Antidepresan Kullanmadan Önce Bilmeniz Gereken 7 Madde
- Antidepresanlar yalnızca depresyonda değil; yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve kronik ağrıda da kullanılabilir.
- Etki genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar; ilacın işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek için genellikle 4–6 hafta gerekir ve yanıt alınamazsa hekim tedaviyi değiştirebilir.
- Yan etkiler çoğunlukla ilk haftalarda belirgindir ve zamanla azalabilir; mide bulantısı, iştah ve kilo değişimi, uyku sorunları, baş ağrısı ve ağız kuruluğu sık görülenler arasındadır.
- Belirtiler düzeldikten sonra da tedavinin bir süre sürdürülmesi önerilir; bu süreyi hekim belirler, kişi iyi hissetse bile ilacı kendi başına bırakmamalıdır.
- Antidepresanlar benzodiazepinler gibi bağımlılık yapmaz; ancak aniden bırakıldığında kesilme belirtileri görülebilir, bu nedenle bırakma hekim kontrolünde kademeli yapılır.
Kısa Cevap
Antidepresan kullanmaya başlamadan önce bilinmesi gereken yedi nokta vardır: etki genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar; her antidepresan herkese aynı ölçüde iyi gelmez; yan etkiler çoğunlukla ilk haftalarda belirgindir ve zamanla azalabilir; tedavi genellikle aylar sürer ve süresini hekim belirler; antidepresanlar benzodiazepinler gibi bağımlılık yapmaz; aniden bırakılmamalıdır; tek başına etkileri sınırlı olabilir. Başlama, doz ve bırakma kararları hekimle verilir; psikoterapiyle birlikte yürütülen tedavi pek çok kişide daha kalıcı sonuç verebilir.
Terappin AI özeti: Antidepresanlar en yaygın reçete edilen psikiyatrik ilaçlar arasındadır ve depresyonun yanı sıra yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve kronik ağrıda da kullanılabilir; beyindeki sinir iletimini etkileyerek etki ederler. Yazı, kullanmadan önce bilinmesi gereken yedi noktayı anlatır: etki genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar ve işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek için genellikle 4–6 hafta gerekir; her antidepresan herkese aynı ölçüde iyi gelmez ve yanıt yoksa hekim tedaviyi değiştirebilir; yan etkiler çoğunlukla ilk haftalarda görülür ve azalabilir; tedavi genellikle aylar sürer ve süresini hekim belirler; antidepresanlar benzodiazepinler gibi bağımlılık yapmaz; aniden bırakıldığında kesilme belirtileri görülebileceğinden bırakma hekim kontrolünde kademeli yapılır; tek başına etkileri sınırlı olabilir. Yanıt kişiden kişiye değişir; ilaç tedavisiyle birlikte yürütülen psikoterapi tedavinin kalıcılığını artırabilir.
Günümüzde antidepresanlar en yaygın şekilde kullanılan ve en çok reçete edilen psikiyatrik ilaçlar arasındadır. Antidepresan denilince bu grupta yer alan ilaçların yalnızca depresyon belirtilerinde ve tedavisinde kullanıldığını düşünen pek çok kişi bulunmaktadır. Ancak antidepresanlar oldukça geniş kullanım alanına sahiptir. Antidepresanların etki ve yan etkilerinden faydalanılarak pek çok psikiyatrik hastalık tedavi edilmektedir.
Depresyon başta olmak üzere yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozukluğu, obsesif kompülsif bozukluk ve kronik ağrı gibi pek çok hastalıkta kullanılmaktadır. Antidepresanlar, beyinde sinir hücreleri arasındaki haberleşmeyi sağlayan nörotransmitter adlı maddelerin işleyişini etkiler. Etkileri tek bir kimyasal maddeyle açıklanamaz; zaman içinde gelişen uyum süreçleri de tedavi yanıtında rol oynar.
Antidepresanların insanlar üzerindeki etkisi 1970’li yıllarda keşfedilmiştir. Ülkemizde kullanılmaya başlandığı yıldan itibaren kullanım miktarı her yıl giderek artmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın verileri, 2020’ye kadarki 11 yılda antidepresan kullanım miktarının yaklaşık yüzde 70 arttığını göstermektedir.
Bu kadar yaygın kullanımına rağmen insanların çoğunluğu bu ilaçlar hakkında ya kısıtlı bilgiye ya da yanlış bilgiye sahiptir. Antidepresan tedavisine bir hekim tarafından yeterli değerlendirmeler yapıldıktan sonra kişiye özel bir tedavi protokolü ile başlanmaktadır. Tedavi amaçlanırken hasta özellikleri; yaş, ek medikal durumlar, kullanılan diğer ilaçlar, hamilelik gibi riskli durumlar göz önünde bulundurulmaktadır.
Antidepresanlar hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olmak hem tedavinin başarılı olmasını hem de kişilerin bu süreci daha iyi yönetmelerini sağlar. Hasta ve yakınlarının hastalık ve ilaç kullanımı konusunda eğitilmeleri ve bilgilendirilmeleri tedaviye uyumu arttıran ilk faktörlerden bir tanesidir. Kişilerin antidepresan kullanımına karar verdikten sonra bilmeleri gereken yedi önemli nokta vardır:
1. Antidepresanların etkilerini göstermesi için zamana ihtiyaç vardır.
Antidepresanların etkisi genellikle hemen ortaya çıkmaz; ilk olumlu değişiklikler çoğu zaman birkaç hafta içinde fark edilmeye başlar. Bu etki kişinin metabolizması, hastalığın türü ve şiddeti, hastalığın belirtilerine göre farklılık göstermektedir. Kullanılan ilacın etkili olup olmadığını değerlendirmek için genellikle 4-6 haftalık süreye ihtiyaç vardır.
2. Her antidepresan herkese iyi gelmez.
Yeterli süre ve dozda kullanıma rağmen olumlu bir yanıt alınamazsa bu durum hekimle değerlendirilmelidir. İlacı kendi başına bırakmak yerine hekimin başka bir antidepresana geçme ya da ilaç ekleme önerisine iş birliği içinde yaklaşmak önemlidir. Hekim ilaç seçerken kişinin ya da yakın akrabalarının daha önceki ilaç deneyimlerini de dikkate alabilir.
3. Antidepresan kullanımına bağlı yan etkiler görülebilir.
Antidepresanların yan etkileri çoğunlukla ilk iki hafta içinde belirgin olarak görülebilmektedir. Bu yan etkiler genellikle zamanla azalmaktadır. Yan etkiler ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterir. Her hastada yan etki ortaya çıkmayabilir ve birçok insan için yan etkiler hafif derecede olmaktadır. En sık karşılaşılan yan etkiler; mide bulantısı, iştahta artma veya azalma, kiloda artma veya azalma, kabızlık veya ishal, uyku hali, uyku bozuklukları, baş dönmesi, baş ağrısı, ağız kuruluğu, aşırı terleme, yorgunluk, halsizlik, sinirlilik gibidir.
4. Antidepresan tedavisi genellikle aylar sürer.
Belirtiler düzeldikten sonra da tedavinin bir süre sürdürülmesi önerilir; bu süre çoğu zaman altı ay ile bir yıl arasında değişse de kişiye ve hastalığın seyrine göre hekim tarafından belirlenir. Kişi kendini iyi ve iyileşmiş hissetse bile ilaç kullanımına hekimin önerdiği süre boyunca devam etmelidir. Önerilen zamandan önce ilacın kesilmesi tedavinin yarıda kalmasına ve belirtilerin tekrarlanmasına neden olabilir. Bu süre kişiden kişiye ve hastalığa göre farklılık göstermektedir. Tedaviye dirençli gibi gözüken hastaların önemli bir kısmında yeterli doz ve süreyle ilaç kullanımına devam edilmediği görülmektedir.
5. Antidepresanlar benzodiazepinler gibi bağımlılık yapmaz.
Toplumda yaygın olan inancın aksine antidepresanlar, benzodiazepinler gibi bağımlılık yapan ilaç grupları arasında yer almaz; kişide ilacı giderek artan dozlarda alma isteği yaratmaz. Bununla birlikte düzenli kullanımda vücut ilaca uyum sağlar; bu nedenle aniden bırakıldığında kesilme belirtileri görülebilir.
6. Antidepresanlar kontrolsüz bir şekilde birden bırakılmamalıdırlar.
Pek çok kişi kendini iyi hissetmeye başladığı için veya fayda sağladıklarını düşünmedikleri için bırakma kararı almaktadır. Kişiler bu kararın ardından birden ve doktoruna danışmadan ilaç kullanımını kesmektedir. Bunun sonucunda ilaç kesilme reaksiyonu denilen bazı belirtiler ortaya çıkabilir.
Trisiklik antidepresan (TSA) bırakma sendromu, uzun süreli tedavinin birden sonlandırılmasıyla ortaya çıkabilecek belirtileriyle ilgili olarak tanımlanan klinik bir tablodur.
Bunlar; mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, el titremesi, uyku bozuklukları gibi belirtilerdir. Bu belirtiler aynı zamanda bağımlılıkta görülen yoksunluk belirtileriyle benzer olduğu için kişiler antidepresanların bağımlılık yaptığı gibi bir düşünceye kapılabilmektedir. Ancak bunlar beynin alışmış olduğu dozun birden ortadan kalkmasına bağlı ilaç kesilme reaksiyonlarıdır. Bu belirtilerin ortaya çıkmaması için antidepresan kullanımı doktor kontrolünde kademeli doz azaltımı yapılarak bırakılmalıdır. Bazen kullanılan ilaç tipine göre bırakmaya yardımcı olacak kısa süreli başka bir ilacın kullanımı da önerilebilir.
7. Antidepresanların tek başına etki oranları sınırlıdır.
Depresyonun tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi ayrı ayrı ya da birlikte kullanılabilmektedir. Antidepresanlara yanıt kişiden kişiye değişir; yeterli ve düzenli tedaviye rağmen bazı kişilerde kısmi yanıt alınabilir ya da hiç yanıt alınamayabilir. Bu durumda tedavi planı hekimle birlikte yeniden değerlendirilir.
Antidepresanlar kişilerin hayatında var olan durumları ve sorunları değiştirmez ve ortadan kaldırmaz. Ancak var olan durumlara ve koşullara daha farklı, iyi hissedilmesine neden olarak tedavi sağlar. Araştırmalar, psikoterapinin de depresyon tedavisinde etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir.
Bazı çalışmalarda psikoterapi sonrasında belirtilerin tekrarlama oranlarının daha düşük olduğu bildirilmiştir. Ancak kişinin öncelikle terapiye başlayamayacak kadar ağır depresyon belirtileri gösterdiği durumlarda ilaç tedavisinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekebilir. Araştırmalar antidepresan kullanımı ve psikoterapinin beraber yürütülmesinin tek başına ilaç tedavisi ya da tek başına psikoterapiye göre daha etkili olabildiğini göstermektedir. İlaç tedavi sürecine eşlik eden psikoterapide öğrenilen beceriler, başlanılan ilaç tedavisinin kalıcılığını artırırken kişiye rahatsızlık veren belirtilerin tekrarlanmaması için süreci destekler.
İlaç kararı hekiminle, terapi desteği Terappin'de
Yukarıdaki yedi madde ilaç tedavisini daha bilinçli yönetmene yardımcı olur; ancak başlama, doz ve bırakma kararı yalnızca psikiyatristinle verilir. Araştırmaların gösterdiği gibi ilaç tedavisine eşlik eden psikoterapi hem tedavinin kalıcılığını artırabilir hem de belirtilerin tekrarını azaltabilir. Depresyon alanında çalışan Terappin uzman klinik psikologlarıyla online görüşebilir, önce Beck Depresyon Testi ile belirtilerinin düzeyine bakabilirsin.
KAYNAKÇA
https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/kpd_7_80_17_24.pdf
https://www.draycacan.com/antidepresanlar-hakkinda-hersey
https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-depresyon-tedavisinde-psikoterapi-77656.html
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/839437
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
- Antidepresan tedavisine başlamayı düşünüyor ama ilaç dışında neler yapabileceğini bilmiyorsan bir psikologla görüşmeyi düşünebilirsin.
- 4–6 haftadır ilaç kullanıyor ama belirtilerinde iyileşme hissetmiyorsan ilacı kendi başına kesmek yerine hekiminle görüşmelisin.
- İlaç kullanırken yaşadığın sorunların kaynağıyla çalışmak ve belirtilerin tekrarlamasını önlemek istiyorsan psikoterapiye başlamayı düşünebilirsin.
- Kendine zarar verme ya da intihar düşüncelerin varsa beklemeden 112'yi aramalı ya da en yakın acil servise başvurmalısın.
Bu Konuda Destek Alabileceğin Uzmanlar
Özetle
Antidepresanlar beyindeki sinir iletimini etkileyerek etki eder ve en yaygın reçete edilen psikiyatrik ilaçlar arasındadır.
Tedaviye hekim değerlendirmesinden sonra; yaş, ek hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar ve gebelik gibi durumlar göz önünde bulundurularak kişiye özel başlanır.
Her antidepresan herkeste aynı sonucu vermez; yeterli sürede yanıt alınamazsa hekim başka bir ilaca geçebilir ya da ilaç ekleyebilir.
Erken bırakmak tedavinin yarıda kalmasına ve belirtilerin tekrarlamasına yol açabilir; tedaviye dirençli görünen bazı durumlarda ilacın yeterli doz ve sürede kullanılmadığı görülür.
Antidepresanlara yanıt kişiden kişiye değişir; ilaç tedavisiyle birlikte yürütülen psikoterapi pek çok kişide tek başına yöntemlere göre daha yararlı olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Birkaç kısa soruyla sana en uygun psikoloğu birlikte bulalım.