Nasıl Mutlu Olurum, Mutlu Olmak İçin İpuçları

Nasıl Mutlu Olurum, Mutlu Olmak İçin İpuçları

Terappin | Online Psikolog

Terappin Blog
12.09.2022 tarihinde oluşturdu.

Mutluluk, nasıl hissettiğimizle ilgilidir ve geçici bir ruh halinden fazlasıdır. Duygusal bir varlık olan insan, gün içinde birçok farklı ruh haline girebilir. Devletlerin geliştirdiği kamu politikalarının başarısını ölçmek için bile kullanılan bu değer, birçok kişiye göre var oluş amacımızdır. Uzmanların yaptığı araştırmaya göre; aile, kariyer, finans gibi kriterlerin, kişinin neşesinin sadece yarısı üzerinde etkili olduğu söyleniyor. Bu konu ile ilgili kalıplaşmış sözlerden ve yargılardan bazılarını illa ki hepimiz duymuşuzdur. Örneğin, paranın neredeyse her şeyi satın alabileceği düşünülür. Buna karşın yapılan araştırmalarda kazandığımız ücretin, belirli birtakım ihtiyaçlarımızı karşılayabildikten sonra, artan meblağlarda duygu durumumuzda çok da bir fark yaratmadığı gözlenmiştir.

Nasıl Mutlu Olurum, Mutlu Olmak İçin İpuçları

Nasıl mutlu olurum, sorusunun cevabını aramak, gizemli bir yolculuğa çıkmak gibidir ve her zaman heyecan vericidir. Yaşamımızın farklı zamanlarında, beklentilerimiz doğrultusunda cevabı değişebilen bu soru, konuya ilgi duyan davranış bilimcilerinin de merceğinde. Kimi zaman kendimizi inandıramasak da, aslında mutluluğun ince detaylarda ve yaşadığımız “o” anda olduğunu bilmeliyiz.

Düşüncelerine, alışkanlıklarına ve ilişkilerine yeni bir bakış açısı katmayı hedefleyen yeni içeriğimiz, nasıl mutlu olurum sorusunun cevabını bulmanda yardımcı olmak için seninle!

 

Mutluluk Senin İçin Nedir?

Yaşamını Nasıl Etkiliyor?

Kendimize Yarattığımız Engeller

“Nasıl Mutlu Olurum?” Diye Soranlara İpuçları

 

Mutluluk Senin İçin Nedir?

Nasıl hissettiğimizle ilgilidir ve geçici bir ruh halinden fazlasıdır. Duygusal bir varlık olan insan, gün içinde birçok farklı ruh haline girebilir. Devletlerin geliştirdiği kamu politikalarının başarısını ölçmek için bile kullanılan bu değer, birçok kişiye göre var oluş amacımızdır.

Uzmanların yaptığı araştırmaya göre; aile, kariyer, finans gibi kriterlerin, kişinin neşesinin sadece yarısı üzerinde etkili olduğu söyleniyor. Bu konu ile ilgili kalıplaşmış sözlerden ve yargılardan bazılarını illa ki hepimiz duymuşuzdur. Örneğin, paranın neredeyse her şeyi satın alabileceği düşünülür. Buna karşın yapılan araştırmalarda kazandığımız ücretin, belirli birtakım ihtiyaçlarımızı karşılayabildikten sonra, artan meblağlarda duygu durumumuzda çok da bir fark yaratmadığı gözlenmiştir.

Yaşamını Nasıl Etkiliyor?

Nasıl mutlu olurum sorusunu cevaplamaya çalıştığımız bu içeriğin devamında, tebessüm etmenin ve neşeli olmanın yarattığı faydalardan çokça bahsedeceğiz. Söylememiz gereken ilk şey ise bu konunun sadece ruhumuzla değil, aynı zamanda bedenimizle de ilgili olduğu. Daha güçlü bir kalp ve daha az kardiyovasküler hastalık riskinin yanı sıra, mutluluğun insan ömrünü uzattığına dair birçok iddia var. Ek olarak bu duygunun, bizi strese karşı daha dirençli kılmasının yanında, sosyal hayattaki katılımımızı da sıklaştırdığı görülüyor.

Şimdi ise sana hatırlatmamız gereken şey şu: Mutlu olmak sadece şanslı insanların başına gelen bir şey değildir. Mutluluk herkes için ulaşılabilir ve mümkündür. Gereken tek şey nasıl mutlu olabileceğini bilmek. Aşağıdaki öneriler mutluluğa ulaşabilmen için belki sana yol gösterici olabilir.

Kendimize Yarattığımız Engeller

Hayatımızın birçok evresinde nasıl mutlu olurum sorusunu soruyoruz kendimize. Sorunun cevabı ise kişiden kişiye, hatta dönemden döneme değişkenlik gösteriyor. Buna karşın, hepimizin bilerek veya bilmeyerek yaptığı davranışlar mutsuzluğa sebebiyet verebiliyor. Bahsedeceğimiz bu alışkanlıkları değiştirmek, seni mutluluğa bir adım daha yaklaştıracaktır: 

Kendini başkaları ile kıyaslama:

Herkesin hayat yolculuğu, koşulları ve imkanları farklıdır. Buna karşın, yetiştiğimiz toplum nedeniyle aklımızda bir “ideal insan” portresi oluşabilir. Bu portreye bir de rekabet duygusu eklenince ister istemez kendimizi başkaları ile kıyaslama eğilimine girebiliriz. Sosyal medyanın da etkisini barındıran bu durum, hoşnutsuzluk ve kendimize duyduğumuz saygıda azalma getirebilir. Eğer seni kötü etkilediğine inanıyorsan, gün içinde bir saat de olsa sosyal medyadan uzak durabilirsin. Aşırı telefon kullanımı, özellikle ergenlerin ve genç yetişkinlerin beyninde ciddi bilişsel ve duygusal değişikliklere yol açabiliyor. Koca bir yarış içinde olduğumuza inandığımız bu hayatta kıyaslama yapmayı bırakmak zor gelebilir fakat iç huzurumuz için bu şarttır.

“O” zamanı bekleme:

Nasıl mutlu olurum sorusunun cevabını gelecekteki hedeflerine veya yeni bir ilişkiye bağlamamak seni mutluluğa bir adım daha yaklaştırabilir. Yaşayacağın keyfi bir koşula bağlamak, içinde bulunduğun anı kaçırmana neden olabilir, buna izin vermemelisin.

Suçu başkalarında arama:

Gelişen olayların sonuçlarını başkalarına bağlamak, kendi potansiyelinden vazgeçip pes etmek anlamına gelebilir. Sürekli dış faktörleri düşünmek, durumu iyileştirmen için gereken enerjiyi toplayamamana neden olabilir.

Konu ile ilgili söyleyebileceğimiz bir başka şey ise kin beslememen gerektiği. Yapmasının söylemesi kadar kolay olmadığını biliyoruz fakat küskünlük veya kırgınlık yaşadığın kişi ile yüzleşmek, iç huzurunu sağlamak adına oldukça yararlıdır.

Mükemmel olmayı hedefleme:

Yaptığın şeyde mükemmeli aramak, uzun vadede başarısızlık ve tatminsizlik hissi yaşamana yol açar. Mükemmeli arayıp değiştirmeyeceğin dış etkenler üzerinde çok fazla durman, mutsuzluk getirecektir. Burada tutturulması gereken hedef “yeterince iyi” denebilecek bir sonuca ulaşmak olabilir. Kusursuz bir roman yazmayı hedeflediğin zaman, ufak sorunlar bile cesaretini kırabilir. Buna karşın ana hatları belli, iyi kurgulanmış bir olay örgüsü çıkarmayı hedeflersen, bir sonraki adıma doğru daha rahat ilerleyebilirsin.

Bağ kurmaktan çekinme:

Kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda insanlarla iletişim kurmak iyi gelebilir. Uzmanlar, iyi sosyal ilişkilere sahip olmanın, ruh halimizi olumlu yönde etkilediği konusunda hemfikirler. Nasıl mutlu olurum diye düşünüyorsan, sevdiklerinle vakit geçirebilir, onları gülümseten şeylerden sen de zevk alabilirsin. Yetişkinlikte arkadaş edinmenin zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle ilgi alanlarına uygun bir kursa katılarak veya gönüllülük esaslı bir projede yer alarak farklı sosyal ortamlara bulunabilirsin. Bir evcil hayvanı sahiplenip onunla yaşamak veya sokakta gördüğün bir canlı ile ilgilenmek, seni daha mutlu kılacaktır.

Nasıl Mutlu Olurum?” Diye Soranlara İpuçları

Gülümse:

Gülümsemek, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonunun salgılamasına yardımcı olur. Duyguların yüz kaslarındaki değişiklikle ilişkisi olduğunu savunan Yüzsel Geribildirim Teorisi’ni incelediğimizde, gülümsediğin zaman çalıştırdığın kaslarının beynine mutlu olduğuna dair sinyal gönderdiğini savunabiliriz. Buna ek olarak gülmenin stresle mücadeleyi kolaylaştırdığı, dolaşım sistemini ve kan basıncını iyileştirdiği ileri sürülmektedir.

Olumlu düşünmeye çalış:

Gün içinde halletmeye çalıştığımız işlerde ufak tefek problemler çıkabilir. Böyle bir duruma bardağın dolu tarafından yaklaşan kişilerin hem daha az stresli hem de daha sağlıklı oldukları görülmüştür. Olaylara sakin yaklaşan kişilerin daha iyi bir eylem planı yapabilmesi de bu nedenle mümkün olacaktır. Buna ek olarak olumlu düşünmenin, zorluklara karşı daha dayanıklı durabilmeye faydası olduğu söylenmektedir.

Olumlu düşünmenin gücünden bahsederken, nasıl mutlu olurum sorusunun cevabının hayata gerçekçi olmayan bir iyimselikle bakmak olmadığının altını çizelim. Yeteneklerimiz veya imkânlarımız ile ilgili yaptığımız gerçek dışı olumlumalar, bizim taşıyabileceğimizden fazlasını yüklenmemize ve sonrasında hayal kırıklığına uğramamıza neden olabilir.

Derin bir nefes al:

Hepimiz, kendimizi kötü ve gergin hissettiğimiz zamanlar yaşayabiliriz ve bu çok doğaldır. İşte tam o anda derin bir nefes almak, sakinleşmen adına sana yardımcı olacaktır. Yapılan araştırmalar, nefes alma egzersizinin stresi azalttığını doğruluyor. Stresli hissettiğiN bir zamanlarda uygulayabileceğin adımlar şu şekilde olacaktır:

  • Gözlerini kapat. Keyifli bir anı ya da güzel bir yeri hayal etmeye çalış.
  • Burnundan yavaş ve derin bir nefes al.
  • Nefesi ağzından veya burnundan yavaşça ver.
  • Sakinleştiğini hissetmeye başlayana kadar bu işlemi birkaç kez tekrarla.

Yavaş ve bilinçli şekilde nefes almakta zorlandığına inanıyorsan, bu egzersizi her nefes alışında ve verişinde 5’e kadar sayarak tekrar deneyebilirsin. Stres kontrolünü artırmak adına daha detaylı bilgiye sahibi olmak istiyorsan “Stres Nedir?” ve “Stres Yönetimi Nedir?” içeriklerine göz atabilirsin.

Günlük rutinine egzersizi ekle:

Beden ve ruh sağlığımızın birbirinden bağımsız düşünülemez. Düzenli hareket etmek, özsaygı ve mutluluğu artırırken stresi, kaygıyı ve depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı oluyor. Bahsedilen egzersizin ağır antrenmanlardan oluşmadığını, gün içinde uygulayabileceğin kısa süreli aktivitelerin bile fark yaratabileceğinin altını çiziyoruz. Akşam yemeğinden sonra kısa bir yürüyüş, 5 dakikalık esneme hareketleri veya yoga, rahatlaman için güzel bir alternatif olacaktır.

Egzersiz yerine geçme ihtimali olacak bir diğer şey ise meditasyondur. Farkındalığı geliştirmek için kullanılan bu yöntemin birçok türü bulunuyor. Odaklanmayı sağlama, dikkati keskinleştirme ve kendimizle bağ kurmamızı sağlama gibi birçok yararı bulunan meditasyon, stres kontrolünü sağlamanda da sana destek olabilir.

Uykunu iyi al:

Çoğu yetişkinin, günde en az 7 saat uykuya ihtiyacı olur. Gün içinde yorgun hissediyorsan veya küçük bir şekerleme uykusu ihtiyacın varsa bu geceleri daha çok uyuman gerektiğini gösteriyor olabilir. Yeterli uyku, diyabet, depresyon ve hatta kalp hastalığı gibi bazı kronik rahatsızlıklara yakalanma olasılığını azaltır. Tempon seni daha az uyumaya teşvik ediyorsa da iyi bir uyku sağlığa, beyin fonksiyonlarının işleyişine ve duygusal olarak iyi hissetmene fayda sağlayacaktır..

Buna ek olarak yatak odamızın rahat ve güzel dizayn edilmiş olması, hayat kalitemizi olumlu yönde etkileyecektir. Işığı engelleyen perdeler, rahat nevresim ve çarşaflar, rahat bir yatak uyku kalitesini artıracaktır.

Sağlıklı gıdalarla beslen:

Yiyeceklerin bedenimize etkilerini biliyoruz, hatta bazen hesaplıyoruz. Buna ek olarak zihnimize iyi gelecek besinleri seçmemiz de bir o kadar önemli. İşte zihnine uygun beslenmen için sana verebileceğimiz ipuçları:

Şeker ve nişasta oranı yüksek olan yiyecekler, serotonin hormonunu salgılamasına karşın kan şekerini dengesizleştirip modunun birden düşmesine neden olabilir. Buna karşın sebzeler, fasulye ve kepekli tahıllar gibi kompleks karbonhidratlar da serotonin sağlamanı kolaylaştırır ve kan değerlerindeki dengesizliği engellemene yardımcı olarak sana iyi gelir. Ek olarak, yoğun işlemlerden geçmiş ve derin yağda kızarmış yiyecekler, yarattığı sağlıksızlık hissiyatı ile kötü hissetmene neden olabilir.

Yağsız et, kümes hayvanları, baklagiller ve süt ürünleri protein açısından yüksektir. Protein açısından zengin besinler, enerji ve konsantrasyonu artıran dopamin ve norepinefrin salgılar.

Varlığına minnettar olduğun şeyleri düşün:

Sahip olduğumuz şeyleri düşünmek, onların değerinin farkına varmak, umudumuzu ve mutluluğumuzu tazeler. Tam olarak bu nedenle nasıl mutlu olurum sorusuna iyi bir cevap olabilir. Sabah uyandığında yüzünü yıkarken veya kahvaltı hazırlarken bile bunu yapabilirsin. Günün devamında ise bu fikri aklının bir kenarında tutarak sonuna kadar hak ettiğin terfiin veya yanında olduğu için şanslı hissettiğin biri için şükredebilirsin.

Beğendiğin şeyleri takdir etmekten çekinme:

Çevremizdeki insanların olumlu yorumları bizi motive etmek adına önemlidir. Peki, bunu yapan kişi neden sen olmayasın? Samimi bir gülümseme ile yapılmış bir iltifat, hakkıyla yapılmış bir işe gösterilen takdir hem seni hem de karşındaki kişinin günün iyileştirir. Karşındakinin gününü iyileştirmek, nasıl mutlu olurum sorusunu nasıl mutlu oluruz sorusuna çevirir ve daha çok insanın iyi hissetmesini sağlar. Bir kişiye maddi veya manevi yardım etmek, karşı tarafa olduğu kadar sana da iyi gelir. Bu, karşı tarafın bir ihtiyacını karşılamak olabilecekken, sevdiğin birinin çocuğuna birkaç saatlik göz kulak olman şeklinde de gerçekleşebilir.

Kendine zaman ayır:

Yoğun tempomuzda kendimize vakit ayırmak, çok aşamalı bir cilt bakımı yapmak bile bazen lüks gibi gelebilir. Tek başına yapmayı sevdiğin çeşitli aktiviteler; öz gelişimin, düşüncelerin, tutkuların için çok değerlidir. Haftanın herhangi bir günü gerçekleştirebileceğin bir ritüelini düşünürken heyecanlanman, o günü daha güzel kılar. Sıcak bir duş, uzun bir yürüyüş, derin bir sessizlikte kitap okumak…Kendinle çıkacağın o randevuyu bir rutin haline getirmek, üretkenliğini artırıp sana cesaret verebilir. Evet, yanlış duymadın. Genellikle aksi düşünülse de yapılan bir araştırmada, insanların olumlu duygular yaşadıklarında daha yaratıcı oldukları sonucuna varılmıştır. Çalışmada, olumlu duygulara sahip insanlar daha kaliteli müzakereler sürdürmüş, daha fazla fikir üretmişlerdir.

Mutsuzluktan kaçma:

Pozitif olmak iyidir fakat kötü olaylar yaşamamız da hayatın bir parçasıdır ve gayet olağandır. Kendini kötü hissettiğin zaman mutsuzluk hissinden kaçmayıp kabul etmen, problemini çözmen için de iyi olacaktır. O anda seni rahatlatacak bir şey yapmayı tercih edebilirsin ki bu sakin bir yürüyüş veya sevdiğin bir arkadaşınla sohbet etmek olabilir.

Günlük tut:

Planlar yapıp hayaller kurmanın, düşüncelerini toparlamanın ve geçmişe dönüp duygularını analiz etmenin yolu günlük tutmak, burada da önemli bir püf nokta olarak karşımıza çıkıyor. Bunun aksini düşünerek, istemediğin duyguları aktardıktan sonra kâğıdı yırtıp, onlardan kurtulmayı da düşünebilirsin. Bizce denemeye değer.

Doğada vakit geçir:

Kendini doğaya bırakmanın faydalarını doğrulayan birçok araştırma var. Sana nefes aldığını hissettiren ağaçlarla dolu huzurlu bir ortamda yürüyüş yapmanın, zihninde ve beyninde olumlu anlamda değişikliğe neden olduğunu söylemeliyiz. Buna ek olarak, doğa resimlerine bakmanın bile insana fayda sağlayacağını savunan bir görüş de mevcut. Belki de dalga sesiyle uyuyanlar da bu mantıkla rahatlıyorlardır.

Kısa süreli bir seyahate çıkmanın da stresi azaltıp zihinsel ve fiziksel fayda sağladığı dile getiriliyor. Tatilin yarattığı hissiyatın, sadece o dönemi değil, plan anından yolculuğun başlama süresine kadar geçen haftaların da benzer etkileri olduğu görülüyor.

Kendine düşünmek için zaman ver:

Yeni bir yıl başlarken yapabileceğimiz şeylerden biri de o yılki hedeflerimizi, arzularımızı göz önünde bulundurarak bir hareket planı oluşturmaktır. Sıfırdan başlayacağımız yılın bize şans getirmesini istediğimiz bu zamanlar için plan yapmak, motivasyonumuzu da artıracaktır. Bu süreçte kendimize sorular sormalı ve samimi bir arkadaşımızla konuşuyormuşçasına dürüst cevaplar vermeliyiz. Bu sorularda bazıları,

  • Nasıl hissediyorum?
  • Neler yapıyorum?
  • Nasıl mutlu olurum?
  • Bir yıl öncesine göre daha mı mutluyum? gibi sorular olabilir.

Bu konuda düşmemen gereken hata ise, kendini sert bir şekilde yargılamak olacaktır. Geçtiğimiz yıl hayatının en iyi yılı olmamış olabilir. Buna karşın, geçen yılda seni mutsuz eden noktaları nasıl iyileştireceğine dair somut çözümler geliştirmeye çalışabilirsin.

Bazı zamanlarda yaşadığımız şeyler bizi mental anlamda zorlar ve bunu kendi kendimize atlatmamız kolay olmayabilir. Böyle zamanlarda bir uzmana danışmak yerinde olabilir. Terapi, sorunlarla baş etme konusunda sana destek olur. Terapiye gitmek için çok büyük bir kriz geçirmen veyahut bir rahatsızlığa sahip olman gerekmez. Buna ek olarak terapi süreçlerinin çok uzun olmasına gerek yoktur, bazen birkaç verimli seans bile hayatına güzel şeyler katmana yardımcı olur.

 




200'den fazla uzman psikolog arasından sana en uygun psikolog ile istediğin yerden 7-24 online terapiye başlamak için hemen uygulamayı indir!