İlişkilerde Bağlanma Stilleri Nelerdir? | Sağlıklı İlişki İçin Hangi Yol İzlenmeli

İlişkilerde Bağlanma Stilleri Nelerdir? | Sağlıklı İlişki İçin Hangi Yol İzlenmeli

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
27.01.2022 tarihinde oluşturdu.

Partnerinizle yakınlıktan rahatsızlık duymuyorsanız yani yakınlıktan kaçınma düşükse ve size sevgisi konusunda endişelenmiyor, ilişki hakkında takıntılı davranmıyorsanız(ilişkide kaygı düşükse) ve akışa bırakabiliyorsanız muhtemelen güvenlisiniz. Ama eğer bu konuda bir tereddüttünüz varsa okumaya devam edin!

Söz konusu romantik ilişkiler olduğunda çoğunlukla belli bir çerçevede düşündüğünüzü ve davrandığınızı fark ettiniz mi? Belki kıskançlık yapıyorsunuz, belki uzun süre yalnız kalmaktan korkuyorsunuz, belki de hem kendinize hem de partnerinize sonsuz güveniyorsunuz. Tüm bu yaşanan süreci açıklamanın çeşitli yolları var. Bunlardan biri de ‘‘Bağlanma Stili Teorisi’’ adı verilen teori. Herkesin kendine özgü bir bağlanma stili mevcut. Siz de kendi bağlanma stilinizi öğrenerek öz farkındalığınızı artırabilir, daha sağlıklı ve uzun soluklu ilişkiler kurabilirsiniz. Üstelik bağlanma stilinizden hoşnut değilseniz, onu değiştirmeniz de mümkün. İşte tüm bu saydıklarımızı bu yazımızda bulabileceksiniz. Bu yazımızda:

Bağlanma stili teorisi nedir?

Kaç adet bağlanma stili mevcuttur?

Güvenli bağlanma stili nedir?

Güvenli bağlanma stilinin belirtileri nelerdir?

Güvenli bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder?

Kaçıngan bağlanma stili nedir?

Kaçıngan bağlanma stilinin belirtileri nelerdir?

Kaçıngan bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder?

Kaygılı bağlanma stili nedir?

Kaygılı bağlanma stilinin belirtileri nelerdir?

Kaygılı bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder?

Düzensiz bağlanma stili nedir?

Düzensiz bağlanma stilinin belirtileri nelerdir?

Düzensiz bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder?

Bağlanma stilleri bize nasıl etki ediyor?

Bağlanma stilleri değişebilir mi?

Bağlanma stilleri nasıl değişir?

sorularına cevap vererek bağlanma stillerine yönelik enine boyuna bilgileneceğiz.

Yazı boyunca iki uzman isme ve onların bilgi birikimine başvuracağız: Psikolog Kristina Jordan ve İlişki Uzmanı Katarzyna Peoples.

 

Bağlanma stili teorisi nedir? 

Bağlanma Stili Teorisi, 1950’lerde İngiliz Psikanalist John Bowlby tarafından yaratılan ve Amerikalı Psikolog Mary Ainsworth tarafından genişletilen teoriye verilen isimdir. Bu teoriye göre, birincil bakıcılarınızla aranızda oluşan bağ; yaşamınız boyunca kuracağınız ilişkileri nasıl geliştireceğinizi, bu ilişkilerde ne gibi tutum ve davranışlarda bulunacağınızı belirleyen kilit etmendir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinde psikologluk ve çift terapisti olarak görev yapmakta olan Kristina Jordan, Bağlanma Stili Teorisine dair şunları söylüyor: ‘‘Bu teori, bebeklerin birincil amacının bakıcısıyla (annesine, babasına… o anda bebeğin bakımını üstlenen her kimse ona.) olan yakınlı

ğını sürdürmektir. Evrimimizi düşündüğümüzde, bu davranış hayatta kalmak için gerekli bir davranıştır. John Bowlby bu evrim nedeniyle bebeklerin ve çocukların ebeveynlerine yakın kalabilmek için onları dikkatle izlediğine ve bunun sonucunda bir strateji geliştirdiğine inanıyordu.’’

 

Kaç adet bağlanma stili mevcuttur? 

Bağlanma Stili Teorisi, bağlanma stillerinin birden fazla olduğunu belirtir. Bu bağlanma stilleri şunlardır:

  1. Güvenli Bağlanma
  2. Kaçıngan Bağlanma
  3. Kaygılı Bağlanma
  4. Düzensiz Bağlanma

 

Güvenli bağlanma stili nedir? 

İlişki Uzmanı ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Walden Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık Eğitimi ve Süpervizörlük Doktora Program Üyesi Katarzyna Peoples’ın tanımıyla güvenli bağlanma stili; sağlıklı ve uzun süreli ilişki kurma becerisidir. Kulağa oldukça kusursuz ve hoş geldiğinin farkındayız. Peki, nasıl güvenli bağlanma stiline sahip olunur? Elbette sorunun cevabı yine birincil bakıcınıza uzanıyor. Çocukluğunda birincil bakıcısıyla arasında güvenli bir bağ olan, herhangi bir ceza almaksızın onaylanma veya güvence isteyebilen bireyler; gelecekte güvenli bağlanma stili geliştiriyor. Özetle, güvenli bağlanma stili; çocukluğunuzda birincil bakıcınızla aranızdaki güven dolu bağın bir sonucudur da denebilir. Burada en önemli nokta; çocukluğunda kurduğunuz o güvenli bağın size güvende, anlaşılmış, rahatlamış ve değerli hissetmiş olması. Bu noktada birincil bakıcılara da büyük bir sorumluluk düştüğünü düşünürsek, çocuklarıyla güvenli bağ kurabilmiş olan kimselerin o zamanlar duygusal anlamda erişilebilir olduğunu ve gerek duygularının gerekse davranışlarının farkında olduğunu söyleyebiliriz. Peoples, bu konuyu şu şekilde açıklıyor: ‘‘Çocuklar birincil bakıcılarından güveni, güvenli bağlanma stilini almanın yanı sıra birincil bakıcıların bizzat kendisini de model alır (yani taklit eder) ve geleceğe taşınacak olan güvenli bağlanma stilinin temelleri böylece atılmış olur.’’

 

Güvenli bağlanma stilinin belirtileri nelerdir? 

Güvenli bağlanma stilinin çeşitli belirtileri mevcuttur. En yaygın belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Etkili iletişim becerilerine sahip olmak
  • Yüksek özgüvene sahip olmak
  • Kolay bağlantı kurulabilir bir birey olma
  • Başkalarına kolayca güvenebilmek
  • Duygusal destek arama yeteneği
  • Duyguları düzenleme yeteneği
  • Duygusal anlamda erişilebilir olma yeteneği
  • Yalnızlıktan rahatsız olmamak
  • Yakın ilişkilerde rahat hissetmek
  • Çatışmaları iyi yönetme yeteneği
  • İlişkilerde kendini yansıtma yeteneği

 

Güvenli bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder? 

Güvenli bağlanma stilinin ilişkilerdeki tezahürünü Katarzyna Peoples bu sözlerle betimliyor: ‘‘Güvenle bağlanan insanlar, hem fiziksel hem de duygusal anlamda kendisini güvende hissederek büyüyor. Bu da onların yalnızca başkalarıyla değil, aynı zamanda genel anlamıyla dünyayla sağlıklı ilişkiler kurabilmesine olanak sağlıyor. Güvenli bağlanma stiline sahip kimseler, ilişkilerini iyi yönetme eğilimde kimselerdir. Onları incelediğimizde pozitif, güvenilir ve partnerlerine karşı sevgi dolu olduklarını gözleriz. Bu kimselerde partnerlerinin iyi niyetine güven de oldukça yüksektir. Buna bağlı olarak da ilişkide kıskançlık gündemi neredeyse oluşmaz. Güvenli bağlanma stili kişilere, sevilmeye layık olduklarını ve herhangi bir dış güvenceye ihtiyaç duymamaları gerektiğini hissettirir.’’

 

Kaçıngan bağlanma stili nedir? 

Katarzyna Peoples, kaçıngan bağlanma stilini bireylerle fiziksel ve duygusal yakınlık geliştirememekten kaynaklanan uzun süreli ilişki kuramama hataları şeklinde açıklıyor. Bu durumun hiç kuşkusuz birincil bakıcılarınızla doğrudan bağlantısı bulunmakta. Çocukluğunuz, katı veya duygusal anlamda mesafeli bir birincil bakıcıyla geçtiyse; bu, kaçıngan bağlanma stiline sahip oluşunuzu büyük oranda açıklıyor. Peki, katı veya duygusal anlamda mesafeli bir birincil bakıcı derken tam olarak neyi kastediyoruz? Aşağıda sıralayacağımız maddeler, böylesi birincil bakıcılarda sıkça karşılaşılan bazı özellikleri betimlemekte:

  • Sizden bağımsız olmanızı bekler, ona bağımlı olduğunuz için sizi azarlar.
  • Kendi başınızın çaresine bakmanızı ister ve bunun için sizi terk eder.
  • Temel ihtiyaçlarınıza cevap vermekten kaçınır ya da yavaş cevap verir.
  • İhtiyaçlarınızı ya da duygularınızı ifade ettiğinizde sizi dinlemekten kaçınır, sizi ve söylemlerinizi reddeder.

Kristina Jordan, kaçıngan bağlanma stilinin temeli olarak görebileceğimiz ebeveynlere dair şunları söylüyor: ‘‘Kaçıngan bağlanma stiline sebep olduğu düşünülen bazı ebeveynler tamamen ihmalkar; ancak bazıları da ihmalkarlıktan ziyade sadece biraz daha meşgul, ilgisiz ve duygulardan, hayallerden, umutlardan ve korkulardan çok okul notları, gündelik işler ya da görgü kuralları gibi konularla ilgilenmeyi tercih ediyor.’’

Peoples ise tüm bunların sonucunda çocukların, kimsenin yardımına veya desteğine ihtiyaç duymamak için, güçlü bir bağımsızlık duygusu benimsemeyi öğrendiğini söylüyor.

 

 

 

Kaçıngan bağlanma stilinin belirtileri nelerdir? 

Kaçıngan bağlanma stilinin de çeşitli belirtileri mevcuttur. Bu bağlanma stilinin en yaygın belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkün:

  • Güçlü bir bağımsızlık duygusuna sahip olmak
  • Fiziksel ve duygusal yakınlık kurmaktan ısrarla kaçmak
  • Başkalarını küçümser tavırda olmak
  • Duygularını ifade etmekte güçlük çekmek
  • Kendisine yaklaşmaya çalıştığını düşündüğü kişileri tehdit olarak algılamak
  • İnsanlara güvenmekte zorlanmak
  • Hayatta kimseye ihtiyaç duymadığına ve duymayacağına inanmak
  • Başkalarıyla vakit geçirmekten çok yalnız vakit geçirmek
  • Bağlanma korkusuna sahip olmak

 

 

Kaçıngan bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder? 

Peoples, kaçıngan bağlanma stiline sahip kimselerin duygusal yakınlık kurma noktasında eksik olduğunu belirtiyor ve ekliyor: ‘‘Bu kimselerde romantik ilişkilerin herhangi bir derinlik kazanması söz konusu değil.’’ Kaçıngan bağlanma stilinin romantik ilişkilerde diyaloğa izin verdiğini; fakat duygusal bir yakınlaşmadan kesinlikle kaçındığını söyleyen Peoples: ‘‘Kişiler partnerlerinin kaçıngan bağlanma stili geliştirdiğini fark ettiği anda duygusallığın devre dışı kalacağının, asla partnerleriyle istedikleri duygusal bağı yakalayamayacaklarının bilince erişiyorlar.’’ diyor.

 

 

 

Kaygılı bağlanma stili nedir? 

Kaygılı bağlanma stilinin gelişmesinde rol oynayan 4 temel sebep vardır. Bu sebepleri sıraladığımız takdirde, bu bağlanma stilinin ne manaya geldiğini kolaylıkla anlayacağınızı düşünüyoruz. Bu 4 temel sebep şunlardır:

  1. Terk edilme korkusu
  2. Reddedilme korkusu
  3. Birine bağımlı hale gelme eğilimine sahip olma
  4. Duyguların düzenlenmesi ve doğrulama konularında bir partnere ihtiyaç duyma

Elbette diğer bağlanma stillerinde olduğu gibi, kaygılı bağlanma stilinin de oluşumunda rol oynayan belli başlı etmenler var. Bu etmenlerin başında, çocuğunun ihtiyaçlarına karşılık veremeyen tutarsız ebeveynlerin bulunduğunu söyleyebiliriz. Böylesi ebeveynlerle büyüyen çocukların birincil bakıcılarını anlamakta fazlasıyla zorlandığını ve gelecekte onlardan ne beklemeleri gerektiğine dair herhangi bir güvencelerinin de bulunmadığını söyleyen Peoples: ‘‘Bu çocukların ebeveyn ilişkileri hakkında kafası hep karışıktır. Bunun yanı sıra kendilerini çokça kararsız da hissederler. Öte yandan kaygılı bağlanma stiline sahip çocukların, birincil bakıcılarından ayrıldıkları andan itibaren aşırı derece sıkıntı çektikleri de bir gerçektir.’’ diyor.

Jordan ise farklı bir noktaya parmak basıyor ve kaygılı bağlanma stiline sahip kimselerin ebeveynlerinde şu gibi özelliklere rastlanabileceğini söylüyor:

  • Kolayca bunalabilmek
  • Çocuğu fazla şımartmak veya çocuğa karşı kayıtsız kalmak arasında sürekli bir git gel hali
  • Kendi duygularından çocuğu sorumlu tutma
  • Bazen çocuğa dikkat kesilip hemen ardından çocuğu itme ve uzaklaştırma

Peoples ise tüm bunların sonucunda oluşan manzarayı şu sözlerle tarif ediyor: ‘‘İşte böylece bu çocuklar, başkalarının duygularıyla da kendileri ilgilenmek zorundaymış gibi hissederek büyüyor ve en sonunda birilerine bağımlı bireyler haline geliyorlar.’’

 

Kaygılı bağlanma stilinin belirtileri nelerdir? 

Kaygılı bağlanma stilinin de diğer bağlanma stillerinde olduğu gibi çeşitli belirtileri mevcuttur. En yaygın belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

  • Kıskançlık eğilimi
  • Düşük özgüven
  • Yalnız kalmakta zorlanma
  • Başkalarının onayına ihtiyaç duyma
  • Güven problemleri
  • Ciddi bir terk edilme korkusu
  • Ciddi bir reddedilme korkusu
  • Kendini sevilmeye değer biri görmeme
  • Eleştirilere karşı aşırı hassas olma, eleştiri kaldıramama

 

Kaygılı bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder? 

Peoples, kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerde kendini sevilmeye değer görmeme halinin sıklıkla görülüğünün, bunun da bu bireyleri partnerlerinden sürekli güvence beklemeye ittiğinin altını çiziyor. Peoples ayrıca bu kişilerin ilişkide yaşanan tüm olumsuzluklardan ve zorluklardan daima kendilerini sorumlu tuttuklarını, düşük bir özsaygıya sahip olduklarından pek çok kez kıskançlık krizleri yaşayabildiklerini, güvensizlik çektiklerini belirtiyor ve ardından ekliyor: ‘‘Tüm bunların derininde; reddedilme, terk edilme ve yalnız kalma gibi durumlara karşı gelişmiş olan köklü ve yüksek bir korku var. Aslında kaygılı bağlanma stiline sahip olanların sergilediği tutum ve davranışların temelinde de bu korku yatıyor. İlgili tutum ve davranışlar, duyulan korkunun ifade ediliş biçiminden başkası değil.’’

 

Düzensiz bağlanma stili nedir? 

Peoples, düzensiz bağlanma stilini: ‘‘Son derece tutarsız davranışlarda bulunmak ve güven problemi çekmek.’’ olarak tanımlıyor. Düzensiz bağlanma stiline neden olan başlıca etmenler:

  • Çocukluk travmaları
  • İhmal
  • İstismar
  • Ebeveynlerden korkma hali

şeklinde sıralanabilir.

Düzensiz bağlanma stiline sahip çocukların kafalarının karışık olduğu gözlemlenebilir. Peoples, bu durumu bu sözlerle açıklıyor: ‘‘Birincil bakıcılar tutarsızsa ve çocukları tarafından rahatlık ve korku kaynağı olarak görülüyorsa, bu durum çocukların düzensiz davranışlarda bulunmasına yol açıyor.’’

 

 

Düzensiz bağlanma stilinin belirtileri nelerdir? 

Düzensiz bağlanma stilinin sıkça rastlanan belirtileri şunlardır:

Güven problemi

Yüksek seviyede anksiyete

Kafa karıştırıcı, tezat davranışlar

Reddedilme korkusu

Duyguları düzenleyememe

Kaçıngan ve kaygılı bağlanma stillerinin belirtilerini gösteriyor olma

 

Bu belirtilere ek olarak, Jordan; bu bağlanma stilinin yetişkinlik de dahil olmak üzere mevcuttaki ruh sağlığı koşulları da bağlantılı olduğunun altını çiziyor. İlgili bağlantıda bahsi geçen ruh sağlığı koşulları:

  • Duygudurum bozuklukları
  • Kendine zarar verme
  • Kişilik bozuklukları
  • Madde kullanım bozukluğu

olarak sıralayabiliriz.

 

Düzensiz bağlanma stili ilişkilerde nasıl tezahür eder? 

Düzensiz bağlanma stiline sahip kişilerin, kafa karıştıran ve öngörmesi bir hayli zor davranışlarda bulunduğu biliniyor. Jordan, bu durumu; ‘‘bağımsız ve mesafeli biri olmakla duygusal ve yapışkan biri olmak arasında süregelen bir git gel hali’’ olarak betimliyor.

Peoples ise: ‘‘Aslına bakarsanız bu insanlar bir yandan çaresizce aşkı ararken, diğer yandan aşka karşı duydukları korku sebebiyle partnerlerini kendilerinden uzaklaştırmayı tercih ediyor. Bir yandan sürekli bir reddedilme korkusu duyarken, bir diğer yandan duygusal yakınlık kurmaktan da kaçınmıyorlar. Yani aşktan hem korkuyorlar hem de sürekli onu arar haldeler; ama bir bakıma bu arayışı onu reddetmek için gerçekleştiriyorlar çünkü aşkı kabullenmiyorlar.’’ diyor ve ekliyor: ‘‘Bu insanlar partnerlerini öngörülemez kimseler olarak algıladıkları için güvende hissedebilmek, korkularını yenebilmek için mücadele veriyor. Gel gelelim söz konusu ilişkiler olduğunda kendileri de öngörülemez davranışlarda bulunuyorlar.’’

 

 

Bağlanma stilleri bize nasıl etki ediyor? 

Kristina Jordan: ‘‘Partnerlerimizden bize tıpkı ebeveynlerimiz gibi davranmalarını bekliyoruz, bunu bilinçsizce yapıyoruz. Ve bu beklentiye bağlı olarak da belirli kalıplar içerisinde hareket ediyoruz.’’ diyor ve ekliyor: ‘‘Bu eğilimler biz farkında olsak da olmasak da bir şekilde ortaya çıkmayı başarıyor.’’

2018’de yapılan bir bilimsel araştırma; söz konusu ilişkiler olduğunda kadınların çoğunlukla kaygılı bağlandığını, erkeklerde ise bunun kaçıngan bağlanma olarak gözlemlendiğini ortaya çıkardı.

Önemli Not: Cinsiyet farkının küçük bir detaydır ve kişinin cinsiyeti, bağlanma şekli üzerinde direkt bir etkiye sahip değildir. Her ne kadar araştırma sonucunda cinsiyet üzerinden genel bir sonuca ulaşılmış olsa da cinsiyetin ilgili konuda etkisinin sınırları belirlidir.

 

Bağlanma stilleri değişebilir mi? 

Bu sorunun kısa yanıtı: ‘‘Evet, birincil bakıcınızla aranızdaki ilişki her nasıl gelişmiş olursa olsun bağlanma stilleri mutlak değildir; istenildiği takdirde değiştirilebilir.’’; fakat elbette biz yanıtı kısa tutmak niyetinde değiliz! Katarzyna Peoples, konuya dair şu sözleri dile getiriyor: ‘‘En önemli çıkarım kişinin bağlanma stilini değiştirebileceğini fark etmesi. Kişi, güvensiz bağlanma stilinden kurtulup gelecekte sağlıklı ve güvenli bağlarla kurulmuş ilişkiler yaşabilir.’’

 

Bağlanma stilleri nasıl değişir? 

Tüm yazı boyunca bilgisine, fikirlerine başvurduğumuz Katarzyna Peoples’ın bağlanma stillerinin değişimine dair bazı tavsiyeleri mevcut. Bu tavsiyeleri sıralayarak yazımızı da sonlandırıyoruz:

 

    • ‘‘Birinin partneriyle etkileşime girme biçimini ve neden belirli şekillerde tepki verdiğini anlamaya çalışmak, yeni düşünme kalıplarının yanı sıra davranışları da beraberinde getirir. Bu anlama çabası sayesinde iyileşme sürecinizi hızlandırabilirsiniz.’’

 

    • ‘‘Güvensiz bağlanma stiline sahip kimselerde durum biraz daha farklı ve aslında ciddidir. Bu bağlanma stiline sahip olanlar daha güvenli bir bağlanma stili geliştirmek istedikleri takdirde profesyonel yardıma başvurmaları daha etkili olacaktır.’’

 

    • ‘‘Pek çok vakada bireyin bir profesyonelle görüşmesi gerektiğini savunuyoruz; çünkü söz konusu çocukluk deneyimlerini anlayabilmek ve bu deneyimlerin geleceği nasıl etkilediğini görebilmek olduğunda profesyonel destek kaçınılmaz oluyor. Bu, yolculuğun kolay bir yolculuk olacağı anlamına gelmiyor tabii; ancak yolun sonunun tüm yolculuğa değeceğini söylemek zor değil.’’

 

 

 

 

 

 

 

 

 




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!