Tükenmişlik Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir? | Tanı ve Tedavi  Yöntemleri Nelerdir?

Tükenmişlik Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir? | Tanı ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
06.09.2022 tarihinde oluşturdu.

Uzun süre fiziksel, duygusal veya mental olarak yorucu bir işte çalışmak, süregelen bir bıkkınlık duygusuyla yaşamak bizi Tükenmişli Sendromuna daha açık bir hale getirebilir. Tükenmişlik sendromu nedir sorusu sorulduğunda gözlerimiz genellikle çalışma ortamlarımıza dönse de yan unsurların da unutmamak gerekir.

Tükenmişlik Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir? | Tanı ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kendimizi işine aşık biri olarak tanımlarken, kimi zaman ne kadar yoğun ve yıpratıcı bir döngünün içinde olabileceğimizi fark edemeyebiliriz. En iyi halimizi ararken bazen kendimizi haddinden fazla zorlayabilir ve bunu bir alışkanlık haline getirebiliriz. Sürdürülebilir olmayan bu yeni alışkanlığımız, yeterli performansı göstersek bile tatminsizlik yaşamamıza neden olabilir.

Blog takipçilerimiz için hazırlanan bu içerikte, aşağıdaki soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız:

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Belirtileri Nelerdir?

En Çok Kimlerde Görülür?

Nedenleri Nelerdir?

Nasıl Mücadele Edilir?

Bu Sendroma Sahip Kişilere Nasıl Destek Olunur?

Nasıl Önlenir Ve Tedavi Edilir?

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Türkenmişlik sendromu, fiziksel ve duygusal yorgunluk, bitkinlik halidir. Bu sendrom kişinin motivasyonun azalmasına, performansının düşmesine, kendine ve başkalarına karşı olumsuz tutumlarda bulunmasına neden olabilir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), tükenmişlik sendromu nedir sorusunu ilk kez 2019 yılında, “mesleki bir olgu” şeklinde yanıtladı. Yaşanan pandemi süreci, birlikte iş-özel hayat dengemizi ve çalışma koşullarımızı büyük ölçüde etkiledi. Salgından korunma amacıyla evde kaldığımız zaman diliminde, çalışma hayatımızın devam etmesine karşın sosyal hayatımızda büyük kısıtlanmalar yaşandı. Şüphesiz ki bu durum, insanlarda tükenmişlik halinin görülme olasılığını artırdı.

Belirtileri Nelerdir?

Tükenmişlik Sendromunun belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterirken bu semptomlar fiziksel, psikolojik, bilişsel ve davranışsal olmak üzere üç grupta incelenmektedir ve yaygın olarak görülenler aşağıdaki gibidir:

Yorgunluk

Yorgunluk, hayatımızın her alanını etkileyebilecek, bezen bizi uykuya eğilimli hissettirebilecek önemli semptomlardan biridir. Gün içinde kısa sürede halledebileceğimiz basit bir işi bile erteleme isteğimizin olması veya işimizin olması gerekenden daha uzun sürmesi, aynı zamanda konsantrasyon problemimiz olduğunu da gösterebilir.

Baş ağrısı

Gerilim tipi baş ağrısı, sıklıkla karşılaşılan bir yan etkidir. Gerilim tipi baş ağrısı, baş, yüz ve boyun çevresine vuran, hafif ve orta şiddetli bir baş ağrısı türüdür.

Beslenme ve uyku düzeninde değişiklikler

İnsanlar, alışkanlıklar yaratmaya ve yarattıkları alışkanlıklara uymaya meyilli varlıklardır. Bu alışkanlıkların istemsizce değişmesi halinde ise bir şeylerin ters gittiği söylenebilir. Uyku düzenindeki bozukluk, aranması gereken bulguların kesinlikle en başında gelir. Rutinine göre daha az uyuyabilir veya günün farklı saatlerinde daha fazla uykuya ihtiyaç duyabilirsin. Yaşanan düzensizliklere eklenebilecek bir diğer unsur ise beslenme alışkanlıklarıdır. Tükenmişlik halindeyken her zamanki yeme tutumuna göre hiç iştahın olmayabilir veya daha fazla yemek isteyebilirsin.

Mesleğe karşı duyulan kayıtsızlık ve tatminsizlik

Sıcak yatağımızdan kalkıp işe gitmenin zor geldiği zamanlar olmuştur. Kimi zaman yaptığımız işin bir anlamı olup olmadığını veya keyifle yapıp yapmadığımızı sorgulayabiliriz ki bu normaldir. Bu duyguların devamlılık arz etmesi ise birtakım sorunların varlığını işaret edebilir. Bununla birlikte yaşanan çaresizlik ve sıkışmışlık hissi, hayata daha olumsuz bakmak, yalnız hissetmek de kayda değer semptomlardan biridir.

Şu noktada dikkatini çekmek isteyeceğimiz şey ise bu hissiyatın mesleğimizin her aşamasında, hatta öğrencilik döneminde bile başımıza gelebileceğidir. Üniversiteden yeni mezun olmuş birinin de, profesyonel hayatını çok uzun zamandır sürdüren birinin de tükenmişlik sendromu yaşaması olasıdır.

En Çok Kimlerde Görülür?

Araştırmalarda yapılan söylemler incelendiğinde, kadınların ve genç yaştaki kitlenin kaygı ve baskıya daha yatkın olduğu gözleniyor. Buna ek olarak yapılan mesleğe ve ortamının özelliklerine göre de yatkınlık düzeyi değişebiliyor.

Yapılan bir çalışmada, görevini yerine getirmek için yeterince zamanı olan çalışanların, zaman baskısı yaşayanlara oranla yatkınlığının %70 daha az olduğu görülmüştür. Üzerlerindeki zaman baskısından dolayı sağlık çalışanları ve itfaiyeciler tükenmişlik sendromu yaşama olasılığı daha yüksek olan kategoride bulunurlar. Bununla birlikte hatalı yapılan iş dağılımları sonucunda çalışanların kendilerini yetersiz hissetmeleri de olasıdır.

Yönetim ile yaşanan iletişimsizlik ve yeterli desteği alamama durumu da bireyler önündeki en büyük engellerden biridir. Yönetimden destek alabilen çalışanların, bu konuda hissettikleri olumsuz duyguların diğer çalışanlara oranla daha az olduğu görülmüştür. Ek olarak bireylerin çalıştıkları pozisyondaki görev tanımlarının net olmaması veya adaletsiz muamele gördüklerine inanmaları da çeşitli semptomların gözlemlenmesine yol açmıştır.

Nedenleri nelerdir?

Uzun süre fiziksel, duygusal veya mental olarak yorucu bir işte çalışmak, süregelen bir bıkkınlık duygusuyla yaşamak bizi daha kırılgan kılabilir. Tükenmişlik sendromu nedir sorusu sorulduğunda gözlerimiz genellikle çalışma ortamlarımıza dönse de yan unsurların da unutmamak gerekir. Bu duruma neden olan birçok faktörün, profesyonel hayatın dışından geldiğini söylemek mümkündür. Bu faktörlerden bazıları aşağıdaki gibidir:

İzolasyon:

COVID -19 pandemisi ile hayatımıza giren kavramlardan biri de karantina oldu. Bulaşması muhtemel bir hastalıkta tedbir amaçlı uygulanan yöntem, risk altında olmayan bireylerin de evde kalmayı talep etmesiyle karantina nedir sorusunun cevabını tekrar şekillendirdi. Bu süreçte oluşan yalnızlık hissi bireyleri derinden etkiledi.

Uykusuzluk:

Tükenmiş hissetmenin uykusuzluğa neden olabileceğinden bahsediyoruz. Bununla birlikte uykusuzluğun da toleransımızı azaltarak tükenmişlik sendromuna neden olabileceğini söyleyebiliriz. Uyku düzeninle ilgili küçük notlar almak kendini gözlemleyebilmeni sağlar. Düzenli şekilde uygulayacağın, rahatlamana yardımcı olacak yeni alışkanlıklar oluşturmaya çalışmak, yaşadığın uyku problemini çözmek adına iyi bir fikir olabilir.

Sağlıksız yaşam:

Gün içinde hareket etmek, egzersiz yapmak, iyi yemek ve uyumak daha mutlu ve sakin bir ruh haline sahip olmamızı kolaylaştırır. Bu noktada mental sağlığımızın fiziksel sağlığımızdan bağımsız olduğu düşünülemez. Gün içinde kısa süreli aktiviteler yapmak mutlulukla ilişkilendirilen serotonin ve endorfin hormonu salgılamanı sağlar. Sağlıklı bir yaşam denince aklımıza gelen diğer unsurlar da elbette ki bu konuda da geçerli. Yeterli su içmek, dengeli beslenmek, sigara ve alkolü mümkün olduğunca azaltmak, mümkünse bırakmak da bizi daha iyi bir noktaya taşıyacaktır.

Kendimiz ve çevremizle olan ilişkilerimiz:

Kendimizle kurduğumuz bağ, zihin sağlığımız için çok önemli bir yerdedir. Bunun eksikliği bizi olumsuz duygulara daha açık hale getirebilir. Herkesin öz bakımı farklı olabilir. Bu, kimi için bakım yapmak olabilirken kimi için de uzun bir yürüyüş olabilir.

Bununla birlikte, duygularımızı, umutlarımızı, kaygılarımızı paylaşabileceğimiz insan ilişkileri de çok önemlidir. Kişilerin birbirlerini dinlemeleri, duygu ve düşüncelerini paylaşmaları, birbirleri için zaman yaratmaları ve ihtiyaçları olduklarında birbirlerinin varlığını hissetmeleri partnerlik ilişkisi dahil olmak üzere bütün ilişkilerde büyük önem taşır.

Sürdürdüğümüz ebeveynlik ve evlatlık rolü:

Pandemi sürecinde evde olmamız, aile içindeki sorumluluğumuzun da artmasına neden oldu. Bir ebeveyn olarak çocuklarımızın derslerindeki konsantrasyonu sağlamak da sürecin zorlayıcı etkenlerinden biri haline dönüştü. Çocuklarla kaliteli zaman geçirirken kısa vadeli plan yapmak ve onun çevresinde ilerlemek karantina sürecinden bağımsız olarak her dönem için iyi bir fikir olabilir. Ebeveynlik görevimiz dışında, bakmakla yükümlü olduğumuz bireylerin sorumluluğunu da taşıyor olmamız da yorgunluğumuzu artıracak bir sebep olarak ortaya konuyor.

İş güvenliği ile ilgili endişeler:

COVID-19 sürecinde verilen ara, şüphesiz ki insanları istihdam konusunda kaygılanmaya itti. İşten çıkarılma korkusu, salgındaki kaygıya birleşince bununla mücadele etmek de epey zorlaştı. İşin konusunda endişe yaşaman halinde, imkanın varsa işyerindeki senden üst mevkide biriyle bu konuyu konuşmak, profesyonel hayatındaki konumunu belirlemek ve seçeneklerini değerlendirmek adına yardımcı olabilir. Başvuracağımız ilk çare olmamakla birlikte, yaptığımız işin bizi aşırı strese sokması halinde yeni bir iş bakmak, bir sonraki kariyer adımını belirlemeye çalışmak da zihninin netleşmesi açısından fikir verici olabilir.

Maddi kaygılar:

Hayatımızı idame etmek ve ihtiyaçlarımızı karşılamak durumunda olmamız, yaşadığımız maddi kaygıların üst düzeye çıkmasına neden olabilir. Bu faktörü inkar etmek, büyük bir gerçeği reddetmek olacaktır. Bireylerin kariyerlerinin her aşamasında bu sendromu yaşayabileceklerini ifade etmiştik. Özellikle de kariyer ile ilgili her daim endişeli olan Z kuşağının bu konuda zorluk çektiğini söylemek yerindedir.  

Nasıl Mücadele Edilir?

Yoğun tempoda iken, ilk başlarda bunu fark edip tükenmişlik sendromu nedir ne değildir diye sormak kolay olmayabilir. Bununla birlikte bu sendrom, maalesef kendi kendine iyileşebilen bir şey de değildir. Kendini geçici bir sıkkınlık içinde hissedebilir ve bunun sıradan bir his olduğunu düşünebilirsin. Yaşamına etki etmeye başlayıncaya kadar reddedebilirsin ve bu durum sağlığında fiziksel ve zihinsel zararlara yol açabilir.

Dikkat etmen gereken noktalardan biri de bu sendromu depresyon ile karıştırmamaktır. Kişilerin benzer belirtileri gösterebilmesine neden olsalar da birbirlerinden farklı kavramlardır. Depresyon teşhis edilebilen bir rahatsızlıkken, tükenmişlik sendromu değildir. Sendromun tetikleyicilerine karşı verilebilecek tepki daha çok çalışmak veya belirli bir şeye çok odaklanmak olurken depresyonda bir tetikleyiciye yanıt verilmesi gerekmez. Depresyonun her zaman kaynağı yoktur veya neden çözülse bile süreç devam edebilir.

Tükenmişlik sendromu nedir sorusunu sormak, belirtileri kendinde gözlemlemek işte tam da bu nedenle güçlü bir ilk adım olacaktır. Bunu önlemek için yapacağın birçok şey olduğunu söylememiz mümkün. İşte onlardan bazıları:

Mental sağlığına özen göster

Ailemiz, iş arkadaşlarımız ve dostlarımız bizim için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olsalar da bize olan sevgileri duygusal davranmalarına sebep olabilir. Bu nedenle bize tarafsızca yaklaşabilecek, konu hakkında eğitim almış bir profesyonelin desteği bunun gibi zor zamanlarda daha etkili olabilir. Bir uzamanla görüşmek, yaşanılan olumsuz duygularla mücadele etme ve tükenmişlik sendromu nedir sorusuna daha detaylı bir cevap almak adına daha doğru bir yöntem olacaktır.

Ara ver ve kendini dinle

Günlük koşuşturmalarda bazen kendimizle ilgilenmeyi ihmal etmemiz mümkün olabiliyor. İşte tam da bu noktada kendine “Duygusal olarak nasıl hissediyorum?”, “Fiziksel olarak nasıl hissediyorum?”, gibi birtakım sorular sorup, bunları cevaplaman gerekiyor. Bununla birlikte gün içinde stres olmana sebep olan şeyleri tespit edip onlardan olabildiğince uzaklaşmak sana iyi gelecektir.

Egzersiz yap

Sağlıklı bir bedene sahip olmak için egzersiz yapmak şarttır. Bununla birlikte egzersizin sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel sağlık için de çok faydalı olduğu bilimsel bir gerçektir. Burada bahsi geçen egzersizin kapalı bir spor salonunda yapılan ağır antrenmanlar olmadığının altını çiziyoruz. Gün içinde yapabileceğin bir yürüyüş hatta evde uygulayabileceğin kısa süreli fiziksel aktivitelerin dahi sana bu süreçte yardımcı olacağını söyleyebiliriz.

Farkındalık çalışmaları yap

Farkındalık çalışmaları, duygusal olarak mümkün olduğunca anda kalma fikri etrafında şekillenir. Bu çalışma senden derin nefes almanı beklerken, seni o ana odaklanmaya teşvik eder. Günlük hayatımızda farkında olmadan binlerce kez yaptığımız bu refleksi hissedecek vakti yaratmak, kendimizi dinlememizi ve bunun hayatımızda ne kadar iyileştirici olabileceğini fark etmemizi mümkün kılacaktır.

Günlük rutin oluştur

Yazının başında dile getirdiğimiz gibi, bazı dönemlerde iş ve sosyal hayat arasındaki çizgi muğlaklaşabilir. Bizim burada yapmamız gereken şey ise o ayrımı iyi yapıp hayat kalitemizi etkileyen uyku, beslenme ve mesai saatleri dışındaki zamanı bir rutine oturtmaktır. Belirtilen zamanlar kendimize ayırdığımız değerli vakitler olduğundan kritiktirler. Yapmayı hedeflediğimiz işler konusundaki sınırı listelerle belirleyebiliriz. Bu onları daha somutlaştırarak ulaşılabilir hedeflere dönüştürecektir.

Bu Sendroma Sahip Kişilere Nasıl Destek Olunur?

Tükenmişlik sendromu nedir sorusunun muhatabı sadece bu dertten muzdarip olan kişiler değildir. Kişinin kendini gözlemleyebilmesi veya kendine dürüst olabilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle partnerleri, aileleri, arkadaşları onları gözlemlemeli ve konu hakkında en az onlar kadar bilgili olmalıdır.

Çevrendeki birinin bu sorun ile mücadele ettiğini düşünüyorsan öncelikle bundan emin olman gerekir. Bunun yolu ise tükenmişliğin nasıl bir his olduğunu ve insanlardaki farklı görünümlerinin nasıl olduğunu bilmekten geçer.

Destek olmak istediğin kişinin hedeflerini, rutinlerini ve beklentilerinin gerçekçiliğini ölçüp tartmak mantıklı bir fikir olabilir. Hatta içeriğin başında bahsettiğimiz gibi kişinin işine aşık ve bu konuda aşırı fedakar biri olması, duruma yönelik kırılganlığı konusunda sana ipucu bile verebilir.

İleriki safhada bunun tam tersi ve daha kolay anlaşılabilecek semptomlar arasında ise yetersizlik hissiyatı ve olumsuz düşünme yer almakta. Ne olursa olsun başarısız olacağını düşünen kişi, kendini bulunduğu ortamdan kopuk ve yalnız hissedebilir.

Senin bu konuda yapabileceğin en önemli şeylerden biri ise sevdiğin kişinin yalnızlık hissiyatını gidermeye çalışmaktır. Onun için var olduğunu, istediği zaman onu asla yargılamadan dinleyeceğini bilmesi ona iyi gelecektir.

Çalıştığı işte bu problemle mücadele etmesi gereken tek kişinin o olduğu bir ortamın içinde olması olasıdır. Böyle bir durumda yaşadıklarını inkar etmeye meyilli olabilir. Senin burada yapman gereken ona destek olup, doğrulanma ihtiyacını gidermen olacaktır.

Semptomları taşımasına karşın yaşadıklarını inkar eden birini tükenmişlik sendromu hakkında bilgilendirmek, ve hatta bir uzmana yönlendirmek ona verebileceğin en büyük destek olacaktır.

Nasıl Önlenir Ve Tedavi Edilir?

İnşa etmek istediğin kariyer, sorumlulukların ve çevren senden çok şey bekleyebilir. Bu durumda unutmaman gereken şey ise iş ve sosyal yaşam arasındaki dengeyi korumak kendini dinlemektir. Bir başka deyişle bu sorunun cevabı hepimizin zorlandığı o noktada, kendimizi yeterince çaba sarf ettiğimize ikna edip dur diyebilmektedir.

Buna ek olarak, başkalarına da hayır diyebilmeyi öğrenmemiz gerektiğini belirtmeliyiz. Teoride sınırların önemli olduğundan bahsediyoruz fakat pratiğe baktığımızda 24 saat ulaşılabilir konumdayız. Bu da, kendimize ayırdığımız zamanda da işten kopamamamıza neden oluyor. “Hayır” diyebilmenin zorluğunun hepimiz farkındayız fakat söz konusu ruhsal ve bedensel sağlığımıza geldiğinde dengeyi bulmamız gerekiyor.

Bununla birlikte yapabileceğimiz bir diğer şey ise, stres yönetimi konusunda kendimizi geliştirerek hayatımızda varlığını sürdüren kaygıyı kontrol altına almaya çalışmaktır. Böylelikle strese bağlı oluşabilecek birçok rahatsızlığı engellemek konusunda da adım atmış oluruz.

Bahsettiğimiz şeyleri uygulamak her zaman o kadar kolay olmayabilir. Alışkanlığa dönüşen tutumlarımızı değiştirmekte zorlanmak da gayet normaldir. Böyle gibi durumlarda bir uzmanla görüşmek, süreci daha iyi yönetmene yardımcı olacaktır.




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!