Oyun Bağımlılığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Sağlıklı Oyun Kullanımı
Oyun oynama bozukluğu kişinin oyun oynama davranışı üzerindeki kontrolünün bozulması, oyuna diğer ilgi alanları ve günlük aktivitelerden daha fazla öncelik vermesi ve olumsuz sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam etmesiyle kendini gösterir. Tanı için bu durumun kişisel, ailevi, sosyal, eğitim veya iş yaşamında belirgin bir bozulmaya yol açması gerekir. Bu davranış örüntüsünün genellikle en az 12 ay boyunca görülmesi beklenir.
Oyun oynama bozukluğu kişinin oyun oynama davranışı üzerindeki kontrolünün bozulması, oyuna diğer ilgi alanları ve günlük aktivitelerden daha fazla öncelik vermesi ve olumsuz sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam etmesiyle kendini gösterir. Tanı için bu durumun kişisel, ailevi, sosyal, eğitim veya iş yaşamında belirgin bir bozulmaya yol açması gerekir. Bu davranış örüntüsünün genellikle en az 12 ay boyunca görülmesi beklenir. Ancak günlük yaşamın ciddi ölçüde etkilendiği durumlarda bu süreyi beklemeden uzman desteği alınması faydalı olabilir. Uzun süre oyun oynamak tek başına oyun oynama bozukluğu anlamına gelmez. Oyun üzerindeki kontrolün bozulması ve günlük yaşamın etkilenmesi belirleyicidir. Oyun oynama bozukluğunda oyun, zamanla diğer ilgi alanlarının ve günlük sorumlulukların önüne geçebilir. Kişi okul, iş, aile veya sosyal yaşamında sorunlar yaşamasına rağmen oyun oynamaya devam edebilir. Uyku düzeninin bozulması, okul veya iş sorumluluklarının aksaması ve sosyal yaşamın geri plana düşmesi sorunlu oyun kullanımına eşlik edebilir. Çocuklarda ve ergenlerde oyun kullanımı değerlendirilirken oyun başında geçirilen süre ile birlikte uyku, okul hayatı, aile ilişkileri ve günlük düzende yaşanan değişikliklere de bakılması gerekir. Oyun oynama bozukluğunun gelişiminde tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Psikolojik, sosyal ve oyunla ilişkili farklı etkenler bir arada rol oynayabilir. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar, oyun oynama bozukluğu için kullanılabilen başlıca terapi yöntemleridir.
Oyun oynamak tek başına bir bağımlılık göstergesi olmasa da oyun üzerindeki kontrol giderek azalıyor hatta kişi oyunu değil oyun kişiyi kontrol etmeye başlıyorsa, oyun diğer ilgi alanlarının ve günlük sorumlulukların önüne geçiyor ve yaşanan sorunlara rağmen oynamaya devam ediliyorsa bozukluktan şüphelenilebilir. Günlük dilde oyun bağımlılığı olarak da adlandırılan bu durumu Dünya Sağlık Örgütü oyun oynama bozukluğu olarak tanımlar.
Oyun oynama bozukluğu çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde görülebilir. Burada belirleyici olan günde kaç saat oyun oynandığından çok oyun davranışının kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir. Okul veya iş sorumluluklarının aksaması, sosyal yaşamın geri plana düşmesi ve kişi zarar gördüğünü fark ettiği halde oyun davranışını kontrol etmekte zorlanması dikkat edilmesi gerektiğini gösterebilir. Siz de çocuğunuzda ya da kendinizde oyun bağımlılığı olduğunu düşünüyorsanız detaylara göz atabilirsiniz.
Öne Çıkanlar
- Uzun süre oyun oynamak tek başına oyun oynama bozukluğu anlamına gelmez. Oyun üzerindeki kontrolün bozulması ve günlük yaşamın etkilenmesi belirleyicidir.
- Oyun oynama bozukluğunda oyun, zamanla diğer ilgi alanlarının ve günlük sorumlulukların önüne geçebilir.
- Kişi okul, iş, aile veya sosyal yaşamında sorunlar yaşamasına rağmen oyun oynamaya devam edebilir.
- Uyku düzeninin bozulması, okul veya iş sorumluluklarının aksaması ve sosyal yaşamın geri plana düşmesi sorunlu oyun kullanımına eşlik edebilir.
- Çocuklarda ve ergenlerde oyun kullanımı değerlendirilirken oyun başında geçirilen süre ile birlikte uyku, okul hayatı, aile ilişkileri ve günlük düzende yaşanan değişikliklere de bakılması gerekir.
- Oyun oynama bozukluğunun gelişiminde tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Psikolojik, sosyal ve oyunla ilişkili farklı etkenler bir arada rol oynayabilir.
- Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar, oyun oynama bozukluğu için kullanılabilen başlıca terapi yöntemleridir.
Oyun Bağımlılığı Nedir?
Oyun bağımlılığı, kişinin oyun oynama davranışı üzerindeki kontrolünün azalması ve oyunun zamanla günlük yaşamındaki diğer alanların önüne geçmesiyle ortaya çıkan bir çeşit bağımlılık yapıcı davranışlara bağlı bozukluktur. Dünya Sağlık Örgütü bu durumu “oyun oynama bozukluğu” olarak tanımlar. Tanıda oyunun ne kadar süre oynandığından çok kişinin davranışı kontrol edip edemediğine ve oyun nedeniyle günlük yaşamında ne tür sorunlar yaşadığına bakılır.
Oyun oynama bozukluğunda kişi oyuna her geçen gün daha fazla öncelik verebilir. İş, okul, aile ilişkileri veya sosyal yaşam bu nedenle geri planda kalabilir. Yaşanan sorunlara rağmen oyun oynamaya devam edilmesi veya oyun süresinin daha da artması da dikkat edilen özellikler arasındadır. Tanı konulabilmesi için bu davranışların kişinin kişisel, aile, sosyal, eğitim veya iş yaşamında belirgin bir bozulmaya yol açması gerekir.
Çok Oyun Oynamak ile Oyun Oynama Bozukluğu Aynı Şey midir?
Uzun saatler oyun oynamak klinik açıdan bilgisayar oyun bağımlılığı ile eş anlamlı değildir. Bir kişi yoğun biçimde oyun oynasa bile günlük sorumluluklarını yerine getirebiliyor, sosyal ilişkilerini sürdürebiliyor ve oyun dışındaki alanlara ilgi duyabiliyorsa uzmanlar genellikle bu durumu bozukluk olarak değerlendirmez. Belirleyici olan unsur oyun oynamanın kişinin işlevselliğini ne ölçüde sekteye uğrattığıdır.
Oyun oynama bozukluğunda kişi oyuna giderek daha fazla öncelik verebilir ve yaşadığı sorunlara rağmen oyun oynamayı bırakmakta zorlanabilir. Örneğin oyun nedeniyle derslerin veya işin aksaması, sosyal ilişkilerin geri plana düşmesi veya oyun süresini azaltmaya çalışmasına rağmen bunu başaramaması dikkate alınması gereken durumlar arasındadır.
Bu nedenle “Günde kaç saat oyun oynanırsa bağımlılık olur?” sorusuna net bir cevap vermek mümkün değildir. Bazı kişiler günde 2 saat oyun oynasa da aklı sürekli oyunda olabilir, günlük işlerinde dikkatini toplayamayabilir. Daha uzun saatler oyun oynayan başka birisi ise bilgisayarın başından kalkması gereken ve diğer işlerini halletmesi gereken zamanı planlayabilir ve o sürede diğer işlerine, hobilerine odaklanabilir. Bu nedenle oyun süresi değerlendirme aşamasında uzmanlara önemli bilgiler sunsa da tanı için oyun başında geçirilen zamanı bilmek yeterli değildir.
Oyun Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?
Oyun bağımlılığının en belirgin işaretleri oyun oynama davranışını kontrol etmekte zorlanmak, oyunun günlük yaşamdaki diğer alanların önüne geçmesi ve yaşanan sorunlara rağmen oyun oynamaya devam etmektir. Bu durum zamanla okul, iş, aile ve sosyal yaşamda belirgin değişikliklere yol açabilir. Başlıca oyun bağımlılığı belirtileri şunlardır:
- Oyuna ne zaman başlayacağını veya ne kadar süre oynayacağını kontrol etmekte zorlanmak,
- Oyun süresini azaltmaya çalışmasına rağmen bunu sürdürememek,
- Oyun oynamaya diğer ilgi alanlarından ve günlük sorumluluklardan daha fazla öncelik vermek,
- Okul, iş veya aile yaşamında sorunlar yaşanmasına rağmen oyun oynamaya devam etmek,
- Oyun nedeniyle daha önce keyif alınan etkinliklere daha az zaman ayırmak,
- Uyku, yemek veya günlük rutinlerin oyun nedeniyle aksaması,
- Sosyal ilişkilerin ve sorumlulukların giderek geri planda kalması.
Oyun oynayamadığında huzursuzluk veya sinirlilik yaşamak, oyun hakkında sık sık düşünmek, ne kadar oynadığını çevresinden saklamak ya da olumsuz duygulardan uzaklaşmak için oyuna yönelmek de bazı kişilerde görülebilir. Ancak bu belirtiler tek başına oyun oynama bozukluğu tanısı koymak için yeterli değildir. Belirtilerin ne kadar süredir devam ettiği ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği değerlendirmede önemlidir.
Oyun Oynama Ne Zaman Günlük Yaşamı Etkilemeye Başlar?
Oyun oynamaya ayrılan zaman okul, iş, uyku, aile ilişkileri veya sosyal yaşamı aksatmaya başladığında günlük yaşam üzerindeki etkiler belirgin hale gelebilir. Kişi oyun nedeniyle yapması gereken işleri erteleyebilir, daha önce ilgilendiği etkinliklere daha az zaman ayırabilir veya oyun süresini azaltmak istediği halde bunu yapmakta zorlanabilir.
Örneğin gece geç saatlere kadar oyun oynamak sabah uyanmayı ve günlük sorumlulukları yerine getirmeyi zorlaştırabilir. Oyun nedeniyle arkadaşlarla geçirilen zamanın azalması, aile içindeki sorunların artması veya okul/iş performansının düşmesi de dikkat edilmesi gereken değişiklikler arasındadır. Oyun, diğer ilgi alanlarının ve sorumlulukların önüne geçmeye başladığında kullanım alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmek gerekebilir.
Oyun Bağımlılığı Neden Gelişebilir?
Oyun bağımlılığının gelişmesinde kişinin psikolojik sağlık durumu, yaşadığı çevre, sosyal ilişkileri ve oyun oynama biçimi gibi pek çok faktör etkili olabilir. Bu nedenle çok oyun oynayan herkesin oyun oynama bozukluğu geliştireceğini söylemek doğru olmaz.
Araştırmalarda depresyon ve kaygı belirtileri, stres, yalnızlık, düşük benlik saygısı, dürtüsellik ve oyunları sorunlardan uzaklaşmak için kullanma gibi etkenlerin oyun oynama bozukluğuyla ilişkili olabileceği görülmektedir. Aile ilişkileri, sosyal destek, arkadaşlık ilişkileri ve okul yaşamında yaşanan sorunlar da bazı kişilerde riski artırabilir. Ancak bu etkenlerin bulunması kişinin mutlaka oyun bağımlılığı geliştireceği anlamına gelmez.
Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde gerçek yaşamdaki zorluklardan kaçış, sosyal onay arayışı, yalnızlık hissi veya düşük öz yeterlilik algısı gibi etkenler kişiyi oyuna daha fazla yönlendirebilir, internet ve teknoloji bağımlılığı gibi bağımlılıkların gelişmesine zemin hazırlayabilir. Aile ortamındaki çatışmalar, akran baskısı ve okul ya da iş stresinin yoğunluğu da risk faktörleri arasında sayılabilir.
Çocuklarda ve Ergenlerde Oyun Kullanımı Nasıl Değerlendirilir?
Çocuklarda oyun bağımlılığı değerlendirilirken yaş ve gelişim dönemi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Oyun, bu yaşlarda eğlenmenin yanı sıra arkadaşlarla iletişim kurmanın ve boş zamanı geçirmenin bir yolu olabilir. Bu nedenle yoğun oyun kullanımı her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak bu durumun sorun teşkil edip etmediğinin bir çocuk terapisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi daha sağlıklı olabilir.
Değerlendirmede çocuğun önceki alışkanlıklarıyla karşılaştırıldığında belirgin bir değişim olup olmadığına bakılabilir. Oyunun hayatında giderek daha fazla yer kaplaması, sınır konulduğunda ciddi çatışmalar yaşanması veya oyun dışındaki alanlara ilgisinin belirgin şekilde azalması dikkate alınabilecek değişikliklerdir.
Ailelerin oyunu doğrudan yasaklamak yerine çocuğun hangi ihtiyacını karşıladığını anlamaya çalışması da önemlidir. Arkadaşlarıyla vakit geçirmek, stresli bir dönemden uzaklaşmak veya kendisini daha başarılı hissettiği bir alan yaratmak oyun süresini artırabilir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken çocuğun oyun alışkanlığı kadar içinde bulunduğu dönem ve yaşadığı güçlükler de birlikte ele alınmalıdır. Ergenlerde oyun bağımlılığı için bir ergen terapisi uzmanı ile görüşmek daha doğru bir yol izlemeye yardımcı olabilir.
Yetişkinlerde Oyun Bağımlılığı Nasıl Görülebilir?
Yetişkinlerde video oyun bağımlılığı çoğu zaman iş performansının düşmesi, aile içi çatışmaların artması ve sosyal izolasyon biçiminde kendini gösterebilir. Yetişkin bireyler, yoğun iş temposundan veya duygusal streslerden kaçmak amacıyla oyunlara yönelebilir. Bu noktada oyun, baş etme stratejisi işlevi görmeye başlayabilir. Bazı kişiler oyunları stresli veya zorlayıcı duygulardan uzaklaşmak için daha sık kullanabilir.
Bilimsel bilgi notu:
Araştırmalar özellikle olumsuz duygulardan kaçmak veya bu duygularla başa çıkmak amacıyla oyun oynamanın, oyun oynama bozukluğu belirtileri ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Depresyon ve kaygı belirtileriyle de benzer ilişkiler bildirilmiştir. Ancak bu durumlar tek başına oyun oynama bozukluğunun nedeni olarak görülmemelidir.
Yetişkinlerde değerlendirme yapılırken oyun süresinden çok kişinin işini, ilişkilerini ve günlük düzenini sürdürüp sürdüremediğine bakmak daha anlamlıdır. Oyun nedeniyle bu alanlarda belirgin sorunlar yaşanmasına rağmen davranışın devam etmesi, profesyonel değerlendirme gerektirebilecek bir duruma işaret edebilir.
Oyun Bağımlılığı Uyku ve Eğitim Hayatını Nasıl Etkileyebilir?
Oyun oynamanın gece saatlerine kadar devam etmesi uyku saatinin gecikmesine ve uyku süresinin kısalmasına ve çeşitli uyku bozuklukları gelişmesine neden olabilir. Sorunlu oyun kullanımı olan kişilerde düşük uyku kalitesi, gündüz uykululuğu ve farklı uyku sorunlarının daha sık görülebildiğini gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Ancak oyun kullanımı ile uyku arasındaki ilişkinin karşılıklı olabileceği ve başka faktörlerden de etkilenebileceği unutulmamalıdır.
Eğitim hayatındaki etkiler ise oyun oynamanın derslerin, ödevlerin veya okul düzeninin önüne geçmesiyle daha görünür hale gelebilir. Ders çalışmaya ayrılan zamanın azalması, geç saatlere kadar oyun oynama nedeniyle gün içinde yorgunluk yaşanması veya okulla ilgili sorumlulukların ertelenmesi akademik süreci zorlaştırabilir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken sadece oyun süresine değil, öğrencinin okul düzeninde ve performansında belirgin bir değişiklik olup olmadığına da bakmak gerekir.
Oyun Bağımlılığı Sosyal İlişkileri Nasıl Etkileyebilir?
Çevrimiçi oyunlar arkadaşlarla vakit geçirmek, yeni insanlarla tanışmak ve bir grubun parçası olmak için sosyal bir alan sunabilir. Bu nedenle oyun üzerinden kurulan ilişkileri tek başına olumsuz değerlendirmek doğru değildir. Sorun, oyun diğer ilişkilerin giderek geri planda kalmasına neden olduğunda ortaya çıkabilir.
Oyun oynamaya ayrılan zaman arttıkça aileyle veya arkadaşlarla yapılan planlar daha sık ertelenebilir, yüz yüze iletişime ayrılan zaman azalabilir ya da kişi sosyal ihtiyaçlarını giderek daha fazla oyun ortamından karşılamaya başlayabilir. Ancak bu ilişkinin yönü her zaman aynı değildir. Sosyal olarak zorlanan veya kendini yalnız hisseden kişiler oyunlara daha fazla yönelebileceği gibi sorunlu oyun kullanımı da zamanla diğer ilişkilere ayrılan zamanı azaltabilir. Bu nedenle değerlendirmede oyun içindeki sosyal ilişkiler kadar kişinin oyun dışındaki ilişkilerini sürdürebilip sürdüremediğine de bakmak gerekir.
Oyun Bağımlılığı ile DEHB Arasında Bir İlişki Var mı?
DEHB ile oyun oynama bozukluğu birlikte görülebilir. Özellikle dikkat sorunları, dürtüsellik ve oyun süresini kontrol etmekte zorlanma bazı kişilerde aynı anda ortaya çıkabilir. Bu ilişkinin tek bir nedeni yoktur. Dikkat sorunları, dürtüsellik, oyunların hızlı geri bildirim sunması, stres, kaygı ve kişinin oyun oynama motivasyonu bu süreçte etkili olabilir. DEHB tanısı olan herkes oyun oynama bozukluğu geliştirmez. Benzer şekilde yoğun oyun kullanımı da kişinin DEHB olduğu anlamına gelmez. Her iki durum birlikte görülüyorsa belirtilerin ve günlük yaşama etkilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Bilimsel Bilgi Notu:
2022 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerinin ergenler ve genç yetişkinlerde internet oyun oynama bozukluğuyla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ancak bu ilişki doğrudan bir neden-sonuç bağlantısı olduğu anlamına gelmez.
Oyun Süresini Sağlıklı Biçimde Düzenlemek İçin Neler Yapılabilir?
Oyun süresini düzenlemek anlık kısıtlamalar yerine sürdürülebilir alışkanlıklar oluşturmayı gerektirebilir. Bunun için belirli bir günlük veya haftalık oyun bütçesi belirlenmesi, oyun oynamanın başka aktivitelerle dengelenmesi ve oyun öncesi ile sonrası için rutinlerin oluşturulması faydalı olabilir. Oyun süresini düzenlemeye yardımcı öneriler şunlardır:
- Oyun saatlerini önceden planlamak ve bir takvime bağlamak,
- Yemek, egzersiz ve uyku gibi rutinleri oyun düzeninden önce gelmek üzere önceliklendirmek,
- Oyun dışı aktiviteleri teşvik eden ortamlar yaratmak,
- Gece uyumadan önce belirli bir süre ekran kullanımını azaltmak,
- Oyunun neden bu denli çekici geldiğini fark etmeye çalışmak ve bu ihtiyacı başka yollarla karşılamak.
Koyduğunuz sınırları sürekli aşmanız, oyun süresini azaltmakta zorlanmanız veya oyun nedeniyle günlük yaşamınızın belirgin şekilde etkilenmesi durumunda sadece süreyi kısıtlamaya çalışmak yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda sorunun altında yatan nedenlerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Aileler Oyun Kullanımına Nasıl Yaklaşabilir?
Aileler çocukların oyun alışkanlıklarını şekillendirmede önemli bir görev üstlenebilir. Oyunu tamamen yasaklamak yerine kurallar ve sınırlar çerçevesinde yapılandırmak daha sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ebeveynlerin oyunlar hakkında çocuklarıyla açık bir diyalog kurması güven ortamını besleyebilir.
Evde oyun ve ekran kullanımıyla ilgili kurallar belirlenebilir. Bu kuralların açık, uygulanabilir ve tutarlı olması önemlidir. Yemek saatleri, uyku düzeni, okul sorumlulukları ve ailece geçirilen zaman oyun süresinden bağımsız olarak korunmalıdır.
Çocuğun oyun oynamasına doğrudan tepki göstermek yerine, oyun süresinin neden arttığını anlamaya çalışmak da yardımcı olabilir. Arkadaşlarıyla iletişim kurmak, stresli bir dönemden uzaklaşmak veya kendisini başarılı hissettiği bir alan yaratmak oyun oynamayı daha çekici hale getirebilir.
Ebeveynlerin kendi ekran kullanımını gözden geçirmesi de önemlidir. Çocuklar çoğu zaman evde gördükleri alışkanlıkları örnek alır. Bu nedenle aile içinde ortak bir ekran düzeni oluşturmak daha sürdürülebilir olabilir.
Oyun Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?
Oyun bağımlılığı tedavisi kişinin oyun kullanımının günlük yaşamını nasıl etkilediğine ve eşlik eden başka sorunlar olup olmadığına göre planlanır. Sadece oyun süresini azaltmaya yönelik adımlar yeterli olmayabilir. Önemli olan kişinin oyun üzerindeki kontrolünü yeniden kazanmasına ve günlük yaşamındaki dengeyi kurmasına yardımcı olmaktır.
Psikoterapi oyun bağımlılığından kurtulma sürecinde yararlanılabilecek yöntemlerden biridir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi oyunla ilgili düşünce ve davranışları fark etmeye, oyun süresini tetikleyen durumları tanımaya ve daha işlevsel başa çıkma yolları geliştirmeye yardımcı olabilir. Aile ilişkilerinin veya ev içindeki çatışmaların süreci etkilediği durumlarda aile temelli yaklaşımlar da değerlendirmeye dahil edilebilir.
Oyun oynama bozukluğuna depresyon, kaygı, DEHB veya başka psikolojik sorunlar eşlik ediyorsa bunların da ayrıca ele alınması gerekir. Bu nedenle tedavi sürecinde uzmanlar kişiye özel planlama yapar.
Oyun Bağımlılığında Terapi Nasıl Yardımcı Olabilir?
Terapi sürecinde sadece oyun süresine değil kişinin oyun oynama davranışını hangi durumlarda kontrol etmekte zorlandığına da odaklanılır. Stres, yalnızlık, kaygı veya günlük yaşamda yaşanan başka sorunlar oyun oynamayı artırıyorsa bu durumlar da görüşmeler sırasında ele alınabilir.
Bilişsel davranışçı terapi oyun oynama bozukluğu için en sık araştırılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Bu yaklaşımda oyunla ilgili düşünce ve davranış örüntülerini fark etmek, oyun süresini artıran durumları tanımak ve günlük yaşamda farklı başa çıkma yolları geliştirmek üzerinde çalışılabilir.
Terapi sürecinde kişinin oyun dışındaki yaşamını yeniden düzenlemesi de önemlidir. Uyku, sosyal ilişkiler, okul veya iş yaşamı ve günlük sorumluluklarda yaşanan sorunlar birlikte ele alınabilir.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Oyun oynamak günlük yaşamınızda giderek daha fazla yer kaplıyor ve kendi başınıza sınır koymakta zorlanıyorsanız profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Özellikle şu durumlar dikkate alınmalıdır:
- Oyun süresini azaltmak istediğiniz halde bunu tekrar tekrar başaramıyorsanız,
- Oyun, diğer ilgi alanlarınızın ve sorumluluklarınızın önüne geçmeye başladıysa,
- İş, okul, aile ve sosyal yaşamınız oyun nedeniyle belirgin şekilde etkileniyorsa,
- Yaşadığınız sorunlara rağmen oyun oynamaya devam ediyorsanız,
- Oyun kullanımıyla birlikte kaygı, depresif belirtiler veya başka psikolojik sorunlar yaşıyorsanız
Uzmanlar oyun kullanımınızı, günlük yaşamınıza olan etkilerini ve eşlik eden başka sorunlar olup olmadığını birlikte değerlendirebilir.
Oyun oynama alışkanlıklarınızın hayatınızı nasıl etkilediğini anlamak ve bu süreçte ihtiyaç duyduğunuz desteği belirlemek için Terappin’deki uzman psikologları inceleyebilir, ihtiyaçlarınıza uygun uzmanlardan randevu oluşturabilir ve seansınıza dilediğiniz yerden online katılabilirsiniz.
Sonuç
Oyun oynamak pek çok kişi için eğlenceli ve sosyal bir aktivitedir. Ancak oyun üzerindeki kontrol azaldığında ve oyun günlük yaşamın diğer alanlarının önüne geçmeye başladığında kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmek gerekebilir. Oyun kullanımınızı kontrol etmekte zorlanıyor veya bu durumun iş, okul, ilişkiler ya da günlük yaşamınız üzerindeki etkilerini fark ediyorsanız destek almak için sorunların daha da artmasını beklemeniz gerekmez.
Sık sorulan sorular
Çok oyun oynamak tek başına oyun bağımlılığı anlamına gelmez. Değerlendirmede kişinin oyun üzerindeki kontrolünü kaybedip kaybetmediğine, oyunun diğer ilgi alanlarının önüne geçip geçmediğine ve günlük yaşamın ne ölçüde etkilendiğine bakılır.
Oyun bağımlılığı oyun süresini kontrol etmekte zorlanma, oyuna giderek daha fazla öncelik verme ve yaşanan sorunlara rağmen oyun oynamaya devam etme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Tanıdan söz edilebilmesi için bu durumun günlük yaşamda belirgin bir bozulmaya yol açması ve örüntünün genellikle en az 12 ay boyunca sürmesi beklenir.
Çocuklarda oyun süresinden çok oyunun günlük yaşamı nasıl etkilediğine bakmak gerekir. Oyun diğer etkinliklerin önüne geçiyor, çocuk oyun süresini kontrol etmekte zorlanıyor veya aile, okul ve sosyal yaşam belirgin şekilde etkileniyorsa kullanım alışkanlıklarının daha yakından değerlendirilmesi gerekebilir.
Gece geç saatlere kadar oyun oynamak uyku saatinin gecikmesine ve toplam uyku süresinin azalmasına neden olabilir.
Oyun saatlerini önceden belirlemek, kuralları açık ve tutarlı hale getirmek ve uyku, yemek, okul ve aile zamanını korumak yardımcı olabilir. Çocuğun oyun süresinin neden arttığını anlamaya çalışmak ve kuralları mümkün olduğunca diyalogla belirlemek de önemlidir.
Oyun kullanımı iş, okul, aile veya sosyal yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığında, kişi oyun süresini azaltmak istediği halde bunu başaramadığında veya yaşanan sorunlara rağmen oyun oynamaya devam ettiğinde profesyonel destek düşünülebilir.
Bağımlılık konusunda çalışan uzmanlar
Oyun Bağımlılığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Sağlıklı Oyun Kullanımı ile tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz.
Size uygun uzmanı kısa sürede eşleştirelim; ilk seansta ne yaşadığınızı birlikte netleştirin.