Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Süreci
Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin duygularını yönetmekte zorlandığı, kendisine ve yakınlarına yönelik düşüncelerinin sık değişebildiği görülebilir. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da adlandırılır. Terk edilme korkusu, yoğun duygusal tepkiler ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme bu duruma eşlik edebilir. Belirtiler günlük yaşamı ve ilişkileri zorlaştırabilir. Psikoterapi duyguların daha iyi yönetilmesine ve ilişkilerde yaşanan sorunların azalmasına yardımcı olabilir.
Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin duygularını yönetmekte zorlandığı, kendisine ve yakınlarına yönelik düşüncelerinin sık değişebildiği görülebilir. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da adlandırılır. Terk edilme korkusu, yoğun duygusal tepkiler ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme bu duruma eşlik edebilir. Belirtiler günlük yaşamı ve ilişkileri zorlaştırabilir. Psikoterapi duyguların daha iyi yönetilmesine ve ilişkilerde yaşanan sorunların azalmasına yardımcı olabilir. Benlik imajında aşırı değişiklikler, dürtüsel davranışlar ve sorunlu ilişkiler ile karakterizedir. Borderline kişilik bozukluğunda duygular yoğun yaşanabilir. Öfke, kaygı veya üzüntü başladıktan sonra sakinleşmek zaman alabilir. Terk edilme korkusu, yakın ilişkilerde reddedilme ya da uzaklaşma ihtimaline karşı hassasiyeti artırabilir. Kişinin kendisi hakkındaki düşünceleri, hedefleri ve beklentileri sık değişebilir. Sürekli bir boşluk hissi de görülebilir. Genetik özellikler, çevresel koşullar ve çocukluk deneyimleri gelişiminde rol oynayabilir. Tek bir neden bütün durumları açıklamaz. Borderline ve bipolar bozukluk farklı ruh sağlığı sorunlarıdır. Ayrım yapılırken duygu değişimlerinin yanı sıra diğer belirtiler ve kişinin yaşadıkları birlikte değerlendirilir. Tedavinin temelini psikoterapi oluşturur. Diyalektik davranış terapisi, yoğun duygularla baş etmeyi ve ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurmayı destekleyen yöntemlerden biridir.
Borderline kişilik bozukluğu, duygularda, davranışlarda ve benlik algısında yani kişinin kendisini nasıl gördüğünde belirgin değişimlerle kendisini gösteren bir ruh sağlığı sorunudur. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da adlandırılan bu durumda yoğun öfke, terk edilme korkusu, boşluk hissi ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi belirtiler görülebilir. Duygularını ve tepkilerini kontrol etmekte zorlanan kişi, günlük sorumluluklarını yerine getirirken veya yakınlarıyla iletişim kurarken sorun yaşayabilir.
Borderline kişilik bozukluğu belirtileri genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde ortaya çıkar. Belirtilerin şiddeti ve günlük yaşama etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Tedavinin temelini oluşturan psikoterapi yöntemleri, kişinin yoğun duygularla baş etmesine ve kendisine zarar verebilecek davranışları azaltmasına yardımcı olabilir. Bu yöntemleri merak ediyorsanız detayları sizin için açıkladık.
Öne Çıkanlar
- Benlik imajında aşırı değişiklikler, dürtüsel davranışlar ve sorunlu ilişkiler ile karakterizedir.
- Borderline kişilik bozukluğunda duygular yoğun yaşanabilir. Öfke, kaygı veya üzüntü başladıktan sonra sakinleşmek zaman alabilir.
- Terk edilme korkusu, yakın ilişkilerde reddedilme ya da uzaklaşma ihtimaline karşı hassasiyeti artırabilir.
- Kişinin kendisi hakkındaki düşünceleri, hedefleri ve beklentileri sık değişebilir. Sürekli bir boşluk hissi de görülebilir.
- Genetik özellikler, çevresel koşullar ve çocukluk deneyimleri gelişiminde rol oynayabilir. Tek bir neden bütün durumları açıklamaz.
- Borderline ve bipolar bozukluk farklı ruh sağlığı sorunlarıdır. Ayrım yapılırken duygu değişimlerinin yanı sıra diğer belirtiler ve kişinin yaşadıkları birlikte değerlendirilir.
- Tedavinin temelini psikoterapi oluşturur. Diyalektik davranış terapisi, yoğun duygularla baş etmeyi ve ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurmayı destekleyen yöntemlerden biridir.
Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?
Borderline kişilik bozukluğu kişinin duygularını kontrol etmekte zorlanması, kendisine ilişkin düşüncelerinin ve yakın ilişkilerindeki tutumlarının sık değişmesi ile kendisini gösteren bir kişilik bozukluğudur. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da bilinen bu sağlık sorununda dürtüsellik yani davranışların sonuçlarını yeterince düşünmeden hareket etme eğilimi görülebilir.
Borderline kişilik bozukluğunda yaşanan duygusal değişimler genellikle birkaç saat sürer, bazı durumlarda ise birkaç güne kadar devam edebilir. Bu değişimler kişinin yaşadığı bir olayın ardından başlayabileceği gibi kendi düşünceleriyle de ortaya çıkabilir. Örneğin başarısız olduğuna ilişkin bir düşünce, yoğun üzüntü veya öfkeye neden olabilir. Kişi bu duyguların etkisiyle daha önce aldığı kararları değiştirebilir veya sonrasında pişmanlık duyacağı davranışlarda bulunabilir.
Zaman zaman yoğun duygular yaşamak veya düşünmeden hareket etmek tek başına borderline kişilik bozukluğu anlamına gelmez. Değerlendirmede bu sorunların uzun süredir devam etmesi, farklı durumlarda tekrarlaması ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi dikkate alınır.
Borderline Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Borderline kişilik bozukluğu belirtileri kişinin duygularında, düşüncelerinde ve davranışlarında görülebilir. Belirtilerin sıklığı ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Başlıca borderline belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
- Kısa sürede ortaya çıkan ve yatışması zaman alabilen üzüntü, kaygı veya öfke.
- Ayrılık ya da reddedilme ihtimali karşısında yoğun kaygı yaşama ve bunu önlemek için aşırı çaba gösterme,
- Kişinin kendi değerine, hedeflerine ve hayattan beklentilerine ilişkin düşüncelerinin sık değişmesi,
- Yakın hissedilen bir kişiye karşı duyulan sevgi ve güvenin kısa sürede yoğun öfke veya hayal kırıklığına dönüşmesi,
- Kontrolsüz para harcama, tehlikeli araç kullanma veya madde kullanımı gibi zarar verici sonuçları olabilecek davranışlarda bulunma,
- Hayatın anlamsız gelmesi veya kişinin kendisini uzun süre boşlukta hissetmesi,
- Sık öfkelenme, öfkenin uzun sürmesi veya tartışmalarda verilen tepkileri kontrol edememe,
- Başkalarının niyetlerinden yoğun biçimde şüphe duyma, kendisine veya çevresine yabancılaşmış gibi hissetme,
- Kendine zarar verme davranışları, tekrarlayan düşünceler veya girişimler.
Belirtilerin tamamı herkeste görülmeyebilir. Bazıları başka psikolojik sağlık sorunlarında da ortaya çıkabileceğinden değerlendirme sırasında belirtilerin ne zamandır sürdüğü, hangi durumlarda görüldüğü ve kişinin yaşamını nasıl etkilediği birlikte ele alınır.
Borderline'da Duygusal Dalgalanmalar Nasıl Görülebilir?
Borderline kişilik bozukluğunda duygusal dalgalanmalar öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların kısa sürede yoğunlaşması ile kendisini gösterebilir. Kişinin yaşanan bir olaya verdiği tepki olayın kendisinden daha uzun sürebilir. Örneğin iş yerinde aldığı bir eleştirinin ardından kendisini yetersiz hissedebilir. Konuşma sona erse bile bu düşünceye eşlik eden üzüntü veya öfke saatlerce hatta günlerce devam edebilir.
Duygu düzenleme güçlüğü hissedilen duyguyu fark etmenin yanı sıra bu duygunun etkisiyle verilen tepkileri kontrol edebilmeyi de kapsar. Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler neden öfkelendiğini veya üzüldüğünü anlayabilir ancak sakinleşmekte zorlanabilir. Duyguların yoğun olduğu sırada dikkati başka bir işe vermek, bir kararı ertelemek veya davranışların sonuçlarını değerlendirmek de zorlaşabilir.
Terk Edilme Korkusu ve İlişki Örüntüleri Nasıl Etkilenebilir?
Borderline kişilik bozukluğunun en belirleyici özelliklerinden birisi olan terk edilme korkusu, kişinin yakın olduğu birinin kendisinden uzaklaşacağına veya ilişkiyi bitireceğine dair yoğun endişe duymasıdır. Borderline kişilik bozukluğunda bu korkunun ortaya çıkması için gerçek bir ayrılık yaşanması gerekmez. Örneğin, bir görüşmenin ertelenmesi veya mesaja geç yanıt verilmesi kişinin artık sevilmediğini düşünmesine neden olabilir.
Terk edilme düşüncesi karşısındaki kişiden sık sık sevildiğine dair güvence istemesine veya ayrılığı önlemek için yoğun çaba göstermesine yol açabilir. Bazı durumlarda ise kişi terk edilmekten korktuğu için kendisi uzaklaşabilir. Yakınlık kurma isteği ile incinme korkusu arasında yaşanan bu değişimler ilişkinin sürdürülmesini zorlaştırabilir.
Ek olarak ilişkide yakın olunan kişiye yönelik düşünceler de sık sık değişebilir. Kişi çok güvendiği birini yaşadığı hayal kırıklığının ardından kendisini hiç önemsemeyen biri olarak değerlendirebilir. Bu durum romantik ilişkilerde olduğu gibi aile ve arkadaşlık ilişkilerinde de görülebilir.
Benlik Algısı ve Kimlik Duygusu Nasıl Etkilenebilir?
Borderline kişilik bozukluğu yaşayan bireyler kim olduklarına dair tutarsız ve değişken bir algıya sahip olabilir. Değerler, hedefler, kariyer seçimleri ya da cinsel kimlik gibi konularda belirsizlik hissi yoğun biçimde yaşanabilir. Örneğin bir işi başarabileceğine inanırken yaşadığı bir aksiliğin ardından kendisini bütünüyle yetersiz bulabilir. Bu değişimler yalnızca başarıya ilişkin düşüncelerle sınırlı kalmayıp kişinin hedeflerini, değerlerini ve meslek seçimini de etkileyebilir.
Kişinin ne istediğine ve nasıl bir hayat sürmek istediğine ilişkin düşüncelerinin sık değişmesi uzun vadeli planlarını sürdürmesini zorlaştırabilir. Bunların yanı sıra sürekli bir boşluk hissi de görülebilir. Kişi hayatında bir anlam veya amaç bulamadığını, kendisini diğer insanlardan uzak hissettiğini ifade edebilir. Bu duygular günlük yaşamdan aldığı doyumun azalmasına neden olabilir.
Dürtüsellik Borderline'da Nasıl Görülebilir?
Dürtüsellik kişinin bir davranışın olası sonuçlarını yeterince değerlendirmeden, o anki isteği veya duygusuyla hareket etmesidir. Borderline kişilik bozukluğunda özellikle yoğun öfke, kaygı veya üzüntü sırasında dürtüsel davranışlar görülebilir. Kontrolsüz para harcama, tehlikeli araç kullanma, aşırı alkol veya madde kullanımı ve tıkınırcasına yeme gibi davranışlar bunlara örnek olarak verilebilir.
Dürtüsellik farklı ruh sağlığı sorunlarında da görülebilen bir belirtidir. Bu nedenle borderline kişilik bozukluğunda dürtüsel davranışların bulunması kişide ayrıca bir dürtü kontrol bozukluğu olduğu veya olmadığı anlamına gelmez. Değerlendirme sırasında davranışların hangi durumlarda ortaya çıktığı, ne sıklıkta tekrarlandığı ve sonuçları birlikte ele alınır.
Borderline Kişilik Bozukluğu Neden Olur?
Borderline kişilik bozukluğunun nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik özelliklerin ve çevresel koşulların gelişiminde birlikte rol oynadığı düşünülür. Anne, baba veya kardeş gibi yakın aile üyelerinde borderline kişilik bozukluğu bulunması riski artırabilir. Bununla birlikte ailede bu tanının bulunması kişide de mutlaka aynı durumun gelişeceği anlamına gelmez.
Çocukluk döneminde yaşanan ihmal, istismar ve terk edilme gibi travma oluşturabilecek deneyimler ile uzun süre devam eden aile içi çatışmalar, risk faktörleri arasında yer alır. Özellikle genetik yatkınlığın olumsuz yaşam deneyimleriyle bir araya gelmesi borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde etkili olabilir. Bununla birlikte travma öyküsü bulunmayan kişilerde de borderline görülebilir.
Ayrıca bazı çalışmalar beynin duyguları ve davranışları kontrol etmeye yardımcı olan bölgelerinde bazı farklılıklar olabileceğini gösterir. Ancak bu farklılıkların bozukluğun nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu henüz tam olarak bilinmez.
Borderline ile Bipolar Bozukluk Arasındaki Fark Nedir?
Borderline kişilik bozukluğu ve bipolar bozukluk duygularda belirgin değişimlere neden olabildiği için birbiriyle karıştırılabilir. Ancak belirtilerin süresi, ortaya çıkış biçimi ve eşlik eden sorunlar bakımından birbirinden ayrılır. Borderline kişilik bozukluğunda duygusal değişimler genellikle birkaç saat sürer, bazı durumlarda birkaç güne kadar devam edebilir. Bu değişimler bir olayın veya düşüncenin ardından ortaya çıkabilir.
Bipolar bozuklukta ise günler veya haftalar sürebilen mani, hipomani ya da depresyon dönemleri görülür. Bu dönemlerde duygularla birlikte kişinin enerjisinde, uyku ihtiyacında ve hareketliliğinde de belirgin değişiklikler yaşanabilir. Örneğin mani döneminde kişi çok az uyumasına rağmen kendisini dinç hissedebilir, normalden daha hızlı konuşabilir ve aynı anda çok sayıda işe girişebilir. Borderline kişilik bozukluğunda ise terk edilme korkusu, sürekli boşluk hissi ve kişinin kendisine bakışındaki değişimler daha ön planda olabilir. Mani veya hipomani, borderline’ın tanımlayıcı özellikleri arasında yer almaz.
Her iki durum aynı kişide birlikte de görülebilir. Bu nedenle ayrım yapılırken yalnızca duyguların ne kadar hızlı değiştiğine değil, belirtilerin tamamına ve zaman içerisindeki seyrine bakılır.
Borderline ile Travma ve TSSB Aynı Şey midir?
Borderline kişilik bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) bazı belirtileri benzer olsa da birbirinden farklı psikolojik sağlık sorunlarıdır. Travma ise kişinin yaşadığı veya tanık olduğu, güvenliğini tehdit eden olayların psikolojik etkilerini ifade eder. Travmatik bir deneyim yaşamak kişide mutlaka TSSB veya borderline gelişeceği anlamına gelmez.
TSSB’de travmatik olaya ilişkin anıların istemeden tekrar akla gelmesi, olayla ilgili kâbuslar görme, hatırlatıcılardan kaçınma ve sürekli tetikte hissetme gibi belirtiler görülebilir. Örneğin trafik kazası sonrasında kişi araç kullanmaktan kaçınabilir veya benzer bir yoldan geçerken kazayı yeniden yaşıyormuş gibi hissedebilir. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygusal değişimler, benlik algısındaki belirsizlik, dürtüsellik ve terk edilme korkusu ön plandadır.
Her iki durumda da yoğun öfke, kendisine veya çevresine yabancılaşma ve yakın ilişkilerde sorunlar görülebilir. Ayrıca borderline ve TSSB aynı kişide birlikte bulunabilir. Bu nedenle değerlendirmede travma öyküsünün yanı sıra belirtilerin ne zaman başladığı ve hangi durumlarda ortaya çıktığı da dikkate alınır.
Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Değerlendirilir?
Borderline kişilik bozukluğunun değerlendirilmesi kişinin şikâyetlerinin ve yaşam öyküsünün ayrıntılı biçimde ele alındığı klinik görüşmelere dayanır. Uzmanlar belirtilerin ne zamandır devam ettiğini, hangi durumlarda yoğunlaştığını ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini araştırır.
Görüşmeler sırasında kişinin duygusal tepkileri, kendisine ilişkin düşünceleri, ilişkileri ve dürtüsel davranışları değerlendirilir. Bunların yanı sıra geçmiş ruh sağlığı sorunları, aile öyküsü, kullanılan ilaçlar hakkında bilgi alınabilir. Gerekli durumlarda yapılandırılmış görüşmelerden ve değerlendirme ölçeklerinden yararlanılabilir.
Borderline kişilik bozukluğunu tek başına gösteren bir kan tahlili veya beyin görüntüleme yöntemi bulunmaz. Bazı belirtilerin başka sağlık sorunlarından kaynaklanabileceği düşünüldüğünde doktor ek tetkikler isteyebilir. Tanı değerlendirmesinde kişinin uzun süredir devam eden duygu, düşünce ve davranış özellikleri dikkate alınır.
Borderline İlişkileri Nasıl Etkileyebilir?
Borderline kişilik bozukluğunda duygusal iniş çıkışların sık yaşandığı yoğun ilişkiler görülebilir. Kişinin yakınlarına karşı hislerinin hızla değişmesi, iletişim kurmasını, anlaşmazlıkları çözmesini ve karşılıklı güveni sürdürmesini zorlaştırabilir. Özellikle stresli dönemlerde karşısındaki kişinin sözlerini veya davranışlarını olduğundan daha olumsuz yorumlama görülebilir. Örneğin, bir arkadaşın yorgun olduğu için kısa konuşması, kişinin kendisine kızgın olduğunu düşünmesine neden olabilir. Bu düşünceyle verilen tepki, taraflar arasında yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
Yaşanan sorunlar hem kişiyi hem de yakınlarını duygusal olarak yorabilir. Yakınlarının borderline hakkında bilgi edinmesi, yaşananları daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir. İletişimde açık ifadeler kullanılması, kişisel sınırların belirlenmesi ve tartışmaların sakinleşildikten sonra ele alınması da yararlı olabilir. Gerektiğinde aile üyelerinin psikolojik destek alması, kendi ihtiyaçlarını gözetmelerine ve yakınlarına nasıl destek olabileceklerini öğrenmelerine katkı sağlayabilir.
Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Borderline tedavisi kişinin ihtiyaçlarına göre planlanan psikoterapi yöntemlerine dayanır. Tedavide yoğun duyguların yönetilmesi, dürtüsel davranışların ve kendine zarar verme riskinin azaltılması amaçlanır. Bunların yanı sıra kişinin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlarla baş etmesine yardımcı olacak beceriler üzerinde çalışılır.
Bireysel terapi sırasında kişi, hangi durumlarda yoğun duygular yaşadığını ve bu duyguların davranışlarını nasıl etkilediğini inceleyebilir. Örneğin öfkelendiğinde hemen harekete geçmek yerine durup yaşananları değerlendirmesine yardımcı olacak yöntemler üzerinde çalışılabilir. Tedavi planına göre bireysel görüşmelerin yanı sıra grup çalışmalarından da yararlanılabilir.
Diyalektik davranış terapisi, şema terapi, mentalizasyon temelli terapi ve aktarım odaklı psikoterapi, borderline tedavisinde kullanılan yöntemler arasındadır. İlaçlar borderline kişilik bozukluğunun temel tedavisi değildir. Ancak eşlik eden depresyon veya anksiyete gibi sorunlar için psikiyatrist ilaç tedavisi önerebilir. Belirtilerin hafiflemesi zaman alabileceğinden tedaviye verilen yanıtın düzenli görüşmelerle izlenmesi ve gerektiğinde tedavi planının yeniden değerlendirilmesi önemlidir.
Borderline'da Diyalektik Davranış Terapisi Nasıl Yardımcı Olabilir?
Diyalektik davranış terapisi, borderline kişilik bozukluğunun tedavisi için geliştirilen psikoterapi yöntemlerinden biridir. Bu yöntemde kişinin yaşadığı duyguları fark etmesi ve kabul etmesi ile kendisine zarar veren davranışlarını değiştirmesi birlikte ele alınır. Örneğin yoğun öfke yaşayan bir kişinin öfkesini tanıması ve bu sırada verdiği tepkileri kontrol edebilmesi üzerinde çalışılır.
Terapi sırasında duyguları yönetme, stresli durumlarla baş etme ve ihtiyaçları uygun biçimde ifade etme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır. Kişi zorlandığı bir anda hemen harekete geçmek yerine durup seçeneklerini değerlendirmeyi öğrenebilir. Bu beceriler bireysel görüşmelerde ve grup çalışmalarında ele alınabilir.
Bilimsel Bilgi Notu: 2020 yılında yayımlanan bir sistematik derleme, diyalektik davranış terapisinin borderline belirtilerinin şiddetini ve kendine zarar verme davranışlarını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösterir.
Kaynağı Görüntüle
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Duygularda, düşüncelerde veya davranışlarda yaşanan sorunlar günlük yaşamı etkilemeye başladığında bir uzmanla görüşülebilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda uzman desteğine başvurmak önemlidir:
- Yoğun öfke, kaygı veya üzüntü nedeniyle işe, okula ya da günlük sorumluluklara odaklanmakta zorlanma,
- Kontrolsüz harcama, tehlikeli araç kullanma veya madde kullanımı gibi zarar verici davranışların tekrarlaması,
- Terk edilme korkusu ve sık yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ilişkileri sürdürmekte zorlanma,
- Boşluk ve değersizlik hissinin uzun süre devam etmesi,
- Stres sırasında kendisine veya çevresine yabancılaşmış gibi hissetme,
- Kendine zarar verme davranışlarının veya düşüncelerinin ortaya çıkması.
Destek almak için belirtilerin tamamının görülmesi gerekmez. Uzman değerlendirmesi, yaşanan sorunların nedenini anlamaya ve uygun tedaviyi belirlemeye yardımcı olabilir. Kendine zarar verme düşüncesi varsa gecikmeden profesyonel yardım alınmalıdır. Kişinin güvenliğini tehdit eden acil bir durumda ise 112 aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Yaşadığınız duygusal değişimleri ve günlük hayatınızda karşılaştığınız sorunları ele almak için Terappin’deki uzman psikologların çalışma alanlarını inceleyebilirsiniz. İhtiyaçlarınıza uygun uzman psikolog desteği için randevu oluşturabilir ve seansınıza dilediğiniz yerden online katılabilirsiniz.
Kendine zarar verme düşüncelerinde 112 aranmalı ya da en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Sonuç
Borderline kişilik bozukluğu, kişinin duygularını, kendisine bakışını ve davranışlarını etkileyerek günlük yaşamda çeşitli sorunlara neden olabilir. Belirtilerin şiddeti ve kişinin ihtiyaçları farklılık gösterebildiğinden tedavinin ayrıntılı bir değerlendirme sonucunda planlanması önemlidir. Düzenli psikoterapi, yoğun duygularla baş etmeye, zarar verici davranışları azaltmaya ve günlük yaşamı sürdürmeye yardımcı olabilir.
Sık sorulan sorular
Borderline duygularda, kişinin kendisine bakışında ve yakın ilişkilerinde belirgin değişimlerle kendisini gösteren bir kişilik bozukluğudur. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da adlandırılır. Yoğun duygusal tepkiler, boşluk hissi ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi belirtiler görülebilir.
Borderline kişilik bozukluğunun nedeni kesin olarak bilinmez. Genetik yatkınlık, biyolojik özellikler ve olumsuz çocukluk deneyimleri gelişiminde birlikte rol oynayabilir.
Borderline ve bipolar bozukluk birbirinden farklı ruh sağlığı sorunlarıdır. Borderline’da duygusal değişimler genellikle daha kısa sürerken bipolar bozuklukta günler veya haftalar süren belirgin dönemler görülür. Bipolar bozuklukta bu dönemlere enerji, hareketlilik ve uyku ihtiyacındaki değişiklikler de eşlik edebilir.
Yoğun öfke, borderline kişilik bozukluğu belirtileri arasında yer alsa da herkeste görülmeyebilir. Bazı kişilerde öfke daha belirginken bazılarında boşluk hissi, terk edilme korkusu veya kendisine ilişkin olumsuz düşünceler ön planda olabilir.
Terk edilme korkusu tek başına borderline tanısı koymak için yeterli değildir. Değerlendirmede diğer belirtiler, bunların ne zamandır devam ettiği ve günlük yaşamı nasıl etkilediği birlikte ele alınır.
Çocukluk döneminde yaşanan ihmal ve istismar gibi travmatik deneyimler, borderline gelişme riskini artırabilir. Bununla birlikte travma tek neden değildir. Travma öyküsü bulunmayan kişilerde de borderline görülebilir.
Tedaviyle belirtiler zaman içerisinde hafifleyebilir ve bazı kişiler artık tanı ölçütlerini karşılamayabilir. Ancak belirtilerin azalması ile günlük yaşamda yaşanan sorunların düzelmesi aynı hızda gerçekleşmeyebilir. Tedavinin süresi ve elde edilen sonuçlar kişiden kişiye değişebilir.
Duygusal iniş çıkışların sık yaşandığı yoğun ilişkiler, hem kişiyi hem de yakınlarını yorabilir. Terk edilme korkusu ve karşısındaki kişiye yönelik düşüncelerin hızla değişmesi, güveni ve iletişimi etkileyebilir. Psikoterapi, bu sorunlarla baş etmeye yardımcı olabilir.
Borderline tedavisi için diyalektik davranış terapisi, şema terapi, mentalizasyon temelli terapi ve aktarım odaklı psikoterapi kullanılabilir. Uygulanacak yöntem, kişinin ihtiyaçları ve uzman değerlendirmesi doğrultusunda belirlenir.
Tıbbi değerlendirme için psikiyatriste, psikoterapi için borderline alanında çalışan bir klinik psikoloğa başvurulabilir. İlaç tedavisine ihtiyaç olup olmadığını psikiyatrist değerlendirir. Gerektiğinde uzmanlar tedaviyi birlikte yürütebilir.
Borderline Kişilik Bozukluğu konusunda çalışan uzmanlar
Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Süreci ile tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz.
Size uygun uzmanı kısa sürede eşleştirelim; ilk seansta ne yaşadığınızı birlikte netleştirin.