kararlar yalnızca genel bilgilere değil, kişisel değerlendirmeye de dayanmalıdır.

Terapiye başlama kararı verirken yaşanan güçlüğün ne kadar süredir devam ettiği ve günlük yaşamı nasıl etkilediği üzerinde durulabilir. Başvuru nedeninin ilk görüşmede kusursuz biçimde açıklanması gerekmez. Belirsizliklerin ve beklentilerin paylaşılması uygun destek biçiminin belirlenmesine yardımcı olur.

Terapist seçiminde eğitim ve yetkinlik kadar güven ilişkisi de önemlidir. Görüşmeler sırasında rahatsızlık duyulan konuların konuşulabilmesi ve sürecin hedeflerinin anlaşılır olması gerekir. Terapi sırasında zor duyguların gündeme gelmesi mümkün olsa da kişinin sınırlarının ve güvenliğinin gözetilmesi önem taşır.

Bilimsel Bilgi Notu

Psikoterapi farklı kuramsal yaklaşımlar ve uygulama yöntemleri içeren bir ruh sağlığı hizmetidir. Etkililiği ele alınan soruna, kullanılan yönteme, uygulamanın niteliğine ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişebilir. Bazı terapi yaklaşımlarının belirli sorunlarda etkili olduğuna ilişkin bilimsel kanıtlar bulunurken her yöntemin bütün sorunlarda aynı sonucu vereceği söylenemez.

Ne Zaman Destek Alınmalıdır?

Duygusal sıkıntılar uzun süre devam ediyorsa, günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa veya mevcut baş etme yolları yetersiz kalıyorsa profesyonel değerlendirme alınması düşünülebilir. Yoğun kaygı, sürekli mutsuzluk, sosyal geri çekilme ve tekrarlayan ilişki sorunları başvuru nedenleri arasında yer alabilir. Fiziksel belirtiler bulunduğunda gerekli tıbbi değerlendirme de ihmal edilmemelidir.

Kendinize zarar verme ya da intihar düşünceleriniz varsa ya da güvenliğinizi tehdit eden bir durum söz konusuysa beklemeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

  • Duygusal sıkıntılarınız uzun süredir devam ediyor ve günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme almayı düşünebilirsiniz.
  • Yoğun kaygı, sürekli mutsuzluk, sosyal geri çekilme ya da tekrarlayan ilişki sorunları yaşıyorsanız bir uzmanla görüşmeyi düşünebilirsiniz.
  • Mevcut baş etme yollarınız yetersiz kalıyorsa ve sorunların kendiliğinden geçmesini beklemek işe yaramıyorsa destek almayı düşünebilirsiniz.
  • Fiziksel belirtileriniz de varsa psikolojik değerlendirmenin yanında gerekli tıbbi değerlendirmeyi hekiminizle yapmayı düşünebilirsiniz.
  • Kendinize zarar verme ya da intihar düşünceleriniz varsa beklemeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

İhtiyaçlarınıza uygun desteği belirlemek için Terappin üzerinden alanında deneyimli bir uzman psikolog ile görüşebilir, yaşadığınız süreci birlikte değerlendirebilirsiniz.

Desteğe ihtiyacın olduğunu mu düşünüyorsun?
Sana uygun uzmanı birlikte bulalım. İlk adımı bugün at.
Online Psikologlarla Görüş →

Bu Konuda Destek Alabileceğin Uzmanlar

Kevser Yıldırım
Uzman Klinik Psikolog
★ 4.9 · 49 yorum
Yetişkin Psikolojisi
Randevu Al
Ecenaz Küçükdere
Uzman Klinik Psikolog
★ 5.0 · 77 yorum
Yetişkin Psikolojisi
Randevu Al
Elifnaz Yedekci
Uzman Klinik Psikolog
★ 5.0 · 56 yorum
Yetişkin Psikolojisi
Randevu Al
Tüm Yetişkin Psikolojisi uzmanlarını gör →

Özetle

Kaygı, stres, yas, ilişki sorunları ve yaşam değişiklikleri psikolojik destek alma nedenleri arasında yer alabilir; duyguları daha iyi anlamak ve kişisel hedefleri değerlendirmek amacıyla da terapiye başvurulabilir.

Uygun uzmanla yürütülen bir süreç yaşanan güçlükleri anlamaya ve daha işlevsel baş etme becerileri geliştirmeye yardımcı olabilir; sonuçlar kişiye, yönteme ve yaşam koşullarına göre değişir.

Uzman seçimi, görüşme biçimi (online ya da yüz yüze) ve hedeflerin belirlenmesi kişinin ihtiyaçları doğrultusunda ele alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Terapi görüşmelerinde başvuru nedeni, günlük yaşamda yaşanan güçlükler, duygular, düşünceler ve ilişkiler ele alınabilir; konuşulacak konular belirlenen hedeflere ve kullanılan terapi yaklaşımına göre değişir. İlk görüşmede bütün kişisel geçmişi anlatmak veya zorlayıcı anıları ayrıntılandırmak zorunlu değildir. Süreç ilerledikçe hangi konuların ele alınacağı birlikte değerlendirilebilir.
Arkadaşla dertleşmek duygusal destek sağlayabilir ve yalnızlık hissini azaltabilir. Terapi ise eğitimli bir uzman tarafından belirli hedefler doğrultusunda yürütülen profesyonel bir süreçtir; görüşmelerde yaşanan güçlükler sistematik biçimde değerlendirilir ve uygun yöntemlerle üzerinde çalışılır. Arkadaş desteği ile profesyonel destek birbirini tamamlayabilir.
Psikolojik destek hizmetlerinde gizlilik temel bir ilkedir; kişisel bilgilerin korunması ve hangi koşullarda paylaşılabileceği mesleki etik kurallar ile yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendirilir. Gizliliğin sınırları hakkında bilgi almak için ilk görüşmede uzmana soru yöneltilebilir. Online görüşmelerde de kullanılan platformun güvenliği ve görüşme ortamının mahremiyeti önemlidir.
Terapi sürecinde beklenen değişiklikler ortaya çıkmadığında bu durum terapistle açıkça konuşulabilir; belirlenen hedefler, kullanılan yöntem ve görüşme sıklığı yeniden değerlendirilebilir. Gerekirse farklı bir terapi yaklaşımı veya başka bir uzmandan değerlendirme alınması düşünülebilir. Sonuç alınamaması kişinin değişime kapalı olduğu ya da terapiye uygun olmadığı anlamına gelmez.
Psikoterapi: genel bakış , Mayo Clinic — www.mayoclinic.org
Psikoterapi , Cleveland Clinic — my.clevelandclinic.org
Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tanı veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Yaşadığınız belirtiler günlük yaşamınızı etkiliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önerilir.
Kendin için doğru uzmanı bulmaya hazır mısın?

Birkaç kısa soruyla sana en uygun psikoloğu birlikte bulalım.