Anksiyete Nedir, Belirtileri Nelerdir, Tedavi Yöntemi Nasıldır? | 2022 Rehberi

Anksiyete Nedir, Belirtileri Nelerdir, Tedavi Yöntemi Nasıldır? | 2022 Rehberi

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
05.11.2021 tarihinde oluşturdu.

Anksiyete (kaygı bozukluğu), kişinin kaygılarını yönetemediğinde günlük yaşamını sekteye uğratacak olumsuzluklar yaşatan ruhsal bir hastalıktır. Anksiyeteye neden olan durumları ve çözüm yollarını sizin için inceledik.

 

Anksiyete nedir, son 10 yılın sıkça aratılan sorularından birisi. 

Delicisine hızla akan yaşamlar, sürekli bir yetişme çabası, modern hayatın çılgın döngüsü kaygı ve endişenin en büyük tetikleyicileri. 

Bedenimiz ve ruhumuz bu meydan okumaya hazır mı?

Online terapi uygulaması “Terappin” ile kendinizi keşfedin!

Anksiyete Nedir?

Anksiyete (kaygı bozukluğu), kişinin kaygılarını yönetemediğinde günlük yaşamını sekteye uğratacak olumsuzluklar yaşatan ruhsal bir hastalıktır.

Günlük yaşam içerisinde pek çok olay kaygı duymamıza sebep olabilir. Temelde kaygı tedbir almamızı kolaylaştıran bir duygudur.

Kaygı duyduğumuz zamanlarda bilişsel yetilerimiz daha hızlı çalışır, beynimize oksijen gider ve kan dolaşımımız hızlanır.

Bu haliyle sorunlar karşısında etkin ve hızlı çözümler üretmemize yardımcı olsa da kontrol edilemediğinde kaygı duygusu bir felakete dönüşebilir.

Kaygının yüksek düzeydeki seyri yalnızca ruhsal değil bedensel hastalıklara da sebep olmaktadır.

Olası fiziksel hastalıkların  şunlardır: Nefes darlığı, terleme, hazımsızlık ve ellerde titreme.

Online terapi ile kaygı bozukluğunu tedavi etmek artık çok kolay!

“Terappin” her an yanınızda!-

Anksiyete Bozukluğunun Nedeni Yalnızca Travmalar Değildir

Anksiyete nedir konusunu aydınlattıktan sonra nedenleri üzerine konuşmak çözüm sürecini hızlandıracaktır.

Pek çok insan anksiyetinin en büyük tetikleyicisinin- belki de tek- travma olduğu kanısındadır. Oysaki kaygı bozukluğunu tetikleyen pek çok durum söz konusudur.

Anksiyete nedenleri her ne kadar açıklığa kavuşturulamasa da aşağıda sıralayacağımız nedenler en sık görülenleridir:

  • Anksiyete bozukluğu genetik olabilir

Evet, anksiyete bozukluğunun temel nedenlerinden birisi gen aktarımıdır. Ailemizde herhangi bir birey kaygı bozukluğunu deneyimlediyse siz de risk altındasınızdır.

  • Olumsuz çevresel faktörler anksiyete bozukluğunun en büyük tetikleyicisidir

İçinde bulunduğumuz sosyal çevre duygusal ve ruhsal gelişimimizde büyük rol oynar. 

Çocukluktan erişkinliğe kadar olan dönemde deneyimlediğiniz herhangi bir sarsıntı anksiyete oluşumuna olumsuz yönde katkı sağlayabilir. 

Örneğin; cinsel istismara uğramak, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalmak, akran zorbalığı, aile içinde ihmal edilmek, bir yakınınız kaybı gibi durumlar tehlikeli bir kaygı bozukluğunun habercisidir. 

  • Madde kullanımına dikkat

Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi madde kullanımına yönelmemize neden olan üç temel faktör: stres, üzüntü ve gerginliktir.

Bu maddelerin fazla kullanımı değil aynı zamanda yoksunluğu da anksiyeteye sebep olmaktadır. 

  • Bedensel hastalıklar ruhsal hastalıkları da beraberinde getirir

Özellikle tiroit, ciğer ve kalp hastalıkları kaygı bozukluğuna neden olurlar. Ya da yaşanan kaygı bozukluğu belirtilerini ve şiddetini arttırabilirler. 

anksiyete_nedir

Anksiyetenin tek belirtisi yoğun kaygı duygusu mu?

Kaygı, anksiyete hastalığını tanımlayabilecek en temel duygu durumudur.

Bu olumsuz duygu anksiyete hastası olan pek çok insanda gözlemlense de hastalığın belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. 

Kaygı bozukluğunun en yoğun görülen belirtilerini listeledik. 

Bunlardan birini ya da birkaçını kendinizde deneyimliyorsanız “anksiyete nedir” başlığımızı okumalı ve hemen online bir anksiyete terapisine başlamalısınız. 

İşte o nedenler:

Nedensiz kaygı ve endişe

Nefes darlığı, terleme, ağız kuruluğu

Kalp atışlarında hızlanma ve panik atak

Odaklanamama ve dikkat dağınıklığı

Hazımsızlık problemleri

Umutsuzluk ve üzüntülü durumlara yoğunlaşmak

Yapılan araştırmalara göre anksiyete bozukluğu özellikle kadınlarda ve gelir seviyesi düşük kimselerde yoğun bir şekilde görülmektedir.

Erken tanı ve tedavi ile kaygı bozukluğundan kurtulun! Terappin her an sizinle!

Anksiyete Bozukluğunun Türleri

Anksiyete nedir?

“Kesinlikle yapamam.” 

“Eyvah yine yüksek not alamayacağım.” 

“Benden adam olmaz ki zaten!” gibi negatif cümleler sizi ele geçirdiyse, yaptığınız her işten ve yaşadığınız her olaydan endişe duyuyorsanız kaygı duygunuz bir rahatsızlık haline gelmiştir. Bu durum anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır.

Anksiyete Bozukluğunun birçok alt türü vardır:

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB)

Bireylerin kendilerini kışkırtacak çok az şey varken hatta hiçbir şey yokken duyduğu yoğun endişe ve kaygı duygusuna yaygın anksiyete bozukluğu denir. 

Yaşanan olağanüstü bir olumsuzluk sonrası hayata adapte olamama ve stres yönetimini sağlayamama halidir. Günlük yaşamdaki işlevselliği düşürecek patolojik sorunlara sebep olur. 

Panik bozukluğa sahip kimselerde ağırlıkta görülen agorafobi kapalı alanlarda duyulan güvensizlik duygudur. Agorafobi hastaları AVM, otopark, hastane gibi kalabalık ortamlarda kendilerini güvende hissetmezler. Tek güvenli yerin evleri olduğunu düşünürler. Aylarca, haftalarca evlerinden çıkmaktan kaçınabilirler.

  • Seçici Mutizm

Zorbalık, baskı ve şiddet gören çocuklarda sıkça görülen Seçici Mutizm, oluşan olumsuz durum sonrası konuşma becerilerinin kaybedilmesi halidir.

  • Ayrılma Anksiyetesi

Anne ve bebek arasında görülen stres bozukluğunun adıdır. Eğer anne ve bebek 18 aydan sonra ayrı kalamıyorsa, bağımlı yaşıyorsa ve ayrı kaldıklarında yoğun bir stres ve endişe durumu meydana geliyorsa bu durum ayrılma anksiyetesi olarak adlandırılır.

Nesnelere ve canlılara yüklenilen yoğun korku duygusudur. Özellikle böcek, kedi, köpek gibi hayvanlara karşı geliştirilen bu duygu anksiyetenin en sık rastlanan türlerinden biridir.

 

Kaygı Bozukluğu ile Nasıl Başa çıkabilirim?

Anksiyete nedir sorusunu net bir şekilde cevapladıktan sonra bu hastalıkla nasıl baş edeceğimizi konuşmanın tam vakti.

Online anksiyete tedavisi bu süreçte en büyük destekçiniz olacaktır. 

İnternet erişiminizin olduğu her yere kolaylıkla taşıyabileceğiniz online terapi ile huzur dolu ve sakin günler geçirebilirsiniz.

 Uzmanlarımız hastanın kaygı bozukluğunun tetikleyicilerini ve ortaya çıkış biçimlerini analiz ettikten sonra her bir danışan için en uygun olan tedavi metodunu uygular. 

Anksiyete bozukluğunun tedavisinde 3 temel metot tercih edilir:

Davranışsal Terapi

Psikoterapi

İlaç Tedavisi

Tedavinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için bu metotların doğru uygulanması ve düzenli takip edilmesi gerekir. 

200’den fazla uzman psikologla çalışan Terappin uygulaması ile güvendesiniz!

Online Anksiyete Terapisinde Uygulanan Tedavi Metotları

Online terapilerin güvenilirliği pek çok danışanın endişe duyduğu bir konudur. 

Terappin mobil terapi uygulaması ile bütün endişelere son!

Uzman psikologlarımız kaygı bozukluğunu önlemede aşağıdaki açıklayacağımız tedavi yöntemlerini uygulamaktadır: 

  • Bilişsel Davranış Terapisi

Bu tedavi yönteminin temel hedefi; kişilere duygu yönetimini öğreterek uygulanabilir beceriler kazandırmaktır. 

Panik atakların önüne geçmede ve rasyonel olmayan düşünce kalıplarını değiştirmede büyük rol oynar. 

Bu tedavi yönteminde uzman psikologlarımız danışana tedavinin mantığını açık bir şekilde aktarır. Böylece hastaların kaygı verici durumlarla karşılaştıklarında kaçmak yerine çözüm üretmeleri hedeflenir.

  • Psikoterapi

Psikoterapinin amacı, kişinin kendi duygularını tek başına etkin bir şekilde yönetebilecek hale gelmesidir. 

Bu sebeple bireyler kendi davranış kalıplarını anlamalı ve stresle başa çıkma yolları geliştirmelidir. 

Uzun soluklu bu tedavi biçimi, kaygı bozukluğunun en etkili iyileştirme metotlarından birisidir.

Tedaviye başlamadan önce aşağıda belirtilen başlıklar aydınlatılır:

Hastanın yaşadığı anksiyetenin boyutu

Diğer ruhsal ve fiziksel bozukluklarla bir arada olup olmadığı

Hangi davranış biçimlerinin bu süreçte aktif rol oynadığı

Sonrasında uzmanlarımız danışana özel tedavi sistemini belirler. 

  • İlaç Tedavisi

Anskiyete bozukluğunun ilaç tedavisinde üç ilaç kategorisi sıkça kullanılır:

Sakinleştirici etkisi olamayan davranış düzenleyiciler

Antidepresanlar

Beta Blokerlar (kalp ritminin düzenlenmesine yardım eder)

Online Tedavimin Etkinliğini Nasıl Arttırabilirim?

Şimdiye kadar anksiyete nedir, belirtileri nelerdir, tedavide hangi metotlar kullanılır başlıklarını detaylı bir şekilde konuştuk.

Evde, iş yerinde, seyahatte, sosyal hayatta online terapileriniz verimini arttırmanız mümkün!

Size iyi gelecek, çoğu zaman bir uzmana ihtiyaç duymadan uygulayabileceğiniz iyileşme yöntemleri şunlardır:

  • Sosyalleşin

İnsanlarla konuşmak ve fikir alışverişlerinde bulunmak kaygılarınızı azaltmanıza yardımcı olacaktır.

Farklı gözler, farklı düşünceler sizin de içinde bulunduğunuz durumu farklı değerlendirmenize, belki şu ana kadar göremediğiniz bir yanını anlamınıza zemin hazırlar. 

Böylece neden-sonuç ilişkilerini daha hızlı kurup daha çözüm odaklı yaklaşabilirsiniz.

  • Egzersizi ihmal etmeyin

Sporun iyileştirici gücü herkes tarafından bilinmekte. Yalnızca bedenlerimizi değil ruhlarımızı da iyileştiren egzersizler daha sakin ve dikkatli olmanıza yardım eder.

Nefes egzersizleri, hafif tempolu yürüyüşler ve esneme hareketleri ile zihninizi boşaltıp daha kontrollü davranabilirsiniz.

  • Yazı Yazın

Yazmak hatırlamaktır! 

Günlük duygu durumunuzun kaydını tutabilirsiniz. Böylece ruhunuzda hatta bedeninizde yaşadığınız olumlu ve olumsuz tüm gelişmeleri rahatça takip edebilirsiniz. Bunları psikoloğunuzla paylaşıp çözümler üretebilirsiniz. 

İyileştiğiniz noktaları görmek ise sizi motive edip kendinize, doktorunuza, tedavinize duyduğunuz güveni arttıracaktır. 

  • Beslenme Düzeninize Dikkat Edin

Yediğimiz her şey vücudumuza olumlu ve olumsuz birçok katkıda bulunur. Anksiyete atağınız geldiği anda şekerli gıdalar tüketmekten sakının.

Protein ağırlık beslenmek ve bol su içmek, ataklarınızı hafif atlatmanıza ve sindiriminize yardım edecektir. 

Anskiyete Risk Faktörleri

anksiyete_nedir

Maalesef günümüzde pek çok insan kaygı durumu bozukluğuna daha yatkın olabiliyor. Bu eğilimin çeşitli sebeplerini birlikte inceleyelim. 

  • Depresyonu sıkça deneyimleyen bireylerde anksiyete olma ihtimali daha yüksektir.
  • Madde bağımlılığı ve hormanel aktiviteyi dengesizliğe sokan birçok durum anksiyetenin en büyük tetikleyicisidir.
  • Çocuklukta deneyimlenen herhangi bir istismar durumu bir nesne ya da insana takıntılı şekilde odaklanmaya sebep olduğundan risk faktörü olarak kabul edilir.
  • Genetik yatkınlık uzmanlar tarafından sıkça tartışılan bir konudur. Tedaviye başlamadan önce aile bireyleri üzerinde de detaylı bir soruşturma gerçekleştirilir.

 




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!