Kıskançlık Nedir? Kıskançlık Nasıl Yenilir? | Retroaktif Kıskançlık

Kıskançlık Nedir? Kıskançlık Nasıl Yenilir? | Retroaktif Kıskançlık

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
26.09.2022 tarihinde oluşturdu.

Sevilen birini kaybetme veya onunla daha fazla vakit geçirememeye yönelik yapılabilecek sitemler bir noktaya kadar sağlıklıdır. Bu duyguyu genellikle olumsuz algılar ve kötü anlamıyla kullanılırız. Hatta bunu yaşayan birinin çevresine karşı endişeli ve güvensiz bir insan portresi çizmesi doğal karşılanır. Haklı veya haksız olması fark etmeksizin, sevdiği kişilerim duygularına karşı şüpheci, sahiplenici ve öfkeli biri olarak tasvir edilebilir.

Kıskançlık Nedir? Kıskançlık Nasıl Yenilir? | Retroaktif Kıskançlık

Yaşadığın hissiyat, karmaşık ve insani bir duygudur. Tam olarak da bu nedenle kıskançlık nedir sorusunu cevaplamak o kadar kolay değildir. Kişiler arasındaki ilişkilerde, gerçek veya hayali bir tehlike halinde ortaya çıkabilir. Sevdiğimiz kişinin elimizden alınması ihtimalini düşünmek bile bazen kırıcı olabilir. Bununla beraber kıskançlık içsel sebeplerden de kaynaklanabilir.

Kıskançlık Nedir?

Belirtileri Nelerdir?

Nedenleri Nelerdir?

Türleri Nelerdir?

Retroaktif Kıskançlık Nedir?

Retroaktif Kıskançlık Belirtileri Nelerdir?

Retroaktif Kıskançlık Sebepleri Nelerdir?

Kıskançlığı İfade Etmenin Sağlıklı Yolları

Nasıl Tedavi Edilir?

Birey Olarak Ne Yapabilirsin?

 

Kıskançlık Nedir?

En basit tabiri ile incelediğimizde, insani bir duygudur. Sevilen birini kaybetme veya onunla daha fazla vakit geçirememeye yönelik yapılabilecek sitemler bir noktaya kadar sağlıklıdır.

Bu duyguyu genellikle olumsuz algılar ve kötü anlamıyla kullanılırız. Hatta bunu yaşayan birinin çevresine karşı endişeli ve güvensiz bir insan portresi çizmesi doğal karşılanır. Haklı veya haksız olması fark etmeksizin, sevdiği kişilerim duygularına karşı şüpheci, sahiplenici ve öfkeli biri olarak tasvir edilebilir.

Bununla birlikte kıskançlığın bir saplantıya dönüşmesi de ihtimal dahilindedir. Bu saplantı bazen duygusal olarak istismar yapılmasına hatta şiddetin farklı formlarına dönüşebilir. Bu duyguyu sağlıklı düzeyde yaşayan biri ise güvene dayalı bir ilişki tesis etmek isteyen, arzularını, sınırlarını ve ihtiyaçlarını ifade eden tutkulu biri olabilir. Partnerinin sana karşı büyüyen sevgi ve emeği de bu hissiyatı yaşamasına neden olabilir. Bir başka değişle olumlu bir paylaşımla ifade edilen bu duygu, karşı tarafı rahatsız etmeyecek düzeyde kaldığı müddetçe ilişkiyi daha mutlu kılabilir ve hatta belki ömrünü uzatabilir.

Belirtileri Nelerdir?

Duygu, sağlıklı sınırlar içinde kaldığı müddetçe ilişkilerimizi ön plana alıp onlara değer vermemizi sağlayabilir. Kelime genellikle olumsuz bir duygu olarak bilinse de, yakın ilişkiler kurduğumuz insanlara karşı bunu hissetmemiz doğaldır.

Bununla beraber bu duygunun yoğun ve yüksek seviyede yaşanması halinde, kurulan iletişim eski etkisini yitirebilir. Bir tehdit halinde gelişebilecek bu hissiyatın zaman ile oluşması da mümkündür. Kıskançlık nedir sorusunun muhatabı olabilecek birinde görülebilecek davranışlar aşağıdaki gibidir:

Davranışsal Belirtiler:

  • Hata aramaya çalışmak
  • Eleştiri yapmak
  • Güvensizlik hissetmek
  • Suçlamak
  • Sözlü sataşmada, tacizde bulunmak
  • Gerektiğinden daha fazla koruyucu veya şüpheci olmak
  • Takıntılı davranmak
  • Ani şekilde öfkelenmek

Fiziksel Belirtileri:

Kıskançlığın ortaya çıkması halinde bedenimizde birçok değişiklik meydana gelebilir. Aşağıdaki belirtilen durumlar, bu değişikliklere örnek olarak gösterilebilir:

  • Karın, göğüs ve baş bölgesinde ağrı
  • Yüksek kan basıncı
  • Aşırı kaygı sebepli çarpıntı
  • Kilo alımı veya kilo kaybı
  • Uykusuzluk veya uyku bozuklukları
  • İştahsızlık
  • Bağışıklığın zayıflaması

Nedenleri Nelerdir?

Kesin ve belirli bir nedeni olmayan bir bu durum, çeşitli sosyoekonomik ve psikolojik faktörlere dayanabilir. Kişilik özelliklerimiz ve partnerimize bağlanma stilimiz ile de buna yatkın olabilmemiz mümkündür. Bir ilişkide gözlemlenen yüksek düzeyde bağlılığın bu riski artırması da olasıdır.

Kişiyi kıskanç hissettiren birçok durum olabilir. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir.

  • İlişkisine emek veren partnerin, o ilişkiyi tehdit altında hissetmesi
  • Aileye katılan yeni bir kardeş nedeniyle kendisine olan ilginin azaldığını düşünen büyük çocuğun hissi
  • Rekabet içinde olunan kişinin daha önde olduğunun düşünülmesi.

Türleri Nelerdir?

Rasyonel:

Gerçek, makul bir şüphenin varlığında, özellikle de partnerini sevdiğinde ve kaybetme korkusu yaşadığında ortaya çıkabilir.

Aile:

Bu tür, beraber büyüyen kardeşler gibi aile üyeleri arasında yaşanır. Sıklıkla görülen örneği ise yeni doğan bebeğe daha çok ilgi gösterildiğinde büyük kardeşin yaşadığı duygudur.

Patolojik:

Bu türün mantıklı bir dayanağı yoktur. Anksiyete bozukluğu, kontrol altına alınmamış sağlıksız duygular, obsesif-kompulsif bozukluk hatta şizofreni gibi altta yatan bir akıl sağlığı bozukluğundan kaynaklanabilir. Patolojik kıskançlık belirtilerini gözlemlediğimizde, kişimim yaşadığı aşırı güvensizliğin yanı sıra karşı tarafı kontrol etme veya arzularına göre düşünce şeklini değiştirerek yanıltma arzusu bulunabilir.

Romantik:

Partnerlik ilişkisinde görülür. Gerçek veya hayali bir tehdit nedeniyle meydana gelebilen bu durum, kontrol altına alınmazsa büyük tepkilere neden olabilir. Geçmişte yaşanan kötü tecrübelerden kaynaklanma olasılığı da mevcuttur.

Konu hakkında yapılan araştırmalar, kadın ve erkeğin ilişkilerdeki aldatılma kaygılarının bazı noktalarda birbirinden ayrılabileceğini doğruladı. Erkekler, partnerlerinin onları cinsellik aracılığıyla aldatmalarından ve üçüncü kişinin onlarda kurabileceği hakimiyet nedeniyle çekince duyma eğilimindeler. Kadınlar ise tehlike hissettikleri hemcinslerinin çekiciliğini kıskanma ve duygusal manada aldatma konusunda endişe duymaya yatkınlar.

Cinsel:

Halihazırda birlikte olunan partnerin sadakat konusunda zorluk çekmesi ya da aldatma potansiyelinin olduğunu düşünerek hissedilen korkudur.

Güç kıskançlığı:

Bu tür, kişinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklanır. Sahip olmak istediğin şeye başka biri sahipse onu kıskanabilirsin. İşyerinde alınan terfi buna iyi bir örnek teşkil edebilir.

Retroaktif Kıskançlık Nedir?

Hiç partnerinin eski ilişkisinden ötürü bir kıskançlık hissettin mi veya senin eski bir ilişkin daha önce tartışma konunuz oldu mu? Onun eski sevgilisi ile kendinin arasında bir kıyaslama yaptın ve kendini güvensiz hissettin mi? Eğer bu sorulardan birine veya birkaçına cevabın evetse, retroaktif kıskançlık ile karşı karşıya olabilirsin. Bu durumu yaşayan kişilerin aşağıdaki şu noktalara odaklanmaları öfkelenmelerine neden olabilir:

  • Partnerinin eski sevgilisiyle yaptığı aktiviteler ve birlikte göğüs gerdikleri olaylar,
  • Yaşadıkları ilişkinin duygusal derinliği ve anıları,
  • Yaşadıkları cinsellik ve ten uyumları,

Retroaktif Kıskançlık Belirtileri Nelerdir?

Partnerinin geçmişini çok düşünmek:

Kendini tekrar tekrar partnerinin geçmişini düşünürken ve önceki partnerlerini kıskanırken bulabilirsin.

Şüphe duymak:

Kıskançlık, partnerinizi kontrol etmek, sözlerinden şüphe etmek veya telefonlarına bakmak gibi sağlıksız ilişki davranışlarına girmene neden olabilir. Kendinizi, onun nerede olduğunu kontrol etmek için arkadaşlarını veya iş yerini ararken bulabilirsin ve bu dışarıya da iyi yansımayabilir.

Kendini başkalarıyla kıyaslamak:

Sevgilinin eskiden görüştüğü birini kendin ile kıyaslayabilir hatta profilini sosyal medya platformlarında incelemeye başlayabilirsin.

Onu eski sevgilisiyle hayal etmek:

Daha önce partnerinle eski ilişkileriniz hakkında konuşmuş olabilirsiniz. Bu da ikisini sanki o dönemki ilişkilerinde hiç sorun yokmuş gibi hayal etmene neden olabilir. Eski sevgilisinin daha güzel, daha iyi hatta daha başarılı olduğunu düşünmen seni endişelendirebilir.

Retroaktif Kıskançlık Sebepleri Nelerdir?

İlişkinizi güvende hissetmemen:

Güvensizlik, geçmişe dönük kıskançlığın en yaygın tetikleyicisidir. Gerçek veya hayali olsun, insanlar ilişkide kendilerini tehdit altında hissettiklerinde ve partnerleri tam olarak bu güven duygusunu tesis edemediğinde bu hissi yaşama eğilimindedirler. Bu kişinin kendi güvensizliğinden kaynaklanabileceği gibi partnerinin güvensizlik yaratan davranışlarından da kaynaklanıyor olabilir.

Bir şeylerin eksik olduğunu düşünmen:

Eşinin eski sevgilisiyle olan ilişkisinin hayali bir şekilde mevcut ilişkinizden daha iyi göründüğünde, bu duygunun tetiklenmesi olasıdır. İlişkinde duygusal bağı derinden hissetmiyorsan, birlikte kaliteli vakit geçirmeye imkanınız olmuyorsa bir şeylerin eksik olduğu kanaatine varabilirsin.

Reddedilmeye karşı hassas biri olman:

Yapılan bir araştırma, reddedilmeye duyarlı kişilerin ilişkilerde kıskançlık hissetmeye daha yatkın olduğu sonucuna vardı. Reddedilme duyarlılığı yaşayan kişilerin, partnerinin yaptığı iyi niyetli küçük eleştirilere dahi orantısız tepki vermesi, onu reddetmesi için çeşitli emareler araması mümkündür.

Partnerin eski sevgilisiyle hala iletişim halinde olması:

Eşin hala eski sevgilisiyle iletişim halindeyse, kendini şu an kurdukları iletişimin niteliğini merak ederken ve olası tüm “ya olursa” senaryoları üzerinde düşünürken bulabilirsin.

Geçmişinde bir kötü bir tecrübenin olması:

Sadakat ve güven birçok kişi için ilişkinin en önemli elementlerindendir. Bazen her şey iyi gitmeyebilir, güvenimiz sarsılabilir veya ihanete uğrayabiliriz. Halihazırda ilişkide olduğunuz kişi veya önceki partnerimizin tutumları nedeniyle güven sorunu yaşayabiliriz. Eğer sorun önceki beraberliğin ile ilgili ise zor olsa da bunu şu anki ilişkine yansıtmamaya gayret göstermelisin.

Kıskançlığı İfade Etmenin Sağlıklı Yolları

Eğer ilişkinde bu duyguyu yaşadığını hissediyorsan bunu içinde tutmamalısın. Yaşadığın hissiyatı içinde tutman lüzumsuz ve hatta sağlıksızdır.

Konuyu partnerinle paylaşmamak, agresif bir tutum göstermene ve belki de daha sonra duygu patlaması yaşamana neden olabilir. Kıskançlığı ifade etmenin sağlıklı yolu dürüst ve dolaysız davranarak partnerinin hislerine ve sınırlarına karşı duyarlı olmaktan geçer.

İşe içgözlem yaparak başla:

Bazı durumlarda çözüm veya en azından çözüm başlangıcı öncelikle kendimizi gözlemlemekle başlar. Güvensizlik, düşük özgüven ve kaygı problemi ile uğraşan insanların bu duyguyu yaşamaya daha eğilimli oldukları bilinen bir gerçektir. Yalnızlık ve güvensiz bağlanma tarzı da aynı şekilde partnerlik ilişkisinde bizi kırılgan yapan etkenler arasındadır. Bu duyguyu tetikleyen şeyin onun davranışlarına mı, eski ilişkisine mi yoksa başka bir sebebe mi dayandığını düşünmek mantıklı olabilir. Düşündüklerini yakın bir arkadaş veya bir uzman ile görüşmen iyi gelebilir.

Bununla birlikte partnerinle konuşmadan önce duygularını, düşüncelerini tanımlamak ve tartmak iyi bir başlangıç olabilir. Ona bu konuyu açmadan önce söylemek istediklerini bir kâğıda yazabilir veya daha önce de ifade ettiğimiz gibi söylemek istediklerini başka biri ile paylaşabilirsin. Eğer günlük hayatında sıkça pratiğini yapıyorsan derin nefes alma teknikleri ve meditasyon da sana iyi gelecektir.

Endişelerini suçlama yapmadan paylaşmayı dene:

Partnerinin kıskanç yönünü ortaya çıkarak davranışlarını bir bir sıralayıp ona söylemen, onun da savunmacı bir konuma geçerek seni suçlamasına neden olabilir. Bu da tahmin edebileceğin üzere kavga ile sonuçlanabilir ve ilişkinizi yıpratabilir. Buna karşın kuracağın cümlelerin öznesini “sen” veya “senin şu davranışın” değil de “ben” şeklinde değiştirirsen, bu daha samimi, saldırgan olmayan bir dil ile kendini ifade etmeni sağlayarak partnerinin de incinmesine engel olacaktır. Anlatmaya çalıştığımız cümle yapılarını iki örnek ile açıklayalım:

  • “Bunu yaptığında beni gerçekten kıskandırıyorsun.” yerine “Bu davranışı yaptığını gördüğümde kıskanıyorum ve seninle bu konu hakkında konuşmak istedim.”
  • “Son zamanlarda beni çok kıskandırıyorsun!” yerine “Sahip olduğum bazı hisleri seninle paylaşmak istiyorum.” 

Sabırlı ol:

Duygularını mümkün olduğunca hassas ve ona saygılı şekilde dile getirsen de, onun hislerinin tahmin ettiğinden daha yoğun olma ihtimalini göz önünde bulundurmalısın. Onun yaptığı bir davranışın, tutumun sende bu duyguyu tetiklediğini ifade ediyorsun. Partnerinin kendisini savunmaya geçmek istemesi bu nedenle gayet anlaşılabilir ve çok doğaldır.  Kendi duygularını önemsediğin kadar partnerinin ifadelerini de dikkate al. Biraz zamana ihtiyacı olabileceğini ve hemen şefkatle yaklaşamayabileceğini unutma.

Partnerin seni kıskandıran bazı davranışları değiştirmeye açık olabilir ve bu değerlidir. Daha kalıcı bir çözüm ise ilişkinizin sınırlarını göz önünde bulundurduğunda, ona güvenebileceğin konusunda seni ikna etmesinde yatıyor olabilir.

Çift terapisini düşün:

Bazen partnerimizle bu konu hakkında kurduğumuz iletişim yolunda gitmeyebilir. Bu, yaşanılan durumun güçlü ve zor bir duygudan kaynaklanması sebebiyle gayet anlaşılırdır. Birçok çift, bu duygular üzerinde çalışmak için bir çift terapisti ile yapılan birkaç seanstan yararlanır.

Çift terapisi, duygularınızı ifade etmenize, daha etkili iletişim kurmanıza yardımcı olur. Terapist ile görüşüp, çift olarak kriz anlarında sorun çözme becerilerinizi geliştirebilirsiniz. İlişkide yaşadığınız stres ve belki de güvensizlik faktörlerini irdeleyip anlamanız, birbirinize olan güveni geliştirmeniz adına birlikteliğinize bir alan açabilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Dozunda yaşandığı müddetçe normal karşılanabilecek bu duygu, ilerleyen safhalarda kişinin kendisine ve bu duygunun muhatabına zarar verebilir. Yaşadığımız duygular, aklımızdan geçen düşünceler ve tepkilerimizin kontrolümüzün dışına çıkıp saplantılı bir hal aldığını hissediyorsak bunu bir uzmanla konuşmalıyız.

Konu hakkında uzman kişinin böyle bir durumla karşılaştığı zaman uygulayabileceği tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

  • Bilişsel – analitik terapi
  • Bilişsel davranışçı terapi
  • Reçete edilebilecek antipsikotikler veya seçici serotonin geri alım inhibitörleri

Danıştığın uzmanın uygulayacağı tedavi yaşadığın duygunun türüne ve hayatına nasıl tezahür ettiğine göre değişecektir. Obsesif – kompulsif bozukluk, anksiyete bozukluğu veya şizofreni gibi rahatsızlıklardan muzdarip biri isen doktorunun senin için öngördüğü özel tedavi seçeneklerini tercih etmesi de mümkündür.

Birey Olarak Ne Yapabilirsin?

Bu his ile başa çıkmayı öğrenememen, iletişimi zorlaştırarak ilişkinizi daha kırılgan kılabilir. Aşağıda sayacağımız yöntemler, duygularını dizginlemen, onlarla başa çıkman konusunda sana yardımcı olabilir.

Korkularınla yüzleş:

Bu duygunun güvensizlik ve zayıf benlik algısından kaynaklanabileceğini yazının önceki kısımlarında bahsetmiştik. Bunlarla yüzleşmek, hayatının diğer alanlarında da seni olumlu etkiler. Sevgilinden ayrılma veya başarısızlık kaygısını içerebilen bu durumu fark etmen, hislerinin altında yatan şeyleri kabul etmeni ve kontrol etmeye bir adım daha yaklaşmanı sağlar.

Beklentilerini belirle:

Günlük koşuşturmalarımız içinde, elimizde olmayan sebepler nedeniyle bazen sevdiklerimize vakit ayırmakta zorlanabiliriz. Hafta içi her gün mesai yapan partnerinin veya çocuğunun yorgun olması nedeniyle o günlük sana vakit ayıramayacağını kabullenmen, seni daha anlayışlı biri yapacak ve gerçekdışı bir beklentiye girmene engel olacaktır.

Hislerini dürüstçe ifade et:

Sağlıklı bir ilişkinin ana bileşenlerinden biri de etkili bir iletişim kurmaktır. Sevdiğin kişilere duyguların konusunda açık olman hem aradaki güveni sağlayacak hem de yanlış anlaşılmaların yaşanmasını önleyecektir.

Farkındalık çalışmaları yap:

Olumlu duygularım sağlığımızı iyi etkilerken olumsuz duygular da tahmin edebileceğimiz gibi mental ve fiziksel sağlığımızı kötü etkiler. Öfke, kızgınlık veya kıskançlık gibi konular için meditasyon ve farkındalık çalışmaları yapmak, buna ek olarak minnettar olduğun şeyleri düşünmek ruh ve beden sağlığına iyi gelecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bunun birçok sebebi olabilir. Sahip olamadığımız bir şeye karşı tarafın sahip olması, sevdiğimiz insanla ilişkimizde karşılaşabileceğimiz olası veya hayali bir tehlikenin bulunması hatta eğer küçük bir çocuksak yeni doğan kardeşimiz verilen ilgiyi bile kıskanmamız mümkündür.

Kıskançlık nedir sorusunun cevabı karmaşıktır. En basit anlatımı ile hepimizin yaşayabileceği insani bir duygudur. İnsanlarda sıkça karşılaşılabilen bu duygu, dozunda yaşandığı müddetçe ilişkinin daha uzun sürmesini bile sağlayabilir. Buna karşı saplantı düzeyine ulaşan, büyük tepki gösterilmesine neden olan hali ise kişinin kendisine ve karşısındakine zarar vermesine neden olabilir.

Bu duygunun tek ve kesin bir kaynağı olduğunu söylemek doğru olmaz. Sevdiğimiz insanla kurduğumuz ilişkiyi tehdit eden bir unsurdan kaynaklanabileceği gibi kendi içsel durumumuzdan da kaynaklanabilir. Buna ek olarak kıskançlık nedir sorusu, bazı durumlarda önceki ilişkilerimizdeki olumsuz tecrübeler ile de cevaplanabilir. Bu duygunun altında yatan bazı rahatsızlıklara verebileceğimiz bazı örnekler ise obsesif kompülsif bozukluk, anksiyete ve şizofrenidir.




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!