Obsesif Kompülsif Bozukluk Nedir? İnsanlar Neden Takıntılı Olur?

Yazan: Terappin | 06 Aralık 2022 tarihinde yayınlandı. 13 Ocak 2023 tarihinde güncellendi.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), günümüzde sosyal medyanın da etkisiyle adından sıkça söz ettirmeyi başaran ruhsal hastalıkların başında geliyor. OKB’nin günden güne bilinirliğinin artması, farkındalık açısından olumlu gibi görünse de; maalesef OKB sayılamayacak sıradanlıkla eylemlerin dahi OKB ile bağdaştırılır hale gelmesi, gerek OKB’den muzdarip kimselerin gerekse psikolog ve psikiyatrların en çok şikayetçi oldukları problemlerin başında geliyor. Özellikle düzenli ve titiz olma üzerinden OKB ile ilişkilendirilen çoğu davranışın OKB kapsamına girmiyor oluşuna karşılık ısrarla OKB gibi lanse edilmesi, hastalığın yanlış tanımlanması ve anlaşılmasına yol açabiliyor. Peki, söylentilerin aksine Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir? Bu yazımızda OKB’yi en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz. Yazı boyunca aşağıdaki sorulara cevap arıyor olacağız:

 

  1. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?
  2. Obsesyon (Takıntı) Nedir?
  3. Kompulsiyon (Zorlantı) Nedir?
  4. Her Obsesyon ve Kompulsiyon Obsesif Kompulsif Bozukluk Anlamına Mı Gelir?
  5. Her Obsesif Kompulsif Bozukluğa Sahip Birey Aynı Obsesyon ve Kompulsiyonları Mı Tecrübe Eder?
  6. Obsesif Kompulsif Bozukluk Semptomları Nelerdir?
  7. Obsesif Bozukluğa Neler Sebep Olur?
  8. Obsesif Kompulsif Bozukluk Teşhisi Nasıl Konur?
  9. Obsesif Kompulsif Bozukluk ile Bağlantılı Diğer Bozukluklar Nelerdir?
  10. Obsesif Kompulsif Bozukluğa Karşı Önlem Alabilir Miyiz?
  11. Obsesif Kompulsif Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?
  12. Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisinde Terapiler ve İlaçlar İşe Yaramazsa Ne Olur?
  13. Obsesif Kompulsif Bozukluk İçin Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalıyım?

Bu sorulara vereceğimiz cevapların OKB konusunda herkesi daha bilgili ve bilinçli olmaya teşvik edeceğini, yalnızca bunla da kalmayıp OKB ile aktif olarak mücadele eden veya OKB şüphesi duyduğu için kafasında pek çok soru işareti bulunan kimselere de yararlı olacağını umuyoruz!

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? 

Takıntı haline getirildiği düşünülen en ufak bir hareketin bile Obsesif Kompulsif Bozukluk olarak kolaylıkla adlandırılabildiği bir çağdayız; ancak OKB, zannedilenin tersine her takıntı benzeri davranıştan çıkacak bir sonuç kesinlikle değil. Bunu, yazı boyunca sık sık tekrar etmeyi planlıyoruz; çünkü OKB ile karıştırılan davranışların altını tekrar tekrar çizerek yanlış düşünceleri ve bilgileri zihninizden uzaklaştırmaya çabalıyoruz. O halde şu soruya artık cevap verme vakti geldi: Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk, kişilerde anksiyeteye sebebiyet veren bir ruhsal hastalıktır. Burada altını çizmemiz gereken bir nokta var: OKB'nin anksiyeteye sebep olması, OKB ve anksiyetenin aynı şey olduğu anlamına gelmez. OKB tanısı konulan bireyler, kontrol edemedikleri obsesyonlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu obsesyonlar; düşünce, korku ya da arzular halinde ortaya çıkabilir. OKB’li bireyler, bahsi geçen kontrol edilemeyen obsesyonların yarattığı anksiyeteyle baş etmek amacıyla tekrar eden hareketlerde bulunur. Bu tekrar eden hareketlere ise ‘‘kompulsiyon (zorlantı)’’ adı verilir. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar, hastalığın adından da anlaşılabileceği üzere, hastalığı inşa eden iki ana öğedir. Bu iki öğenin birleşimiyle bireyi yoğun anksiyeteye ve strese boğan hastalık, gündelik yaşamı yaşanmaz hale getirecek seviyeye kolayca ulaşabilir.

 

Obsesyon (Takıntı) Nedir? 

Hem obsesyonların hem de kompulsiyonların üzerinden tekrar geçmekte fayda var. İlk olarak obsesyonlarla başlayalım. Öncelikle obsesyonlar (takıntılar); bireylerin kontrol edemedikleri, tamamen istemsizce geliştirdikleri, sık sık tekrar eden rahatsızlık verici düşüncelerdir. Obsesyonlar bireyin kontrolünde olmadıkları için günün her anında kendini gösterebilir, birden fazla kez ortaya çıkabilir. Sık rastlanan obsesyon örnekleri şunlardır:

 

  • Bir şey tamamlanıp tamamlanmadığına dair yüksek derecede endişe duymak
  • Önemli olduğu düşünülen herhangi bir şeyi kaybetmekten ya da görmezden gelmekten korkmak
  • Agresif davranışlar geliştirip kendine ya da sevdiklerine zarar vermekten korkmak
  • Çevreden veya insanlardan herhangi bir şeylerin bulaşabilir olmasından korkmak
  • Rahatsız edici cinsel düşünceler ve görüntüler
  • Dine yönelik rahatsız edici duygu ve düşüncelerin yarattığı korku
  • Simetriye ve düzene aşırı önem verme
  • Belirsizliklerden fazlasıyla rahatsız olma ve belirsizlikten kaçınma

 

Kompulsiyon (Zorlantı) Nedir? 

Kompulsiyon, diğer adıyla zorlantı, bireyin obsesyonlara karşı geliştirdiği bir çeşit savunma mekanizmasıdır diyebiliriz. Bireyler, obsesyonlardan kurtulmak ve/veya kaçınmak için tekrar eden davranışlara sığınırlar. Bu tekrar eden davranışlardan beklentileri, obsesyonların önüne geçmeleri ve dolayısıyla onları sonlandırmalarıdır. El yıkamak, temizlik yapmak, bir şeyleri sürekli kontrol etmek (kapının kilitli olup olmadığını, ocağın yanıp yanmadığını kontrol etmek gibi) gibi davranışların yanı sıra zihinsel davranışlar da (1’den 10’a kadar saymak gibi) kompulsiyon kapsamına girer. Gerek obsesyonlar gerek kompulsiyonlar, bireyin yaşantısını ve diğer bireylerle etkileşimini zora sokar. Çoğunlukla gözlemlenen kompulsiyonlar şunlardır:

 

  • Kendisine zarar verdiğini düşündüğü insanlardan, mekanlardan nesnelerden bilinçli şekilde kaçmak (Bu durum, OKB sahibi bireyin sandığının aksine kendisine fiziksel ve ruhsal anlamda çok daha büyük zararlar verebilir; ancak OKB sahibi birey, bunu bir kompulsiyon olarak gerçekleştirdiği için bu muhakemeyi yapamaz.)
  • Bir şeyleri hep aynı şekilde düzenlemek ya da organize etmek
  • Sürekli onaylanma ve rahatlatılma beklentisine sahip olmak
  • Aşırı derecede ya da ritüelleştirerek duş almak, diş fırçalamak, tuvalete gitmek ya da el yıkamak
  • Ev eşyalarının tekrar tekrar temizlenmesi
  • Kapıları, kilitleri, cihazları tekrar tekrar kontrol etmek
  • Sayı saymak, sayıları tekrar etmek, belirli sayıları/kelimeleri/cümleleri sürekli olarak tercih etmek veya belirli sayılardan/kelimelerden/cümlelerden tamamen kaçınmak gibi pek çok ritüel oluşturmak

Her Obsesyon ve Kompulsiyon Obsesif Kompulsif Bozukluk Anlamına Mı Gelir? 

Kesinlikle hayır. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar esasında tüm bireylerde mevcuttur. Bu, dünya üzerindeki tüm bireylerin OKB’li olduğu anlamına elbette ki gelmez. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar tabiri caizse insan doğasının bir parçasıdır, her insan mutlaka gün içerisinde bir ya da birden fazla kez bunları tecrübe eder. OKB’li bireylerin en büyük farkı bu tecrübelerin sıklığı ve yoğunluğu sonucu yaşamın imkansızlaşacak kadar tıkanan bir raddeye gelmesidir. Sıradan bireyler, obsesyon ve kompulsiyon esnasında bunun farkında bile olmayabilirler. Öte yandan OKB’li bireyler, yaşadıklarının anormalliğini sezecek kadar sık ve yoğun şekilde obsesyon ve kompulsiyonlara maruz kalırlar. Bu da OKB'li bireyleri OKB sahibi olmayan bireylerden ayıran çizginin ta kendisidir.

Her Obsesif Kompulsif Bozukluğa Sahip Birey Aynı Obsesyon ve Kompulsiyonları Mı Tecrübe Eder? 

Bu başlığa dek ulaştıysanız, OKB’nin tek tip bir hastalık olmadığını da anlamış olmanız olmalısınız. Çeşitli obsesyonlar ve çeşitli kompulsiyonlar mevcuttur. Her OKB’li birey aynı obsesyonları ve kompulsiyonları geliştirecek diye bir kaide yoktur. Kimi bireyler titizlikle ilgili obsesyonlar ve kompulsiyonlar yaşarken, kimileri de simetriyle ilgili obsesyonlar ve kompulsiyonlar yaşayabilir. Aynı şekilde her OKB’li bireyin tüm obsesyonlara ve kompulsiyonlara sahip olması da beklenemez. OKB teşhisi konmuş bir bireyde, bahsi geçen tüm semptomları görecek olma sanrısına düşmemek gerekir. Elbette, bazı bireyler birden fazla OKB türü ile mücadele edebilir; fakat bu, her bireyde aynı şekilde her tür OKB’nin görülebileceği anlamına gelmez.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Semptomları Nelerdir? 

OKB, bir anda şiddetli şekilde ortaya çıkmaz. Semptomlar yavaş yavaş ve düşük seviyede başlar. Tam da bu nedenle bireyler, OKB’den şüphelenmez; davranışlarının normal olduğu yanılgısına düşerler. Semptomların kendilerine bakacak olursak, bir önceki başlıkta saydığımız obsesyonlar ve bu obsesyonlara karşı geliştirilen kompulsiyonları tekrar etmemiz gerekir; zira ilgili obsesyonlar ve kompulsiyonlar, şiddetli seviyede ve sıkça görüldüğünde bireylerin OKB ile teşhis edilmesi neredeyse kaçınılmazdır. Yine de her zaman söylediğimiz gibi: Semptomlar bariz dahi olsa kendi kendimize tanı koymamalı, tedavi yoluna gitmemeliyiz. Uzman görüşü esastır! Buna karşın, gittikçe şiddetlenen ilgili semptomların kimilerini yineleyecek olursak, karşımıza şunlar çıkacaktır:

  1. Gerek kendine gerek bir başkasına zarar vermekten korkmak, gün içerisinde hiç beklenmedik zamanlarda kendine ya da başkasına zarar vermekle ilgili düşüncelere kapılmak
  2. Her zaman belirli bir düzen içerisinde olmak isteyip düzen bozulduğunda, yakalanamadığında ya da eksik olduğunda stresli hissetmek
  3. Kirden, mikroptan korkup insanların temas ettiği nesnelere temas etmekten veya direkt insanların kendisine temas etmekten kaçınmak
  4. Yanlış bir şey yapmaktan korkup sürekli onaylanmaya gereksinim duymak
  5. Sosyal ortamlarda bir anda küfür etmekten, uygunsuz davranışlar sergilemekten korkmak ve böylece bir utanç korkusu geliştirmek
  6. Din gibi tabulaşmış konularda veya belirli bir konuya bağlı kalmaksızın uygunsuz düşüncelere ve senaryolara kapılıp zihnin çarpıklaşmasına yönelik korkular geliştirmek

 

Obsesif Kompulsif Bozukluğa Neler Sebep Olur? 

Bireylerde OKB’nin bir anda ortaya çıkmadığını, semptomların git gide şiddetlenip tekrar eder hale gelerek yaşamı çıkmaza soktuğunu bir önceki başlıkta belirtmiştik. Şimdi de bu semptomlara nelerin sebep olduğuna, yani bireylerde neden OKB görüldüğüne değinelim. Semptomların ortaya çıkışı ve git gide şiddetlenişi çeşitli sebeplerle ilişkilendirilir; çünkü bilimsel veriler, OKB’nin tek bir sebeple açıklanamayacağı yönündedir. Bunlar:

  • Yaş ve Cinsiyet: OKB semptomlarına genellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde rastlanır, teşhis ise 25 yaşından önce konmuş olur. 25 yaş sonrasında, imkansız olmamakla birlikte, OKB teşhisi neredeyse konulmaz. Buna ek olarak, bilimsel çalışmalar; kadınlarda OKB görülme oranının erkeklere kıyasla 1.6 kat daha fazla olduğunu göstermektedir.
  • Beyin Yapısı: Bilimsel çalışmalar, beyin yapısındaki ve işlevindeki farklılıkların OKB’yi tetikleyebileceğini iddia etmektedir.
  • Serotonin Eksikliği: Serotonin, büyük çoğunluk tarafından ‘‘mutluluk hormonu’’ olarak bilinir; ancak mutluluk vermenin yanı sıra, ruhsal dengeyi sağlamak gibi önemli bir görevi de vardır.
  • Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Anksiyete veya Depresyon gibi Farklı Ruhsal Hastalıklara Sahip Olmak: 2021’de yapılan bir bilimsel analiz çalışması, OKB sahibi bireylerin %69’unda OKB dışında en az bir ruhsal hastalığın daha mevcut olduğunu ortaya koymuştur.
  • Bireyi Fazlasıyla Olumsuz Etkileyebilecek Travmalar:  Sevilen birini kaybetmek, şiddet görmek, istismar edilmek vb.
  • Ailede OKB’li, Anksiyete ya da Depresyon Teşhisli Kimselerin Mevcut Oluşu: Bilimsel çalışmalar, OKB’nin genetik miras olduğuna işaret etmektedir.
  • Rutinde Meydana Gelen Büyük Değişimler: Evlenmek, boşanmak, taşınmak, iş değiştirmek gibi.
  • Sosyal İlişkilerde Meydana Gelen Problemler: İşte, okulda problemler yaşamak veya romantik ilişkilerde yaşanan sıkıntılar gibi.
  • Yaşanan Fiziksel Rahatsızlıklar: Grip olan bir birey için grip, tetikleyici görevi görebilir ve bireyi kir, mikrop, bakteri, virüs gibi etmenlere karşı obsesyonlar geliştirmeye itebilir. Bu nedenle kimileri için fiziksel rahatsızlıkların da OKB’ye zemin oluşturabileceği söylenir.

 

 

 

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk Teşhisi Nasıl Konur?

OKB’yi teşhis etmek için uygulanan herhangi bir test ya da analiz mevcut değildir. Teşhis koyucular ruh sağlığı uzmanlarıdır. Uzmanlar, semptomlara yönelik sordukları sorular üzerinden bireylere bu teşhisini koyar. Bu süreç elbette rastgele bir şekilde işlemez. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından kaleme alınmış olan Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı veya Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (İngilizce adıyla The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, kısaca DSM.) tanı koymada ölçüt olarak kullanılır. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’na göre OKB sahibi olmanın kriterleri şöyledir:

  • Obsesyonların, kompulsiyonların veya her ikisinin birden mevcut olması
  • Obsesyonların ya da kompulsiyonların gün içerisinde bir saatten fazlasını alması
  • Obsesyonların ya da kompulsiyonların gündelik hayat akışına müdahale eder hale gelmesi
  • Semptomların gelişiminde alkol, uyuşturucu madde veya ilaçların rol oynamaması
  • Semptomların farklı ruhsal hastalıklardan kaynaklanmaması

Obsesif Kompulsif Bozukluk ile Bağlantılı Diğer Bozukluklar Nelerdir? 

Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, OKB’nin ‘‘Obsesif Kompulsif Bozukluk ve İlişkili Bozukluklar’’ adında bir kategoride yer aldığını işaret etmektedir. Bu kategoride yer alan ve OKB ile ilişkili olduğu söylenen bozukluklar şunlardır:

  1. İstifleme Bozukluğu: İstifleme, bazen OKB’nin bir semptomu bazen ise (istifleme bozukluğu haliyle) ayrı bir hastalık olarak karşımıza çıkar. İstifleme bozukluğuna sahip bireyler, bu davranışları maddi ve/veya manevi anlamda kendilerine zarar verse de bu davranıştan vazgeçmezler.
  2. Deri Yolma Bozukluğu: Deri Yolma Bozukluğu, bireylerin sürekli olarak kendi derilerini yolmasına yol açar. Bu bozukluğun sonucunda ciltte meydana gelen lezyonlar, sosyal izolasyon ve duygusal sıkıntı gibi olumsuz etkiler görülür.
  3. Trikotillomani (Saç Yolma Hastalığı): Trikotillomani, kişilerin yalnızca saç kaybı yaşamasına değil; aynı zamanda duygusal sıkıntı, özgüven eksikliği, kendilik imajına yönelik olumsuz düşünceler yaşamasına da neden olur. Trikotillomani sahibi bireyler, düzenli şekilde seyreden ve kontrol edilemeyen bir saç yolma dürtüsü yaşarlar.
  4. Beden Dismorfik Bozukluğu (BDB): Beden Dismorfik Bozukluğu, bireyin bedeni ve görünüşüyle yoğun şekilde meşgul olması anlamına gelir. Beden Dismorfik Bozukluğu sahibi bireyler, görünüşlerine yönelik sürekli bir zaman, enerji ve para harcama eğilimindedirler. Bunun ana sebebi ise görünüşü düzeltmek, iyileştirmekten başka bir şey değildir.

Öte yandan OKB ile karıştırılan ya da OKB ile ilişkili olduğu sanılan bazı diğer sağlık sorunları da mevcuttur. Bu sağlık sorunları ise şunlardır:

  1. Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB): İsminden de tahmin edilebileceği üzere, OKKB; OKB ile sık sık karıştırılır. OKKB ile OKB ortak bazı semptomlara sahip olsa da kesinlikle aynı şey değillerdir. OKKB; kurallara aşırı bağlılık, mükemmelliyetçilik, kontrol manyaklığı (control freak) ve düşünce ve davranışta aşırı katı olma halidir.
  2. Anoreksiya Nervoza (AN): AN yeme bozukluğu OKB ile çokça kez beraber görülmektedir. Bu nedenle AN ile OKB’nin birbiriyle iç içe geçmiş iki bozukluk olduğu yanılgısı yaygındır.
  3. Tourette Sendromu (TS): TS, istemsiz tiklere yol açan bir sinir sistemi bozukluğudur. Bu tikler; tekrarlayan hareketler, seğirmeler veya sesler şeklinde görülebilir. Tıpkı Anoreksiya Nervoza da olduğu gibi Tourette Sendromu da OKB ile beraber görülebildiğinden iç içe geçmişlik yanılgısı burada da mevcuttur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğa Karşı Önlem Alabilir Miyiz? 

Hayır. OKB’ye karşı herhangi bir önlem alınamaz; fakat erken tanı ve tedavi mümkündür. Erken tanı ve tedavi sayesinde bireyler OKB semptomlarını ve bu semptomların meydana getirdiği gündelik problemleri en aza indirgeyebilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir? 

OKB’ye yönelik tek bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Görüşülen uzmanın yönlendirmesiyle, aşağıda sıralayacağımız yöntemlerden hangisi veya hangileri OKB’li bireye uygunsa; o yöntem(ler) tedavi olarak uygulanmaya başlar:

  1. Bilişsel Davranışı Terapi (BDT): Bilişsel Davranışçı Terapi, uzmanların OKB’de sıklıkla başvurduğu psikoterapi türlerinden biridir. Bu terapide amaç, terapiyi alan kişinin duygularını ve düşüncelerini inceleyip anlamlandırmasına yardımcı olmaktır. Bilişsel Davranışçı Terapi, etkisi kanıtlanmış bir terapidir. Öyle ki birkaç seansta dahi ilerleme kaydedilen pek çok vaka bulunmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi aynı zamanda kişinin olumsuz davranışlarını geride bırakmasında ya da bu olumsuz davranışlarla başa çıkabilmesinde de oldukça etkilidir.
  2. İlaç Tedavisi: Serotonin seviyesini artırıcı ilaçlar, OKB tedavisinde başvurulan bir başka tedavi yöntemidir. İlaç tedavisiyle ilgili en hassas ve dolayısıyla en dikkat edilmesi gereken noktalar işinin ehli bir uzmanla görüşmek ve bu uzmanın tavsiyelerine harfiyen uymaktır. İlaç, uzmanlar tarafından reçete edilmeden asla kullanılmamalıdır. Öte yandan ilacın ne dozda, nasıl kullanılacağı ve gerektiği takdirde ne zaman bırakılacağı da yine uzman kontrolünde olmalıdır.
  3. Maruz Bırakarak Tepki Önleme (ERP): Maruz Bırakarak Tepki Önleme terapisinde sizi kaygılandıran her ne ise onun üzerine gidersiniz, bir diğer deyişle ona maruz kalırsınız. Maruz kalma sonrasında geliştireceğiniz olası kompulsiyonlar uzman tarafından engellenir. Mesela, uzmanınız sizden kirli bir şeylere dokunmanızı isteyebilir. Kirli nesnelere dokunduktan sonra ellerinizi yıkamak ya da dezenfekte etmek gibi kompulsiyonlar geliştirebilirsiniz. Uzmanınız, bu kompulsiyonlara müdahale ederek sizin bunları gerçekleştirmenizi engeller.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisinde Terapiler ve İlaçlar İşe Yaramazsa Ne Olur? 

Yukarıda saydığımız (Bilişsel Davranışçı Terapi, İlaçlar ve Maruz Bırakarak Tepki Önleme) tedavi yöntemlerinin işe yaramama ihtimali tabii ki de mevcut; fakat bu, lütfen sizi korkutmasın. Yukarıda bahsi geçen yöntemler işe yaramadığı takdirde uygulanabilecek farklı tedaviler de bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Elektrokonvülsif Terapi (Elektroşok Tedavisi): Elektrokonvülsif terapide kafaya takılan elektrotlar kullanılır. Elektrotlar bir çeşit iletken teldir ve bu tellerle terapinin uygulanıdığı kişinin beynine elektrik şoku verilir. Verilen şoklar, beyindeki yararlı kimyasalların beyin tarafından serbest bırakılmasına yardımcı olur. Beyin, yaşanan küçük nöbetlerle yararlı kimyasal salınımına başlar.
  2. Transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS): Transkraniyal Manyetik Stimülasyon, kişinin kafasına manyetik bir cihaz yerleştirilerek yapılır. Bu manyetik cihaz, elektrik uyarılarını beyne iletir. Meydana gelen dürtüler ise beynin ruh halini iyileştiren kimyasalları salmasına olanak sağlar.
  3. Farkındalık (Mindfulness): Son dönemde OKB’den bağımsız olarak da çok kez duyduğumuz farkındalık, uzmanlar tarafından OKB tedavisinde sık sık hastaya hatırlatılan bir kavramdır; çünkü bu kavramın da tedavinin bir parçası olduğu bilinmektedir. Farkındalık, kişinin obsesyonlarını ve kompulsiyonlarını fark ederek onları oldukları gibi kabullenmesini ve bu kabullenmişlikle anın akışında kalmasını öğütler. Düşüncelerin ve duyguların yalnızca düşünce ve duygu olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, bu düşüncelerin ve duyguların ayıp ya da günah olmadığını ve kişiyi öcüleştirmediğini sindirmek; farkındalık kavramını gerçekleştirmek manasına gelir.

şeklinde sıralanbilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk İçin Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalıyım? 

Obsesyon ve kompulsiyon şikayetleriniz varsa, bu şikayetler sıklık ve şiddet olarak sıradanlığı (en azından sizin gözlemleyebildiğiniz kadarıyla) aşıyorsa, bu konuya dair bir uzmanla görüşmeyi düşünmelisiniz. Uzmanla görüşmeniz

 esnasında ona mutlaka bahsetmeniz gereken bazı noktalar var. Bu noktalar:

  • Semptomlarınızın sıklığı
  • Semptomlarınızın süresi
  • Semptomlarınızın sizi işe, okula ya da herhangi bir yere geç kalacak raddede engelleyip engellemediği
  • Sosyal ortamlardan anksiyete nedeniyle bile isteye uzak kalıp kalmadığınız
  • Semptomlarla mücadele edebilmek için alkol veya uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığınız

olarak listelenebilir.

Önemli Not: Uzmanınıza karşı %100 şeffaf ve dürüst olmalısınız. Çarpıtılarak söylenen ya da tamamen gizlenen gerçekler, tedavi sürecinizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla etkileyecektir. Bu etkinin negatif bir etki olacağını ise söylememize sanıyoruz ki gerek dahi yok. Lütfen şeffaflık ve dürüstlük ilkelerine bağlı kalın! Unutmayın, uzmanlar ve tedavi sizlerin iyiliği için var. Üstelik uzmanınızla paylaşacağınız tüm bilgiler tamamen sizinle onun arasında olacak, üçüncü kişilere kesinlikle aktarılmayacak. Böylesi bir güven ortamında şeffaf ve dürüst olmanın ne denli kolay olacağını kendinize tekrar tekrar hatırlatmanızı tavsiye ediyoruz!

1. Cinsel Obsesyonlar: Cinsel obsesyonlar, istenmeyen ve bireyi fazlasıyla zorlayan obsesyonlardır. Bu obsesyonun bireyleri şüpheye düşüren birincil çeşidi çocuklara yönelik zihinde beliren düşünceler ve belirtilerdir. İngilizcede POCD (Pedophilia Obsessive Compulsive Disorder) olarak bilinen bu obsesyon, bireyin kendisini pedofili olmakla suçlamasına kadar gidebilir ve bireye yıkıcı zararlar verebilir. Oysa ki POCD sahibi bireyler kesinlikle pedofili değildir. Cinsel obsesyonlar, adı üzerinde, obsesyondur ve OKB kaynaklıdır. Dolayısıyla herhangi bir cinsel obsesyondan yola çıkarak bireyleri damgalamak oldukça yanlış bir davranıştır.

2. Zarar Verme Obsesyonları: İngilizcede Harm OCD olarak tanımlanan bu obsesyonlar, kişinin anlık bir agresyonla kendisine ve/veya çevresindekilere her an zarar verebilir hale gelmesinden korkması durumudur. Bu obsesyonlara sahip bireylerde kendisini ve çevresini sürekli güvende tutma isteği bulunur.

3. Kuşku ve Kontrol Obsesyonları: Kuşku ve Kontrol Obsesyonları bireyi ısrarla bir şeylerden kuşku duyma, ikna olamama ve sürekli kontrol etme dürtüsüyle meşgul eder. Bireyin şüpheci ve kontrolcü tavrı, hem kendisini hem de etrafındakileri yıpratabilir.

 

 

 

 

 

 

 

BLOG

Önerilen Diğer İçerikler
Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.

Terappin ile Terapi Yolculuğuna %15 İndirimli Başla

Terappin'in uzman klinik psikologları ile daha huzurlu bir hayata ulaşabileceğin terapi yolculuğuna ilk adımı at.

Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.