İlişkilerde Kaygılı Bağlanma Nedir? | Sağlıklı İlişki İçin Hangi Yol İzlenmeli

Yazan: Terappin | 28 Kasım 2022 tarihinde yayınlandı. 19 Ocak 2023 tarihinde güncellendi.

İlişkinde partnerinden haber alamadığında ilişkiniz hakkında endişeleniyor musun? Reddedilme veya terk edilme korkun mu var? Başkalarını kendinden üstün tutma eğiliminde misin? Bu soruların cevabı çocukluk döneminde edindiğimiz kaygılı bağlanma stilinde olabilir. Eğer sen de kendi içinde bu soruları cevaplamaya çalışıyor veya partnerinde bu konular hakkında bir endişe hissediyorsan, şimdiki yazımız işine yarayabilir.

 

Kaygılı bağlanmayı ele aldığımız bu içerikte aşağıdaki şu noktalara değinmeye çalışacağız:

 

Kaygılı Bağlanma Stili Nedir?

Çocuklarda Kaygılı Bağlanma

 Yetişkinlerde Kaygılı Bağlanma Özellikleri Nelerdir?

Farklı Alanlarda Kaygılı Bağlanma

  İş hayatında

 Romantik ilişkide

Arkadaşlık ilişkilerinde

 

Kaygılı Bağlanma Tarzını Nasıl Yönetebilirsin?

 Öfkeni ve endişeni kontrol et

 Farkındalık çalışması yap

 Düşünce kalıplarını değiştir

 Cinsellikte Kaygılı Bağlanma

 Kaygılı Bağlanma Stilimi Değiştirebilir Miyim?

 Kaygılı Bağlanma Stilinde İlgi İsteği

 Bunun hakkında konuşun

Sınırları belirleyin

Yardım al

 

 Sıkça Sorulan Sorular:

 

 Kaygılı Bağlanma Stili Nedir?

 

Kaygılı bağlanma stili, ebeveynlerin çocukluk döneminde bir an varken, daha sonrasında duygusal veya fiziksel manada yanlarında olmamasından kaynaklanabilen bir bağlanma stilidir. Bir kişi çocukluk döneminde yeterince dönüş alamazsa, bu yetişkinlikte güvene şüphe ile yaklaşmasına neden olabilir. Kişi, yaşadığı duygularda ve gösterdiği davranışlarda bunu yansıtabilir. Yakın olmak istemekle beraber güven sorunları yaşaması ve bu konuda takıntılı olması söz konusu olabilir.

 

Kaygılı bağlanma stilinde birinin “Sevgilimin telefonu çaldığında, başka bir kadınla/erkekle vakit geçirdiğinde veya egzersiz yapmaya gittiğinde kalbimin daha hızlı attığını hissediyorum” demesi mümkündür.

 

 Çocuklarda Kaygılı Bağlanma

 

Bir çocuğun bu bağlanma stiline sahip olması halinde, onlara bakanlar tarafından bırakılma endişeleri olabilir. Ebeveyni onun yanından ayrılıp onu bakıcıya bıraktığında, anne babasının bir daha dönmeyeceğini düşünebilir. Ebeveynleri döndüğünde ise huzur, konfor için hemen onlara koşabilirler.

 

Bağlanma stilleri ile ilgili çalışma yapan Mary Ainsworth’ün de yer aldığı bir deneyde, annesinden bir müddet ayrı kalan çocukların bir araya geldiklerinde şaşkın ve tedirgin oldukları görülüyor. Anneleri ile göz temasından kaçınan çocukların buna rağmen annelerine çaresizce sarıldıkları gözlemleniyor. Annelerine yakın olmayı isteyen çocukların rahat hissedememesi, daha sonra onların endişeli-kararsız olarak tanımlanmalarına neden oluyor.

 

Küçükken yaşanan travmatik ve stres yaratan olaylar, çocuğun bu bağlanma stilini geliştirmesine sebep olabilir. Kendisine bakan kişiden tutarlı davranışlar göremeyen çocuk, ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmayacağı konusunda endişeye düşebilir. Sonraki davranışlardan emin olamayan çocuğun güvensizlik hissi yaşaması bu noktada gayet olağandır.

 

Başka bir ihtimal ise anne babanın aşırı koruyucu olma ihtimalidir. Ebeveynlerinin kaygısını sezen çocuk, güçlü bir korumaya ihtiyacı olduğuna inanarak kaygılanabilir.

 

Küçük çocukların, bakım gördükleri kişiye yakın olmak adına davranışlarını değiştirdiği görülebilmektedir. Bununla beraber o kişilerin onların yanlarında olmaması, üzüntü, sinir ve hatta öfke nöbetleri geçirmelerine neden olabilir. Görüştüklerinde onlara direnseler de kendilerini güvende hissetmek için onlara sarılabilirler.

 

Kaygılı bağlanma stiline sahip çocuklar etraflarını keşfetmek konusunda da güvensiz olabilirler. Kendilerini güvende hissetmek adına yetişkinlerin dikkatini çekmeye çalışabilirler ve bu olmadan gruplara zor dahil olabilirler. Bu tür davranışlar ise çocuğun sosyalleşmesini ve üstlendiği görevleri yerine getirmesini zorlaştırabilir.

 

 Yetişkinlerde Kaygılı Bağlanma Özellikleri Nelerdir?

 

Kaygılı bağlanma stilinde bireylerin öz benlik saygısının düşük olduğu ve özgüven problemi yaşadıkları görülebilmektedir. Başkalarını kendilerinde üstün görme eğiliminde olduklarından ötürü ilişkide karşı tarafa bel bağlamaları olasıdır. Kaygılı bağlanma stilinde kişiler yakın ilişkiler ararlar. Reddedilme, terk edilme korkuları onları partnerlerinin davranışlarını sürekli bir sonuca bağlamaya veya kendilerini gözlemlemeden direkt onlara uyum sağlamaya itebilir.

 

Kaygılı bağlanma stilinin yetişkinlikte görebileceğimiz versiyonunda ise bu tutarsızlığa neden olan kişi bir partner veya arkadaş olabilir. Tutarsız yakınlık veya duygusal bütünlüğü zedeleyici hareketler gösteren kişi, partnerinde bu bağlanma stilinin gelişmesine neden olabilir. Örneğin, eğer biri bize düzenli olarak zeki veya kabiliyetli olmadığımızı söylerse, bir müddet sonra buna inanmamız olasıdır. Bu da partnerimiz olmadan yapamayacağımızı, ihtiyacımız olan koruma ve ilgi için ona güvenmemiz gerektiği düşüncesi ile sonuçlanabilir.

 

 Farklı Alanlarda Kaygılı Bağlanma

 

Bağlanma stilimizi öğrenmenin, güçlü ve zayıf yönlerimizi yönetmek adına önemli olduğunu artık biliyoruz. Kaygılı bağlanma stilinin kişi için en ideali olmadığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte onun getirdiği bazı özelliklerin, hayatımızın farklı alanlarında bize olumlu dönebileceğini söylememiz de mümkündür.

 

 İş hayatında:

Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler, ister istemez kötü bir şey olup olmadığını kontrol etme ihtiyacı hissederler. Yapılan bir araştırma, bu stile sahip kişilerin oluşabilecek tehditlere karşı diğerlerini uyarma olasılıklarının daha fazla olduğunu söylüyor.

 

Kaygılı bağlanma stilindeki kişinin başkalarından destek almaktan çekinmemesi ve çevresine güvenmesi arkadaşlarını da motive edecektir. Buna karşın sorumluluklarını yerine getirdikten sonra sürekli onay beklemesi, karşı taraf için yorucu olabilir. İşlerinde yaşadıkları bu tarz durumlar nedeniyle “Stres ile nasıl başa çıkabilirim?” sorusunu kendilerine sorabilirler. Bu güvensizlik de diğer çalışma arkadaşları ve üstleri ile aralarına mesafe girmesine neden olabilir.

 

Romantik ilişkide:

Bu bağlanma stiline sahip kişilerin kolayca aşık olabildikleri ve sevdiklerine kişiye teslim olabildikleri görülür. İlişkilerine çok özen gösteren kaygılı bağlanma stilindeki kişilerin, bir problem olması ihtimalinde de partnerlerinden vazgeçme olasılığının diğer kişilere göre daha düşük olabildiği söylenebilir. Yakınlık, ilişkideki güven duygularını pekiştirdiği için bundan kaçınmazlar. Partnerleri ile gün içinde birden çok kez iletişim kurmayı, onları aramayı veya mesaj atmayı isteyebilirler. Bu, onlar için ilişkilerinin iyi gittiğine dair somut bir veri olabilir. Bunun tersini yani partnerlerinden cevap alamadıklarını düşündüğümüzde ise reddedilmişlik hissi ile kaygılanabilirler.

 Arkadaşlık ilişkilerinde:  

Kaygılı bağlanma stilinde olan bireyler, arkadaşlık ilişkilerinde de yakınlığı önemserler. Yeni biri ile tanışmak onlar için heyecan vericidir ve bu nedenle insanlara sıcak bir şekilde yaklaşırlar. Arkadaş grubundan birinin bir sorunu olduğunda onlar, destekleyici ve danışılabilecek arkadaşlardır. Arkadaşlıklarını sürdürmek konusunda çok isteklilerdir ki bu zaman zaman onların nazik ve cömert hallerinden faydalanılmasına neden olabilir. Ek olarak kaygılı bağlananlar, arkadaş grubuna yeni katılan kişilere karşı birtakım romantik duygular besleme hatta onlara aşık olma eğiliminde olabilirler. 

 

 

 Kaygılı Bağlanma Tarzını Nasıl Yönetebilirsin?

 

Kaygılı bağlanma stiline sahip kişiler ilişkilerinde şu davranışları gösterebilirler:

 

  • Sürekli olarak ilişkileri hakkında düşünmek ve haberdar olmaya çalışmak.
  • Partnerlerine mümkün olduğunca hatta gerekenden fazla duygusal ve fiziksel olarak yakın olmaya çalışmak.
  • İlişkilerine yönelik gerçekçi veya gerçekçi olmayan tehditlere odaklanmak.
  • Kendileri dahil olmak üzere öfkeli olmak.
  • İstedikleri bir şeyi elde edebilmek adına tartışma sırasında karşılarındakini suçlamak veya suçluluklarından yararlanmak.

 

Bağlanma teorisi, nasıl davrandığımız konusunda ipuçları vermesi nedeniyle ilişkilerde ön plandadır. Ufak bir parantez açmamız gerekirse, burada belirttiğimiz bazı şeyleri kendinde gözlemlemen, kesin bir şekilde kaygılı bağlanan olduğun anlamına gelmeyebilir. Günlük hayatımızdaki etkileşimde bulunduğumuz kişilerle olan ilişkimiz de bazen kaygıyı tetikleyebilir.

 

Özelliklerini gösterdiğin bağlanma stilini daha iyi yönetmenin ve daha sağlıklı ilişkiler kurmanın elbette ki bazı yolları vardır. Kendinde kaygılı bağlanma ile ilgili özellikleri gözlemleyip bunu adlandırman, iyi bir ilk adım olabilir. Duygularını karşı tarafa nasıl ifade edeceğini öğrenmek ise özellikle kaygılı bağlanma stiline sahip olan biri için oldukça önemlidir. Duygularını ifade ederken zorlanmayan tutarlı bir partnerinin olması, bu konuda senin de tecrübe kazanmanda ve olayların nasıl ilerleyeceğini gözlemlemende yardımcı olabilir. Güvenli bağlanma stilinde olan biri, flört ile ilgili önyargıların ve belki de terk edilme duygun varsa bunu aşmanda yardımcı olabilir.

 

 Öfkeni ve endişeni kontrol et:

İçeriğimizin bu bölümünde duygularımızın, düşüncelerimizin kontrolü ile ilgili olan öz-düzenleme kavramına değinmek istiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz eylemlerin sonucu olan davranışları düzenlememiz, ilişkilerimizi daha sağlıklı yönetmemizi sağlar.

 

Öfkeyi kontrol etmek, kişinin kendisine olduğu kadar yakınındaki kişiler ile olan ilişkisini de güçlendirmeye yardımcı olacaktır. Öfkeli olduğumuzda bunu içimize atmak veya birilerinden çıkarmak yerine iletişim kurmamız yerinde olacaktır. Bu noktada aşağıdaki örnekler yol gösterici olabilir:

 

  • Bunu anlamak zor olabilir fakat şu sebeple üzgünüm.

 

  • Yaşadığımız bu şeyin bir daha yaşanmaması adına benimle daha sık iletişime geçebilir misin?

 

  • Beni üzmek gibi bir niyetin olmadığını biliyorum ama şu sebeple kırıldım / ilişkimiz hakkında endişeliyim.

 

Verdiğimiz örnek cümlelerin güvenli bağlanma stiline sahip bir partnerde etkili olabileceğini, kaçıngan bağlanma stiline sahip bir partnerde ise tetikleyici olabileceğini bilmelisin. Karşı taraf ile kuracağın iletişimde onun da bağlanma stilini bilmen, olaylara nasıl tepki vereceğini anlamana yardımcı olur.

 

 Farkındalık çalışması yap:

Bu teknik derin bir nefes almamızı, hissettiğimiz duygular ve gösterdiğimiz tepkiler arasında bir mola vermemize imkan tanır. Yaşanılan o anın farkında, nerede ve ne yaptığımızın bilincinde olmamızı sağlar. Yapılan çalışmalarla kişi öfkeli veya ilgiye düşkün hissetmek yerine sakinleşir ve rahatlar.

 

Düşünce kalıplarını değiştir:

Düşünce tarzını değiştirmek, seni bulunduğun noktada memnun olmadığın halinden kurtarmaya yardımcı olacaktır. Bunu, olumsuz duygularını önceden sezip bunları yazarak başlayabilirsin. Sonrasında bu düşüncenin gerçek olmadığı ile ilgili işaretleri düşünebilirsin. Anlatmak istediğimiz şeyi biraz somutlaştıralım:

 

“Eğer ona gerçek düşüncemi açarsam beni terk edebilir” diye mi düşünüyorsun? Ona daha önce duygunu açtığın bir anı hatırla, seni terk etti mi? İçinde barındırdığın olumsuz hislerin gerçekçi sonuçlarını ortaya koyduğunda, düşüncelerini sağlıklı olanlarla değiştirmen mümkün olacaktır.

 

 

 Cinsellikte Kaygılı Bağlanma

 

Bağlanma stilimizin çocuklukta oluştuğunu ve yetişkinlikte de kurduğumuz ilişkilerde etkisini gösterdiğini biliyoruz. Böyle bir durumda ise bu davranışların cinsel hayatımıza da yansıdığını söylemek eminiz ki şaşırtıcı olmayacaktır.

 

Kaygılı bağlanma stilinde kişiler cinselliği onaylanmak adına kullanabilir, hemen aşık olabilir ama partnerlerine güven duymakta zorlanabilirler. Reddedilme korkusu ve güvensizlik hissi bir araya gelince ise en ufak bir yoksunluk hissinde bile kıskançlık ve öfke yaşayabilirler.

 

İlgiye ihtiyacı olan kaygılı bağlananlar, partnerlerine daha da bağlanırlar. Bu da karşı tarafta zıt bir tepki uyandırarak onlardan uzaklaşmalarına yol açabilir. Tam olarak bu nedenle kaygılı bağlanmaya sahip olan biriyle ilişki sonrası arkadaş kalmak pek olası değildir.

 

Düşük benlik algısına sahip olmaya yatkın bu bireyler, kendilerini çekici bulmayabilirler. Bu özellikleri ve karşıya duyabilecekleri güvensizliği eklediğimiz zaman ise ortaya iyi olmayan bir portrenin ortaya çıkma olasılığı vardır.

 

 Kaygılı Bağlanma Stilimi Değiştirebilir Miyim?

 

Evet! Bulunduğun bağlanma stilini değiştirmen mümkün. Güvenli bağlanan bir partner ile yaşayacağın ilişki, duygusal olarak yakınlığı, sakinliği ve istikrarı sağladığın zaman değişim kendiliğinden oluşabilir. Yaşayacağın bu değişim algını değiştirip yeni alışkanlıklar kazanmanı sağlayabilir ve senin de bu konuda emek vermen gerekebilir. Geçmişini değiştiremezsin ama içinde bulunduğun anı değiştirebilirsin.

 

Kaygılı bağlanma stilini değiştirmenin önemli adımlarından biri sevdiklerinle ve partnerinle kurduğun etkileşim üzerine düşünmendir. İlişki içindeki davranış tipini inceleyerek buna dikkat etmek, mutlu olmadığın yönlerini iyileştirmeni sağlayacaktır. Diğer önemli adım ise çocukluk deneyimlerini analiz etmen ve bunlardan anlam çıkarmandır. Bu noktada geçmişin geçmişte kaldığını, şu anını ve geleceğini etkilemeyeceğini fark etmen önemlidir.

 

 

 Kaygılı Bağlanma Stilinde İlgi İsteği

 

Aşık olduğumuzda zamanımızın çoğunu partnerimiz ile geçirmek isteyebiliriz. Bu durum, ileri gittiği zaman ise partnerimizde tersine bir etki doğurabilir ve ilişkinize zarar verebilir. Kaygılı bağlanma stiline sahip olan bireyler bebekliğinde ağlayıp öfkelenebilirken bu durum yetişkinlikte şu şekilde karşımıza çıkabilir:

 

  • Günde birden fazla kez aramak
  • Gün içinde tekrar tekrar mesajlaşma ve yanıt alamayınca paniğe kapılma
  • Karşı tarafın hisleri konusunda sürekli güvensizliğe kapılmak
  • Partnerin sürekli sosyal medya hesaplarından takip edilmesi
  • İlişkiyi olağan seyrinden hızlı ilerletmek

 

 

Partnerinde bu davranışları gözlemliyorsan şunları yapabilirsin:

 

 Bunun hakkında konuşun:

Partnerinde böyle bir durumu gözlemliyorsan ve bu durumdan rahatsızsan bunu onunla konuşabilirsin. Konuyu açmak, ikinizin de bu tür davranışlarınızı keşfetmenizi ve anlamlandırmanızı sağlayacaktır. İkinizin baş başa ya da bir danışman yardımıyla yapabileceğiniz bu konuşma, problemi sağlıklı şekilde çözmenize yardımcı olacaktır.

 

 Sınırları belirleyin:

Aranızda yanlış anlaşılma ve kırgınlık olmadan sınırları net bir şekilde belirlemek ve bu konuda anlaştığınızdan emin olmak önemlidir. Seni gün içinde sürekli arayan bir partnerin varsa belirli saatler belirlemek bu konuda iyi bir örnek olabilir. Sen olmadan sosyal bir etkinlik yapmayı istemeyen ve senden de bu şekilde davranmanı bekleyen partnerine bunun ilişki için gerekli olduğunu belirtmen gerekir.

 

Ek olarak, ikinizin de bağımsız bir şekilde hareket etmenizin birbirinizi umursamadığınız anlamına gelmediğini, onu önemsediğini ve kendi alanlarınızın olmanızın ilişkiyi güçlendireceğini ifade etmelisin.

 

Yardım al:

İletişim ile çözmekte zorlandığınız konuları bir terapist ile konuşabilirsiniz. Partnerinde karşılaşabileceğin durum onun ilgiye olan ihtiyacından daha fazlasıysa ve aranızdaki ilişki duygusal veya fiziksel tacize hatta şiddete dönüşüyorsa yetkililerden yardım almalısın.

 

Sıkça Sorulan Sorular:

  • Kaygılı bağlanan ne yapmalı?

Kaygılı bağlanma stilindeki bireylerin partnerleri ile çok fazla yakın temasta bulunmak istemeleri ve onlardan haber alamadıklarında bir tehditin var olduğunu düşünmeleri olasıdır. Bu hissin sonucunda karşı tarafın bundan rahatsız olması mümkündür. Ek olarak öz şefkatleri ve kendilerine olan güvenleri de düşük olabilir. Bu durumda partnerleri ile iletişim kurmalı, kendi davranışları ve geçmişleri üzerine düşünmeleri, aşmakta zorlanacakları bir durumda da bir uzman ile görüşmekten çekinmemeliler.

  • Kaygılı bağlanma neden olur?

Kaygılı bağlanma tıpkı diğer bağlanma stilleri gibi bebeklik döneminde oluşabilir. Ebeveynler, çocukların yanında bulunurken daha sonra fiziksel veya duygusal olarak yanlarında bulunmayabilir. Çocuklar, ebeveynleri geldiğinde onlara tekrar sarılsa da gidişleri çocuklar üzerinde güvensizlik yaratmıştır. Yaşanan güvensiz bir ilişki de, bu bağlanma stilinin özelliklerinin gösterilmesine neden olabilir.

  • Kaygılı bağlanan birine nasıl yaklaşılır?

Öncelikle bu durumun onların çocukluk döneminden kaynaklandığını bilmek önemlidir. Yaşayacağınız problemleri etkili bir iletişim halinde çözmeyi denemelisiniz. Ek olarak, seni rahatsız eden durumlar ile ilgili sınırları koymalısın. Örneğin, partnerinin seni gün içinde çok aradığından şikayet ediyorsan bunu onunla konuşabilir, belirli bir limit belirleyebilirsiniz. Uzak kaldığınız sürelerin ise kötüye işaret olmadığını, alanlarınızın olmasının aksine ilişkinize iyi geleceğini belirtebilirsin.

  • Kaygılı bağlanma nasıl çözülür?

Kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerin reddedilme ve terk edilme korkularının olduğunu belirtmiştik. Bununla birlikte kendi tecrübe ettikleri istikrarsız ilişkiler de bu duyguyu pekiştirebilir. Bu noktada kaygılı bağlananların, güvenli bağlanan biri ile birlikte sağlıklı bir ilişkiyi gözlemlemesi bu noktada aklının netleşmesini sağlayabilir. Ek olarak, kaygılı bağlanın da tutumları ve edineceği yeni davranışlar üzerine düşünmesi, üstesinden gelmekte zorlandığı konuda partneri ve/veya bir uzmanla görüşmesi uzun vadeli çözüme ulaşmasına yardımcı olacaktır.

 

BLOG

Önerilen Diğer İçerikler
Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.

Terappin ile Terapi Yolculuğuna %15 İndirimli Başla

Terappin'in uzman klinik psikologları ile daha huzurlu bir hayata ulaşabileceğin terapi yolculuğuna ilk adımı at.

Terapi yolculuğuna daha uygun fiyatlarla başlayabilmen için ilk seansının %15'ini biz karşılıyoruz.