D Vitamini Eksikliği Kilo, Hormonlar ve Doğurganlığı Etkiler mi?
- D vitamini kemik sağlığının yanı sıra kasların ve bağışıklık sisteminin normal işleyişinde de görev alır; üreme sağlığı ve metabolizma üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar da vardır.
- Obezitesi olan kişilerde D vitamini eksikliği daha sık görülür; ancak bu durum eksikliğin obeziteye neden olduğunu ya da takviyenin kilo vermeye yardımcı olduğunu göstermez.
- PKOS'u olan kadınlarda D vitamini eksikliğine daha sık rastlanabilir; PKOS yönetiminde D vitamini düzeyinin yanı sıra hormonal ve metabolik etkenler de birlikte ele alınır.
- D vitamini PKOS'ta yumurtlama, androjen hormonları ve insülinle ilgili süreçlerde düzenleyici bir rol oynayabilir; ancak takviye tek başına PKOS tedavisi değildir.
- D vitamini eksikliği yorgunluk, kas güçsüzlüğü ve kemik ağrısıyla kendini gösterebilir; hekim gerekli görürse kan testiyle düzey değerlendirilir.
- Takviyeler eksikliğin giderilmesinde kullanılabilir; ancak çok yüksek dozlar toksik etki yaratabilir, bu nedenle miktar ve süre hekim tarafından belirlenir.
Kısa Cevap
D vitamini kemik sağlığı, kas işlevleri ve kalsiyum-fosfor dengesinde önemli rol oynayan, yağda çözünen bir vitamindir. Vücutta büyük ölçüde güneş ışığının etkisiyle üretilir; bazı besinlerden ve gerektiğinde hekim kontrolünde takviyelerden de alınabilir. Obezite ve PKOS gibi sağlık sorunlarında düşük D vitamini düzeylerine daha sık rastlanabilse de D vitamini eksikliğinin doğrudan kilo aldırdığını veya takviyenin kilo verdirdiğini söylemek zordur. D vitamini durumunu değerlendirmek için kanda 25-hidroksi vitamin D [25(OH)D] düzeyi ölçülür.
Terappin AI özeti: Bu yazı D vitaminini güneş ışığıyla deride sentezlenen, bazı besinlerde bulunan ve kalsiyum-fosfor emilimi, kas ve bağışıklık işlevlerinde rol alan yağda çözünen bir vitamin olarak tanımlar. D2 ve D3 formları, karaciğer ve böbrekte aktif forma (kalsitriol) dönüşüm ve D vitamini reseptörlerinin farklı dokulardaki rolü açıklanır. Yağlı balıklar, yumurta sarısı, UV ışığı almış mantarlar ve zenginleştirilmiş ürünler besin kaynakları olarak sayılır. Obezitesi olan kişilerde eksikliğin daha sık görülmesi yağ dokusunda tutulma, daha büyük vücut hacmine dağılma ve kapalı ortamda geçirilen zamanla ilişkilendirilir; ancak eksikliğin obeziteye neden olduğuna dair güçlü kanıt bulunmadığı ve takviyenin kilo verdirmediği vurgulanır. Eksiklik belirtileri (yorgunluk, kemik ağrısı, kas güçsüzlüğü), osteomalazi ve raşitizm riski ile kan testinde 25(OH)D ölçümü anlatılır; TEMD referans değerleri aktarılır. PKOS bölümünde D vitamininin folikül gelişimi, insülin direnci ve androjen hormonlarıyla olası ilişkisi ele alınır. Gebelikte artan D vitamini ve kalsiyum ihtiyacı, ciddi eksikliğin anne ve bebek üzerindeki olası etkileri açıklanır. Takviye kullanımında dozun kişiye göre hekim tarafından belirlenmesi, ilaç etkileşimleri ve toksisite (hiperkalsemi) uyarıları yer alır. Uzman notu, eksikliğin obezite veya PKOS'un doğrudan nedeni olmadığını ancak sıklıkla bir arada görüldüğünü belirtir.
D vitamini güneş ışığının etkisiyle deride sentezlenen, bazı besinlerle de vücuda alınabilen bir vitamindir. Yağda çözünen vitaminlerden olan D vitamini kalsiyumun emilimine yardımcı olarak kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Bunun yanı sıra kasların ve bağışıklık sisteminin normal işleyişinde de görev alır. D vitamini eksikliğinde yorgunluk, kemik ağrısı ve kas güçsüzlüğü gibi şikâyetler görülebilir. Ancak D vitamininin genel sağlık üzerindeki etkisi yalnızca kemik, diş ve kas sağlığı ile sınırlı değildir.
Günümüzde D vitamininin obezite ve polikistik over sendromu (PKOS) ile ilişkisini inceleyen pek çok çalışma mevcuttur. PKOS veya obezitesi olan kişilerin önemli bir kısmında D vitamini eksikliğine rastlanması, uzmanlara D vitamini ile obezite ve PKOS arasında bir ilişki olabileceğini düşündürür. Bununla birlikte D vitamini eksikliği için takviye kullanılmasının kilo kaybına veya PKOS semptomlarını kontrol altına almaya tek başına yardımcı olacağını söylemek zordur. Obezite ve PKOS tedavisinde D vitamini düzeyinin yanı sıra beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, hormonal ve metabolik etkenler de dikkate alınır. Tedavinin kişinin ihtiyaçlarına göre planlanması ve sürecin multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması önemlidir.
D Vitamini Nedir ve Vücutta Nasıl Çalışır?
D vitamini, bir diğer adıyla kalsiferol, güneş ışığının etkisiyle deride üretilen ve bazı besinlerde doğal olarak bulunan, yağda çözünen bir vitamindir. Başlıca görevlerinden biri sağlıklı kemikler için gerekli olan kalsiyum ve fosforun normal emilimine katkıda bulunmasıdır. Bunun yanı sıra kasların ve bağışıklık sisteminin normal işleyişinde de rol alır. D vitamini yeterli olmadığında kalsiyumun bağırsaklardan emilimi azalabilir, bunun sonucunda kemik sağlığı olumsuz etkilenebilir.
Vücut, ihtiyaç duyduğu D vitamininin bir kısmını güneş ışığı sayesinde üretebilir. Vücutta D vitamini sentezlenme süreci güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınlarının deride bulunan bir öncü maddeyi dönüştürmesiyle başlar. Ancak deride üretilen miktar herkes için aynı değildir. İlerleyen yaş, cilt rengi, mevsim ve yaşanılan bölge gibi faktörler D vitamini üretimini etkileyebilir. Bunun yanı sıra günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirmek de güneş ışığından yeterince yararlanmayı zorlaştırabilir.
D vitamini, ergokalsiferol (D2) ve kolekalsiferol (D3) olmak üzere başlıca iki formda bulunur. Bazı mantarlar D2 vitamini içerirken yağlı balıklar ve yumurta sarısı gibi hayvansal besinlerde D3 vitamini vardır. Deride güneş ışığının etkisiyle üretilen form da D3'tür. Her iki formun takviyesi de kandaki D vitamini düzeyini artırabilir. Bununla birlikte bazı araştırmalar D3 vitamininin D vitamini seviyesinin yükseltilmesinde ve korunmasında daha etkili olabileceğini düşündürmektedir.
Her iki formun da vücuttaki görevlerini yerine getirebilmesi için bazı dönüşümlerden geçerek aktif hâle gelmesi gerekir. Bu süreç karaciğerde başlar ve ağırlıklı olarak böbreklerde devam eder. D3 vitamininin bu dönüşümler sonucunda oluşan aktif formuna kalsitriol adı verilir. Hormon olarak görev yapan kalsitriol, hücrelerdeki D vitamini reseptörlerine bağlanarak bazı genlerin faaliyetlerini düzenler. Bu reseptörlerin farklı dokularda bulunması sayesinde D vitamini, kemik sağlığının yanı sıra bağışıklık sisteminin işleyişi ve glikoz metabolizması gibi çeşitli süreçlerde de rol alır.
D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?
D vitamini somon, uskumru ve sardalye gibi yağlı balıklar başta olmak üzere sınırlı sayıda besinde doğal olarak bulunur. Yumurta sarısı ve bazı mantarlar da D vitamini alımına katkıda bulunabilir. Bunun yanı sıra üretim sırasında D vitamini eklenen, yani bu vitamin bakımından zenginleştirilmiş gıdalar da vardır. D vitamini içeren başlıca besinler şunlardır:
- Somon, sardalye, uskumru ve alabalık gibi yağlı balıklar
- Yumurta sarısı
- Ultraviyole ışığa maruz bırakılmış bazı mantarlar
- D vitaminiyle zenginleştirilmiş süt ve yoğurtlar
- D vitamini eklenmiş soya, yulaf ve badem gibi ürünler
- D vitaminiyle zenginleştirilmiş kahvaltılıklar
Besinlerin içerdiği D vitamini miktarı, türüne ve üretim koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Örneğin mantarlar ultraviyole ışığın etkisiyle D2 vitamini üretebilirken ışık almadan yetiştirilen kültür mantarlarında bu miktar oldukça düşük olabilir. Benzer şekilde her süt ve süt ürünü D vitamini bakımından zengin değildir. Bu nedenle zenginleştirilmiş ürünleri tercih ederken etikette belirtilen D vitamini miktarını kontrol etmeniz faydalı olabilir.
D vitamini içeren besinlere öğünlerde yer verilmesi günlük ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olabilse de tek başına yeterli olmayabilir. Gün içerisinde güneş ışınlarından faydalanmak da önemlidir. Ancak eksiklik geliştiğinde yalnızca beslenme düzeninde değişiklik yapılması veya güneşe maruz kalınması yeterli olmayabilir. Bu durumda hekimler gerekli değerlendirmelerin ardından takviye kullanımını önerebilir.
Obezite ile D Vitamini Arasındaki İlişki
Obezitesi olan kişilerde D vitamini eksikliğine daha sık rastlanabilir. Bu durumun olası nedenlerinden biri, yağda çözünen bir vitamin olan D vitamininin artan yağ dokusunda daha fazla tutulmasıdır. Yağ dokusunda tutulan D vitamininin dolaşıma geçişinin kısıtlı olması kandaki düzeyinin düşük kalmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra D vitamininin daha büyük bir vücut hacmine dağılması da bu düşüklüğü açıklamak için üzerinde durulan mekanizmalar arasındadır. Obezitesi olan kişilerde hareketsiz yaşam tarzı da sık görülebilir. Bu durum kapalı ortamlarda geçirilen zamanın daha fazla olması dolayısıyla güneş ışınlarından daha az yararlanma anlamına gelebilir.
Tüm bunlar obezitesi olan kişilerde D vitamininin neden eksik görülebileceğini açıklasa da D vitamini eksikliğinin obeziteye neden olabileceği anlamına gelmez. Bu nedenle eksikliğin giderilmesiyle birlikte kendiliğinden kilo kaybı olmasını beklemek gerçekçi değildir.
Bilimsel Bilgi Notu
2013 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre vücut kitle indeksindeki %10'luk artış kandaki D vitamini düzeyinde yaklaşık %4,2'lik düşüşe yol açabilir. Buna karşılık D vitamini eksikliğinin obeziteye neden olduğuna ilişkin güçlü bir kanıt saptanmamıştır.
D Vitamini Eksikliği Kilo Vermeyi Zorlaştırır mı?
D vitamini eksikliğiniz olması kilo veremeyeceğiniz anlamına gelmez. Bununla birlikte eksikliğe bağlı gelişebilen yorgunluk, kas ağrısı ve güçsüzlük gibi şikâyetler günlük hareketlerinizi sürdürmenizi zorlaştırabilir. Bu şikâyetler nedeniyle hareketiniz kısıtlanırsa ve fiziksel aktivite düzeyiniz düşerse kilo verme süreci dolaylı olarak etkilenebilir.
Kilo vermenin temel mantığı harcanan enerjinin alınan enerjiden fazla olmasıdır. Bir başka ifadeyle dengesiz beslenen ve hareketsiz bir yaşam süren kişilerin D vitamini düzeyleri normal olsa bile kilo vermeleri zor olabilir. D vitamini eksikliği saptandığında uygun tedavinin hekim kontrolünde uygulanması önemlidir; ancak kilo vermek için eksikliğin giderilmesini beklemek gerekmez. Günlük yaşamda sürdürebileceğiniz sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmanız bu sürecin temel adımlarından biridir. Uzman bir diyetisyen rehberliğinde kişiye özel hazırlanan beslenme planı kilo verme sürecini kolaylaştırabilir.
Bilimsel Bilgi Notu
D vitamini eksikliği bulunan fazla kilolu veya obezitesi olan menopoz sonrası kadınlarda yürütülen bir çalışmada, beslenme ve egzersiz programı uygulayan her iki grupta da kilo kaybı görülmüştür. Programa D vitamini takviyesi eklenen grupla plasebo verilen grup arasında ise kilo ve yağ kaybı açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu veriler, çalışmaya katılan kadınlarda D vitamini takviyesinin kilo kaybına ek bir katkı sağlamadığını düşündürmektedir.
D Vitamini Eksikliği Nasıl Anlaşılır?
D vitamini eksikliği her zaman belirgin bir şikâyete neden olmaz. Özellikle hafif eksikliklerde kişi herhangi bir belirti fark etmeyebilir. Eksiklik daha belirgin hâle geldiğinde yorgunluk, kemik ağrısı, kas güçsüzlüğü, kas ağrıları veya kramplar görülebilir. Bazı kişilerde duygu durum değişiklikleri de D vitamini eksikliğiyle ilişkili olabilir.
D vitamini, kalsiyum ve fosforun normal emiliminde rol oynadığı için uzun süre devam eden ciddi eksiklikler kemikleri de etkileyebilir. Yetişkinlerde kemiklerin yumuşamasıyla karakterize osteomalazi görülebilirken çocuklarda ciddi D vitamini eksikliği raşitizme neden olabilir.
D vitamini eksikliğinde görülebilen belirtilerin pek çoğu farklı sağlık sorunlarında da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak D vitamini eksikliği tanısı koymak mümkün değildir. Kesin tanı için kandaki D vitamini düzeyinin ölçülmesi ve sonucun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
D Vitamini Seviyesi Nasıl Ölçülür?
D vitamini eksikliği her zaman belirti vermediği için kandaki düzeyini öğrenmenin en güvenilir yolu kan testidir. Bu amaçla genellikle vücutta dolaşan başlıca D vitamini formu olan 25-hidroksi D vitamini, yani 25(OH)D düzeyi ölçülür. D vitamini testi tam kan sayımına (hemogram) dahil değildir.
D vitamini eksikliğini düşündüren şikâyetleriniz varsa veya eksiklik açısından risk grubundaysanız (emzirilen bebekler, yaşlılar, güneş ışığına sınırlı maruz kalanlar, koyu tenli kişiler, yağ emilimini sınırlayan rahatsızlıkları olanlar, obezitesi olanlar veya mide küçültme ameliyatı geçirmiş kişiler) hekiminiz D vitamini testi isteyebilir. Test sonucunun değerlendirilmesinde yalnızca sayısal değere bakılmaz. Kişinin yaşı, mevcut sağlık sorunları ve eksiklik açısından taşıdığı riskler de dikkate alınır.
Bilimsel Bilgi Notu
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği'nin yayımladığı referans değerlere göre 25(OH)D düzeyinin 20 ng/mL ve üzerinde olması normal/yeterli kabul edilir. 10-20 ng/mL arasındaki değerler D vitamini yetersizliği, 10 ng/mL'nin altındaki değerler ise D vitamini eksikliği olarak değerlendirilir. Sonucun yorumlanması hekim tarafından yapılır.
Bununla birlikte D vitamini için herkes açısından geçerli tek bir ideal değer bulunmadığından test sonucunun kişinin sağlık durumuyla birlikte hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
D Vitamini Takviyesi Kilo Verdirir mi?
D vitamini takviyesinin kilo vermek amacıyla kullanılması önerilmez. D vitamini ve kilo ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar kilo ile D vitamini arasında bir ilişki olduğunu gösterse de bu çoğu zaman tek yönlüdür. Yani çalışmaların çoğunda fazla kilolu olan kişilerde D vitamini eksikliği saptansa da D vitamini takviyesinin kilo vermeye yardımcı olduğunu gösteren veriler yoktur. Bir başka ifadeyle D vitamini eksikliği ile obezite arasında ilişki bulunması, takviye kullanıldığında kilo kaybı yaşanacağı anlamına gelmez.
D vitamini eksikliği varsa takviye kullanımı eksikliğin giderilmesi amacıyla hekim tarafından önerilebilir. Kilo vermek için ise alınan ve harcanan enerji arasındaki dengenin sağlanması gerekir. Beslenme düzeniyle birlikte fiziksel aktivitenin artırılması kilo verme sürecine yardımcı olabilir.
PKOS'ta D Vitamini ve Hormonlar İlişkisi
PKOS, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen hormonal bozukluklardan biridir. Yapılan çalışmalarda görülme sıklığının %4 ile %20 arasında değişebildiği bildirilmektedir. PKOS'lu kadınlarda D vitamini eksikliği oranının %67 ile %85 arasında olduğunu bildiren araştırmalar da mevcuttur. Düşük D vitamini düzeyleri adet düzensizliği, insülin direnci ve folikül gelişimindeki sorunlarla birlikte görülebilir.
D vitamini reseptörleri yumurtalık, endometrium ve plasenta gibi kadın üreme sistemiyle ilişkili dokularda bulunur. D vitamini folikül gelişiminde, bazı steroid hormonların üretiminde ve anti-Müllerian hormonun düzenlenmesinde rol oynayabilir. Bu nedenle D vitamini eksikliği yumurtlama düzenini ve adet döngüsünü etkileyen faktörlerden biri olabilir.
PKOS ile D vitamini arasındaki ilişkinin önemli bir kısmını da insülin metabolizması oluşturur. PKOS'ta sık görülen insülin direnci, düşük D vitamini düzeyleriyle birlikte görülebilir. D vitamini insülin üretimi ve insülin reseptörlerinin işleyişinde rol oynayabilir. Bu nedenle D vitamini eksikliği PKOS'ta görülen metabolik değişikliklerin daha belirgin hâle gelmesine katkıda bulunabilir.
D vitamini düzeyinin yeterli olması adet düzeni ve folikül gelişimi açısından da önem taşıyabilir. Bazı çalışmalarda D vitamini eksikliği bulunan PKOS'lu kadınlarda eksikliğin giderilmesinden sonra adet düzeninde iyileşme, folikül gelişiminde artış ve testosteron düzeylerinde azalma bildirilmiştir. Ancak D vitamini doğurganlık tedavisinde tek başına etkili bir takviye olarak kabul edilmemeli, gerektiğinde hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
Gebelikte D Vitamininin Önemi
Gebelik döneminde D vitamini ihtiyacı artabilir. Özellikle gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde aktif D vitamini düzeylerinde fizyolojik bir artış görülür. Aynı dönemde bağırsaklardan kalsiyum emilimi de artar. Bunun nedenlerinden biri bebeğin kemik gelişimi için artan kalsiyum ihtiyacıdır; gebeliğin üçüncü trimesterinde bebeğin günlük kalsiyum ihtiyacı belirgin biçimde yükselir. Bu nedenle D vitamini, gebelik boyunca anne ve bebeğin kalsiyum metabolizmasında önemli rol oynar.
Gebelikte ciddi D vitamini eksikliği kalsiyum emilimini ve kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Annede osteomalazi gibi kemik sorunları görülebilirken yenidoğanda düşük kalsiyum düzeylerine rastlanabilir. Bebeğin kemik dokusunun mineralizasyonu da D vitamini eksikliğinden etkilenebilir.
Düşük D vitamini düzeylerinin gebelikte ortaya çıkabilen bazı sağlık sorunlarıyla ilişkisi olduğunu bildiren çalışmalar da vardır. Gebeliğe bağlı hipertansiyon, gestasyonel diyabet, tekrarlayan gebelik kayıpları ve erken doğum gibi komplikasyonların görülme riski artabilir. Gebelikte D vitamini düzeyinin takibi ve gerekirse takviye kararı hekiminiz tarafından verilir.
D Vitamini Takviyesi Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?
D vitamini takviyesi kullanırken öncelikle günlük alınması gereken miktarın herkes için aynı olmadığını bilmek gerekir. Hekiminiz yaşınız, mevcut sağlık sorunlarınız ve kilonuz gibi faktörleri dikkate alarak size uygun dozu belirler. Ayrıca hekiminize kullandığınız diğer vitamin ve mineral takviyeleri hakkında da bilgi vermeniz önemlidir. Bazı multivitamin takviyeleri de D vitamini içerebildiği için birden fazla takviyenin birlikte kullanılması günlük alınan toplam D vitamini miktarının fark edilmeden artmasına neden olabilir.
Düzenli kullanılan bazı ilaçlar da D vitamininin emilimini veya vücuttaki metabolizmasını etkileyebilir. Bu nedenle düzenli ilaç kullanan kişilerin D vitamini takviyesine başlamadan önce hekimine danışması gerekir. D vitamini için tolere edilebilir üst alım seviyesi yaşa göre değişir; sizin için güvenli olan miktarı ve kullanım süresini hekiminiz belirler. Gerekli durumlarda hekim daha yüksek dozlar da reçete edebilir.
D Vitamini Toksisitesi
D vitamini yağda çözünen ve vücutta depolanabilen bir vitamindir. Bu nedenle gereğinden fazla miktarda alınması zamanla vücutta birikmesine yol açabilir. D vitamini toksisitesi çoğunlukla yüksek dozda takviyelerin uzun süre kullanılması sonucunda ortaya çıkar. Güneş ışığına uzun süre maruz kalmak ise D vitamini toksisitesine neden olmaz; çünkü deri üreteceği D vitamini miktarını sınırlandırabilir.
Vücutta D vitamini miktarının aşırı yükselmesi bağırsaklardan emilen kalsiyum miktarını da artırır. Bunun sonucunda hiperkalsemi adı verilen kanda kalsiyum yüksekliği gelişebilir. Başlangıçta bulantı, iştahsızlık, susama ve kas güçsüzlüğü gibi şikâyetler görülse de zamanla böbreklerin zarar görme riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle D vitamini takviyesi kullanırken hekimin önerdiği miktarın üzerine çıkılmaması önemlidir. Eksiklik hâlinde takviyeye ihtiyaç duyulursa kullanılan miktar ve tedavi süresi hekim tarafından belirlenir.
Uzman Notu
D vitamini eksikliği obezite veya PKOS'un doğrudan nedeni olmasa da sıklıkla bir arada görülür. Ancak eksikliğin giderilmesi tek başına kilo kaybı sağlamaz veya PKOS'u tedavi etmez. D vitamini eksikliği varsa kemik ve kas sağlığı başta olmak üzere vücudun normal işlevlerinin sürdürülebilmesi için eksikliğin hekim kontrolünde uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir.
Kilo verme veya PKOS tedavisi sırasında D vitamini düzeyi de genel sağlık değerlendirmesinin önemli bir parçasıdır. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve eşlik eden metabolik sorunlar hekim ve diyetisyenle birlikte ele alındığında kişinin ihtiyaçlarına uygun bir plan oluşturmak daha kolay hâle gelir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
D vitamini eksikliği her zaman belirti vermeyebilir. Ancak bazı şikâyetlerin uzun süre devam etmesi veya eksiklik açısından risk taşımanız durumunda hekiminize başvurmanız gerekebilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme önemlidir:
- Uzun süredir devam eden kemik veya kas ağrınız varsa,
- Kaslarda belirgin güçsüzlük yaşıyorsanız,
- Bağırsaklardan besin emilimini etkileyen bir sağlık sorununuz varsa,
- Böbrek veya karaciğer hastalığınız bulunuyorsa,
- Obezite cerrahisi geçirdiyseniz,
- D vitamini düzeyini etkileyebilecek ilaçları uzun süredir kullanıyorsanız,
- Yüksek doz D vitamini takviyesi kullanıyorsanız veya takviye sonrasında bulantı, aşırı susama ve sık idrara çıkma gibi şikâyetleriniz başladıysa.
Hekiminiz gerekli gördüğünde kan testi yardımıyla D vitamini durumunuzu değerlendirebilir.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
- Uzun süredir devam eden kemik ya da kas ağrınız veya belirgin kas güçsüzlüğünüz varsa hekiminize başvurmayı düşünebilirsiniz.
- Bağırsaklardan besin emilimini etkileyen bir sağlık sorununuz, böbrek ya da karaciğer hastalığınız varsa veya obezite cerrahisi geçirdiyseniz D vitamini düzeyinizi hekiminizle değerlendirmeyi düşünebilirsiniz.
- D vitamini düzeyini etkileyebilecek ilaçları uzun süredir kullanıyorsanız takviyeye başlamadan önce hekiminize danışmayı düşünebilirsiniz.
- Takviye sonrasında bulantı, aşırı susama ve sık idrara çıkma gibi şikâyetleriniz başladıysa gecikmeden hekiminize başvurmayı düşünebilirsiniz.
- Kilo kontrolü ve beslenme düzeninizi birlikte planlamak için bir diyetisyenle görüşmeyi düşünebilirsiniz.
Beslenme düzeniniz ve kilo kontrolü süreciniz hakkında daha kapsamlı bir değerlendirme yapmak için Terappin'deki diyetisyenlerin çalışma alanlarını inceleyebilirsiniz. İhtiyaçlarınıza uygun online diyetisyen desteği için randevu oluşturabilir ve görüşmenize dilediğiniz yerden katılabilirsiniz. D vitamini düzeyinizin değerlendirilmesi ve takviye kararı ise hekiminizle birlikte verilir.
Bu Konuda Destek Alabileceğin Uzmanlar
Özetle
D vitamini kalsiyum ve fosforun emiliminde görev alır; kemiklerin ve kasların korunmasına katkıda bulunur.
Güneş ışığıyla vücutta üretilebilir; bazı besinlerden ve gerektiğinde hekim kontrolünde kullanılan takviyelerden de alınabilir.
Eksiklik her zaman belirti vermediğinden düzenli kontroller eksikliğin saptanmasına yardımcı olabilir.
D vitamini düzeyi, beslenme ve kilo kontrolü hekim ve diyetisyenle birlikte değerlendirildiğinde kişiye uygun bir plan oluşturmak kolaylaşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Birkaç kısa soruyla sana en uygun psikoloğu birlikte bulalım.