Psikoloji

Yükseklik Korkusu (Akrofobi) Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları

T
Terappin Uzman Onaylı · 04.11.2026
08 Ağustos 2022 tarihinde yayınlandı. 04 Kasım 2026 tarihinde güncellendi. · 8 dk okuma
Sena Nur Balcı, Uzman Klinik Psikolog tarafından incelenmiştir · 04.11.2026
Yükseklik Korkusu (Akrofobi) Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları
Paylaş X LinkedIn Facebook WhatsApp
Öne Çıkanlar
  • Akrofobi, yüksek yerlerde bulunmaya veya yükseklik düşüncesine karşı gelişen yoğun ve günlük yaşamı etkileyebilen bir korkudur.
  • Yükseklik karşısında dikkatli davranmak doğal bir tepkidir. Korkunun güvenli durumlarda bile aşırı düzeye ulaşması ve kaçınmaya yol açmasıysa daha ayrıntılı bir değerlendirme gerektirebilir.
  • Çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, mide bulantısı ve baş dönmesi yükseklik korkusuna eşlik edebilir. Ancak bu belirtiler yalnızca akrofobiye özgü değildir ve farklı nedenleri bulunabileceğinden yalnızca psikolojik bir nedene bağlanmamalıdır.
  • Akrofobinin ortaya çıkışında öğrenilmiş korkular, geçmiş deneyimler ve düşme ihtimaline ilişkin kaygılı düşünceler rol oynayabilir.
  • Uzman tarafından planlanan maruz bırakma temelli bilişsel davranışçı terapi, yükseklik korkusu tedavisinde kullanılan temel psikolojik yaklaşımdır.
  • Yükseklik korkusu günlük yaşamı kısıtlıyorsa psikolog veya psikiyatrist desteği almak yararlı olabilir.

Kısa Cevap

Akrofobi, yüksek yerlerde bulunmaya veya yükseklikle karşılaşma düşüncesine karşı gelişen yoğun ve orantısız korkuyla karakterize edilen bir özgül fobi türüdür. Korku duygusuna çarpıntı, titreme, baş dönmesi, nefes darlığı ve kaçınma davranışları eşlik edebilir. Her yükseklik tedirginliği akrofobi anlamına gelmez. Korkunun sürekliliği ve günlük yaşam üzerindeki etkisi değerlendirilerek profesyonel destek ihtiyacı belirlenebilir.

Yüksek bir binanın balkonuna çıkarken hissedilen tedirginlik veya bir köprüden aşağıya bakıldığında ortaya çıkan ürperti oldukça doğal tepkilerdir. Yüksekten düşme ihtimaline karşı dikkatli davranmak vücudun kendini koruma mekanizmasının bir parçasıdır. Ancak bu korku güvenli ortamlarda bile yoğunlaşıyor ve günlük yaşamı kısıtlamaya başlıyorsa akrofobi olarak bilinen yükseklik korkusu söz konusu olabilir.

Akrofobi yalnızca yüksek yerlerde bulunmaktan hoşlanmamak anlamına gelmez. Yüksek bir noktaya çıkma düşüncesi bile kaygıya neden olabilir. Balkon kullanmaktan kaçınmak, üst geçitlerden geçememek veya yüksek katlı binalarda bulunurken yoğun korku yaşamak günlük yaşamı zorlaştırabilir. Bu durum kişinin sosyal etkinliklerini, iş yaşamını ve seyahat tercihlerini etkileyebilir.

Yükseklik korkusunun her zaman bir fobi anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Korkunun şiddeti, devamlılığı ve günlük yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Baş dönmesi gibi belirtiler de yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle belirtilerin kaynağını anlamak ve gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir.

Yükseklik Korkusu (Akrofobi) Nedir?

Akrofobi, yüksek yerlerde bulunmaya veya yükseklikle karşılaşma ihtimaline karşı gelişen yoğun korkuyla karakterize edilen bir özgül fobi türüdür. Korku gerçek tehlikeyle orantısız hâle gelebilir ve kişinin bulunduğu ortamdan uzaklaşma ihtiyacı hissetmesine neden olabilir.

Akrofobi; yüksek binalar, balkonlar, köprüler, merdivenler ve seyir terasları gibi farklı ortamlarda ortaya çıkabilir. Bazı kişiler yalnızca çok yüksek noktalarda korku yaşarken bazıları birkaç basamaklı bir merdivende bile yoğun kaygı hissedebilir. Korkulan durumun kişiden kişiye değişmesi olağandır.

Doğal yükseklik kaygısı ile akrofobi arasındaki temel fark korkunun yoğunluğu ve yaşam üzerindeki etkisidir. Tehlikeli bir noktaya yaklaşmamak veya korkulukların arkasında durmak güvenliği destekleyen davranışlardır. Buna karşılık güvenli bir balkona çıkamamak ya da yükseklik içeren bir etkinlik nedeniyle günlük planları sürekli değiştirmek daha kapsamlı değerlendirme gerektirebilir.

ÖzellikDoğal Yükseklik KaygısıAkrofobi
Korkunun düzeyiGenellikle tehlikenin düzeyiyle orantılıdır.Gerçek riskle karşılaştırıldığında aşırı olabilir.
Tetikleyici durumlarDaha çok belirgin risk taşıyan yüksek alanlardır.Güvenli balkonlar veya merdivenler gibi gündelik alanlar da korkuyu tetikleyebilir.
Bedensel tepkilerHafif tedirginlik veya kısa süreli gerginlik görülebilir.Çarpıntı, titreme, nefes darlığı ve yoğun baş dönmesi hissi görülebilir.
Kaçınma davranışıGüvenliği sağlamak amacıyla sınırlı olabilir.Günlük işleri veya sosyal etkinlikleri engelleyecek düzeye ulaşabilir.
SüreklilikTehlike ortadan kalktığında kaygı genellikle azalır.Korku uzun süre devam edebilir ve yükseklikle karşılaşma düşüncesiyle de başlayabilir.
Günlük yaşama etkisiGenellikle belirgin bir kısıtlılık oluşturmaz.İş, ulaşım, seyahat ve sosyal yaşam üzerinde etkili olabilir.
Destek ihtiyacıÇoğu zaman özel bir tedavi gerektirmez.Yaşamı kısıtlayan durumlarda profesyonel değerlendirme ve psikoterapi yararlı olabilir.

Akrofobinin ortaya çıkışında geçmiş deneyimler, öğrenilmiş korkular ve düşme ihtimaline ilişkin kaygılı düşünceler etkili olabilir. Bununla birlikte korkunun gelişmesi için mutlaka travmatik bir olay yaşanması gerekmez. Akrofobi tanısı yalnızca birkaç belirtiye dayanılarak konulamaz. Korkunun ne kadar süredir devam ettiği ve günlük işlevleri nasıl etkilediği bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. Tanısal değerlendirmede korku, kaygı veya kaçınmanın tipik olarak en az altı aydır sürmesi dikkate alınır. Ancak destek almak için bu süreyi beklemek gerekmez.

Yükseklik Korkusunun Belirtileri Nelerdir?

Yükseklik korkusu zihinsel, duygusal ve fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir. Belirtiler yüksek bir yerde bulunurken ortaya çıkabileceği gibi yükseklik içeren bir etkinlik düşünülürken de başlayabilir.

En sık karşılaşılan fiziksel belirtiler şunlardır:

  • Kalp atışlarının hızlanması
  • Terleme
  • Titreme
  • Nefes darlığı
  • Mide bulantısı
  • Baş dönmesi

Bazı kişilerde bacaklarda güçsüzlük hissi veya dizlerde titreme görülebilir. Yoğun kaygı sırasında vücut kasılabilir ve kişinin bulunduğu yerde hareket etmesi zor hâle gelebilir.

Psikolojik belirtiler arasında düşme ihtimalini sürekli düşünmek, kontrolü kaybetmekten korkmak ve güvenli bir alanda bulunulmasına rağmen tehlikede hissetmek yer alır. Kişi bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak isteyebilir veya korkunun giderek artacağından endişe duyabilir.

Kaçınma davranışları da akrofobinin önemli göstergelerindendir. Yüksek katlı binalara çıkmamak, balkon kullanmamak, köprülerden geçerken başka yollar aramak veya manzaralı mekânlara gitmeyi reddetmek bu davranışlara örnek verilebilir. Kaçınma kısa süreli rahatlama sağlasa da zamanla korkunun devam etmesine katkıda bulunabilir.

Bu belirtilerin tamamı akrofobiye özgü değildir. Özellikle baş dönmesi, denge kaybı veya nefes darlığı gibi şikâyetlerin farklı nedenleri bulunabilir. Belirtiler sık tekrarlanıyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Yükseklik Korkusu Neden Oluşabilir?

Akrofobinin tek bir nedeni yoktur. Biyolojik yatkınlıklar, geçmiş deneyimler, çevreden öğrenilen tepkiler ve kişinin tehlikeyi yorumlama biçimi korkunun gelişmesinde rol oynayabilir.

Yüksek bir yerde düşme ihtimaline karşı temkinli davranmak doğal bir koruma tepkisidir. Ancak bazı kişilerde bu tepki gerçek riskin çok ötesine geçebilir. Güvenli bir ortamda bulunulmasına rağmen düşmenin kaçınılmaz olduğu düşüncesi yoğun kaygıya yol açabilir.

Geçmişte yüksek bir yerden düşmek veya düşme tehlikesi atlatmak korkunun gelişmesini kolaylaştırabilir. Başka bir kişinin yüksekten düştüğüne tanık olmak ya da yüksek bir yerde yoğun panik yaşamak da benzer etkilere neden olabilir. Bununla birlikte belirgin bir olumsuz deneyim olmadan da yükseklik korkusu gelişebilir.

Çevresel öğrenme de önemli etkenlerdendir. Çocukluk döneminde yükseklikle ilgili yoğun korku tepkilerine tanık olmak kişinin bu ortamları tehlikeli olarak algılamasını etkileyebilir.

Korkuyu artıran düşünceler zamanla bir döngü oluşturabilir. Düşme ihtimalinin sürekli düşünülmesi kaygıyı yükseltirken kaygı da çarpıntı veya titreme gibi fiziksel belirtileri artırabilir. Bu belirtiler tehlikenin yaklaştığı şeklinde yorumlandığında korku daha da yoğunlaşabilir. Bilişsel davranışçı terapi bu düşünce ve davranış döngüsünün anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Yükseklik Korkusu ile Baş Dönmesi Aynı Şey midir?

Yükseklik korkusu ve baş dönmesi birbiriyle ilişkili olabilse de aynı durum değildir. Akrofobi yoğun korku ve kaygıyla karakterize edilen bir fobidir. Baş dönmesiyse kişinin kendisini dönüyor gibi hissetmesi, çevresinin hareket ettiği izlenimine kapılması veya dengesini korumakta zorlanması şeklinde ortaya çıkabilir.

Yüksek bir noktadan aşağıya bakarken dengeyi korumak zorlaşabilir. Görsel referansların azalması bazı kişilerde sersemlik veya dengesizlik hissine neden olabilir. Bu durum her zaman akrofobi olduğu anlamına gelmez.

Akrofobide baş dönmesi korkuya eşlik eden belirtilerden biri olabilir. Kişi başının döndüğünü hissettiğinde düşeceğini düşünebilir ve bu düşünce kaygıyı artırabilir. Kaygı yükseldiğinde solunumun hızlanması da sersemlik hissini belirginleştirebilir.

Bununla birlikte iç kulak ve denge sistemi rahatsızlıkları, migren ve bazı ilaçların etkileri de baş dönmesine yol açabilir. Baş dönmesi yükseklik dışında da görülüyor veya tekrarlıyorsa tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Ani başlayan şiddetli baş dönmesine konuşma bozukluğu, güç kaybı ya da yürüyememe gibi belirtiler eşlik ederse acil tıbbi değerlendirme gerekir; beklemeden 112'yi arayın veya acil servise başvurun.

Bilimsel Bilgi Notu

Yükseklik karşısındaki tepkiler bilimsel çalışmalarda tek bir durum olarak ele alınmaz. Dengeyi kontrol etme güçlüğü, görsel yükseklik intoleransı ve akrofobi birbirinden ayrılabilen tepkiler olarak değerlendirilir. Görsel yükseklik intoleransı olan kişilerde aşağıya bakarken rahatsızlık veya düşme endişesi görülebilir. Ancak bu durum her zaman özgül fobi tanısı için gereken ölçütleri karşılamaz.

Akrofobi ise korkunun daha yoğun olduğu ve belirgin kaçınma davranışlarına yol açabildiği bir tablodur. Bazı araştırmalar yükseklik karşısında yaşanan kaygının duruş, yürüme ve görsel çevreyi inceleme biçimini etkileyebildiğini göstermektedir. Bu nedenle belirtiler değerlendirilirken yalnızca korkunun varlığına değil denge tepkilerine, kaygının şiddetine ve işlev kaybına da dikkat edilir.

Kaynaklar: Acrophobia and visual height intolerance: advances in epidemiology and mechanisms (Journal of Neurology); Visual height intolerance and acrophobia: distressing partners for life (Journal of Neurology).

Yükseklik Korkusu Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?

Akrofobi günlük yaşamda farklı alanları etkileyebilir. Yüksek katlı bir binada çalışmak, üst geçitten geçmek veya merdiven kullanmak bazı kişiler için yoğun kaygı kaynağı hâline gelebilir. Bu nedenle kişi günlük sorumluluklarını yerine getirirken zorlanabilir.

Sosyal yaşam da bu korkudan etkilenebilir. Manzaralı restoranlara gitmekten kaçınmak, teleferiğe binmek gibi etkinliklere katılamamak veya arkadaşlarla yapılan gezilerde belirli yerlerden uzak durmak sosyalliği kısıtlayabilir. Korkunun çevre tarafından anlaşılmadığı düşünüldüğünde mahcubiyet ve yalnızlık hissi de ortaya çıkabilir.

Yükseklik korkusu iş yaşamında da güçlük yaratabilir. Özellikle yüksek alanlarda çalışmayı gerektiren mesleklerde kaygı iş performansını ve güvenlik algısını etkileyebilir. Böyle durumlarda kişinin kendisini zorlayarak riskli görevler üstlenmesi yerine güvenliğin korunması ve profesyonel destek alınması önemlidir.

Yükseklik Korkusuyla Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Yükseklik korkusuyla baş etmenin ilk adımı korkuyu tetikleyen durumları ve bu durumlarda ortaya çıkan düşünceleri fark etmektir. Hangi ortamların kaygı yarattığını anlamak korkunun günlük yaşam üzerindeki etkisini değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.

Kaygı sırasında nefesi zorlamadan yavaşlatmak ve güvenli bir noktada durmak bedensel gerginliğin azalmasına yardımcı olabilir. Çevredeki sabit nesnelere odaklanmak da bazı kişilerde denge hissini destekleyebilir. Baş dönmesi veya belirgin dengesizlik yaşandığında hareket etmeye devam etmek yerine güvenli bir yerde durmak gerekir.

Korkuyla ilişkili düşünceleri değerlendirmek de yararlı olabilir. Düşme ihtimalini düşünmek düşmenin kesinlikle gerçekleşeceği anlamına gelmez. Bununla birlikte gerçek tehlikeler göz ardı edilmemeli ve güvenlik önlemleri mutlaka korunmalıdır.

Korkulan ortamlardan tamamen kaçınmanın kısa süreli rahatlama sağladığı ancak uzun vadede korkuyu sürdürebildiği bilinmektedir. Bu nedenle günlük yaşamı kısıtlayan belirtilerde profesyonel destek almak önemlidir. Plansız biçimde yüksek yerlere çıkmak veya korkuyu yenmek amacıyla tehlikeli deneyler yapmak uygun değildir.

Yükseklik Korkusunda Hangi Terapi Yöntemleri Kullanılır?

Akrofobide en sık kullanılan psikoterapi yaklaşımı maruz bırakma temelli bilişsel davranışçı terapidir. Terapi planı korkunun şiddetine, belirtilerin süresine ve günlük yaşama etkisine göre belirlenir.

Bilişsel davranışçı terapide yüksekliğe ilişkin korkutucu düşünceler ve kaçınma davranışları üzerinde çalışılır. Kişinin düşme ihtimalini nasıl değerlendirdiği ve bedensel belirtileri nasıl yorumladığı ele alınabilir. Amaç gerçek riskleri yok saymak değil, korkunun etkisini daha iyi yönetebilmektir.

Maruz bırakma terapisi, korku yaratan durumlarla kontrollü ve aşamalı biçimde çalışmayı içerir. Süreç kişinin ihtiyaçlarına göre planlanır ve güvenlik koşulları gözetilir. Sanal gerçeklik destekli terapi de bazı durumlarda yükseklik içeren ortamların kontrollü biçimde canlandırılmasını sağlayabilir.

İlaç tedavisi özgül fobilerde genellikle temel yaklaşım değildir. Ancak eşlik eden başka bir ruhsal durum bulunuyorsa psikiyatrist uygun seçenekleri değerlendirebilir. İlaç kullanılıp kullanılmayacağına ve nasıl kullanılacağına hekim karar verir.

Maruz Bırakma Terapisi Nasıl Uygulanır?

Maruz bırakma terapisi kişinin korku yaratan durumlarla güvenli ve planlı biçimde karşılaşmasına dayanır. Çalışmalar uzman tarafından planlanır; uygun durumlarda kişinin kendi başına uygulayabileceği güvenli alıştırmalar da sürece dâhil edilebilir. Amaç, korkulan sonuçlara ilişkin beklentileri değerlendirmek ve kaçınmayı azaltmaktır.

Terapi öncesinde korkunun hangi durumlarda ortaya çıktığı ve belirtilerin ne kadar yoğun olduğu değerlendirilir. Ardından korku yaratan durumlar kaygı düzeylerine göre sıralanabilir. Uygun görülen durumlarla daha kontrollü koşullarda çalışılabilir.

Bazı uygulamalarda yükseklik içeren görsellerden veya sanal gerçeklik ortamlarından yararlanılabilir. Gerçek ortamlarda yapılacak çalışmalarsa ancak uzman değerlendirmesiyle ve güvenlik koşulları korunarak planlanabilir. Korku sırasında ortaya çıkan düşünceler ve bedensel tepkiler de süreç boyunca ele alınabilir.

Maruz bırakma terapisinde her seferinde hiç korku hissetmemek zorunlu bir hedef değildir. Önemli olan korkunun yönetilebilir olduğunu öğrenmek ve kaçınma davranışlarının günlük yaşam üzerindeki etkisini azaltmaktır. Uygulama kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalıdır?

Yükseklik korkusu; günlük işleri, sosyal etkinlikleri, seyahatleri veya iş yaşamını kısıtlamaya başladığında profesyonel destek alınması yararlı olabilir. Yükseklikle karşılaşma düşüncesi yoğun kaygı yaratıyor veya korku nedeniyle sürekli kaçınma davranışları gelişiyorsa uzman değerlendirmesi önemlidir.

Psikolog desteği korkunun nedenlerini anlamaya ve uygun psikoterapi yöntemlerini belirlemeye yardımcı olabilir. Belirtilerin kapsamlı değerlendirilmesi veya ilaç tedavisi ihtiyacının ele alınması gerektiğinde psikiyatrist desteğinden yararlanılabilir. Terappin üzerinden psikolog desteği seçeneklerini inceleyerek ihtiyaçlarınıza uygun bir uzmanla görüşme sürecini başlatabilirsiniz. Kaygı belirtileriyle ilgili daha kapsamlı bilgiyi anksiyete sayfamızda bulabilirsiniz.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

  • Yükseklik korkusu günlük işlerinizi, sosyal etkinliklerinizi, seyahatlerinizi veya iş yaşamınızı kısıtlamaya başladıysa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz.
  • Yükseklikle karşılaşma düşüncesi bile yoğun kaygı yaratıyorsa bir uzmanla görüşmeyi düşünebilirsiniz.
  • Korku nedeniyle sürekli kaçınma davranışları geliştirdiyseniz uzman değerlendirmesi almayı düşünebilirsiniz.
  • Baş dönmesi yükseklik dışında da görülüyor ya da tekrarlıyorsa tıbbi değerlendirme yaptırmayı düşünebilirsiniz.
  • Ani başlayan şiddetli baş dönmesine konuşma bozukluğu, güç kaybı ya da yürüyememe gibi belirtiler eşlik ederse acil tıbbi değerlendirme gerekir; beklemeden 112'yi arayın veya acil servise başvurun.
Desteğe ihtiyacın olduğunu mu düşünüyorsun?
Sana uygun uzmanı birlikte bulalım. İlk adımı bugün at.
Online Psikologlarla Görüş →

Fobi konusunda çalışan uzmanlar

Bu yazıyı inceledi Sena Nur Balcı
Uzman Klinik Psikolog
★ 4.9 · 22 yorum
İlişki Sorunları
Randevu Al
Sinem Sultan Karaca
Uzman Klinik Psikolog
★ 5.0 · 43 yorum
Fobi
Randevu Al
İrem Akkan
Uzman Klinik Psikolog
Yeni uzman
Fobi
Randevu Al
Tüm Fobi uzmanlarını gör →

Özetle

Yükseklik nedeniyle yaşanan korku günlük planları kısıtlıyor veya yoğun kaygıya neden oluyorsa profesyonel destek almak yararlı olabilir.

Yüksekte temkinli davranmak doğal bir koruma tepkisidir; akrofobiyi ayıran, korkunun yoğunluğu, sürekliliği ve yaşam üzerindeki etkisidir.

Baş dönmesi her zaman yükseklik korkusundan kaynaklanmaz; tekrarlayan ya da yükseklik dışında da görülen baş dönmesi tıbbi açıdan değerlendirilmelidir.

Maruz bırakma çalışmaları uzman tarafından aşamalı olarak planlanır; korkuyu yenmek için plansız biçimde riskli yüksek yerlere çıkmak uygun değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Akrofobi, yüksek yerlerde bulunmaya veya yükseklikle karşılaşma ihtimaline karşı gelişen ve gerçek tehlikeyle orantısız hâle gelebilen yoğun bir korkudur; özgül fobi türlerinden biri olarak ele alınır. Her yükseklik tedirginliği akrofobi değildir; korkunun yoğunluğu, sürekliliği ve günlük yaşama etkisi bir uzman tarafından değerlendirilir.
Yüksek bir yerde düşme ihtimaline karşı temkinli davranmak, vücudun kendini koruma mekanizmasının bir parçası olan doğal bir tepkidir. Bazı kişilerde ise biyolojik yatkınlıklar, geçmiş deneyimler, çevreden öğrenilen tepkiler ve tehlikeyi yorumlama biçimi bu tepkinin gerçek riskin çok ötesine geçmesine yol açabilir.
Yükseklik korkusunda en sık kullanılan yaklaşım maruz bırakma temelli bilişsel davranışçı terapidir. Çalışmalar uzman tarafından planlanır; uygun durumlarda kişinin kendi başına uygulayabileceği güvenli alıştırmalar da sürece dâhil edilebilir. Amaç, korkulan sonuçlara ilişkin beklentileri değerlendirmek ve kaçınmayı azaltmaktır; plansız biçimde yüksek yerlere çıkmak veya tehlikeli deneyler yapmak uygun değildir.
Yükseklik korkusundaki düşme korkusu çoğu zaman düşme ihtimaline ilişkin kaygılı düşüncelerle beslenir; bilişsel davranışçı terapide bu ihtimalin nasıl değerlendirildiği ve bedensel belirtilerin nasıl yorumlandığı ele alınabilir. Düşme korkusuna sık baş dönmesi veya denge kaybı eşlik ediyorsa bu belirtilerin farklı nedenleri olabileceğinden tıbbi değerlendirme de gerekir; gerçek güvenlik önlemleri her durumda korunmalıdır.
İlaç tedavisi özgül fobilerde genellikle temel yaklaşım değildir; yükseklik korkusunda en sık kullanılan yaklaşım maruz bırakma temelli bilişsel davranışçı terapidir. Eşlik eden başka bir ruhsal durum varsa psikiyatrist uygun seçenekleri değerlendirebilir; ilaç kullanılıp kullanılmayacağına hekim karar verir.
Acrophobia (fear of heights) , Cleveland Clinic — my.clevelandclinic.org
Acrophobia and visual height intolerance: advances in epidemiology and mechanisms , Journal of Neurology (PubMed Central) — pmc.ncbi.nlm.nih.gov
Visual height intolerance and acrophobia: distressing partners for life , Journal of Neurology (PubMed Central) — pmc.ncbi.nlm.nih.gov
Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tanı veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Yaşadığınız belirtiler günlük yaşamınızı etkiliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önerilir.
Kendin için doğru uzmanı bulmaya hazır mısın?

Birkaç kısa soruyla sana en uygun psikoloğu birlikte bulalım.