Psikoloji

Ayrılma Kaygısı Nedir? Çocuklarda ve Yetişkinlerde Belirtileri

T
Terappin Uzman Onaylı · 18.09.2026
12 Haziran 2024 tarihinde yayınlandı. 27 Ekim 2026 tarihinde güncellendi. · 9 dk okuma
Ayrılma Kaygısı Nedir? Çocuklarda ve Yetişkinlerde Belirtileri
Paylaş X LinkedIn Facebook WhatsApp
Öne Çıkanlar
  • Ayrılma kaygısı, özellikle 6 ay ile 3 yaş arasında gelişimin doğal bir parçası olabilir.
  • Ayrılma kaygısı bozukluğu ilk kez ergenlikte veya yetişkinlikte de başlayabilir.
  • Yakınlarının zarar göreceğinden korkma, yalnız kalmak istememe, ayrılıkla ilgili kâbuslar görme veya baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel semptomlar görülebilir.
  • Kaygı nedeniyle okuldan, işten veya sosyal etkinliklerden uzaklaşma durumunda uzman desteği kaygıyı anlamlandırmaya yardımcı olabilir.
  • Çocuklarda kısa ve tutarlı vedalaşmalar, dönüş zamanını açıklamak ve kısa ayrılıklarla alıştırma yapmak yardımcı olabilir.

Kısa Cevap

Ayrılma kaygısı bir kişinin ailesinden veya bağlandığı başka bir yakınından ayrıldığında veya ayrılma düşüncesini aklından geçirdiğinde yaşadığı yoğun endişe durumudur. Ayrılma kaygısı bozukluğu çocuk, ergen, yetişkin fark etmeksizin her yaş grubundan insanı etkileyebilir. Ayrılık sırasında yoğun huzursuzluk yaşama, yakınlarının başına kötü bir şey geleceğinden korkma, yalnız kalmak veya evden uzaklaşmak istememe gibi durumlar ayrılık kaygısı belirtisi olabilir.

Ayrılma kaygısı denildiğinde akla çoğunlukla anne babasından uzak kalmak istemeyen çocuklar gelir. Oysa yetişkinler de eşlerinden, ailelerinden veya kendilerini yakın hissettikleri kişilerden ayrılırken yoğun endişe yaşayabilir. Bir çocuk anne babasından ayrılmamak için okula gitmek istemeyebilir, bir yetişkin eşinden uzak olduğu her an onun başına kötü bir şey geleceğine dair yoğun endişeler taşıyabilir. Nihayetinde bu endişe kişinin günlük yaşamını ve yakınlarıyla ilişkilerini etkileyebilir.

Çocuğunuz sizden ayrılacağı zaman yoğun korku mu yaşıyor? Yakınlarınızdan uzak kalmamak için günlük planlarınızı değiştiriyor veya yalnız kalmakta zorlanıyor musunuz? Çocuklarda ve yetişkinlerde ayrılma kaygısı belirtilerini, nedenlerini ve hangi durumlarda uzman desteğine başvurabileceğinizi yazının devamında bulabilirsiniz.

Kaygı düzeyini merak ediyorsan 21 soruluk ücretsiz anksiyete testini yapabilirsin; test tanı koymaz, bir başlangıç noktasıdır.

Ayrılma Kaygısı Nedenleri Nelerdir?

Ayrılık kaygısı bozukluğu, çocukluk çağında en sık karşılaşılan anksiyete bozukluklarından bir tanesidir. Gelişiminde genetik yatkınlık, aile içi ilişkiler, kültürel farklılıkların da etkisiyle aile üyeleri arasında aşırı bağlanma ve yaşanan olumsuz deneyimler gibi pek çok faktör rol oynayabilir. Çocuklarda ve yetişkinlerde bazı risk faktörleri ortak olsa da kaygıyı tetikleyen durumlar yaşamın farklı dönemlerinde değişebilir.

Çocuklarda Ayrılma Kaygısının Nedenleri

Küçük çocuklarda ayrılma kaygısı gelişimin doğal bir parçası olarak kabul edilir. Çocuklarda ayrılık kaygısı özellikle ilk yıl içinde ortaya çıkabilir, 9-18 ay arasında belirginleşebilir ve çocuk 2-3 yaşına geldiğinde hafifleyebilir. Bununla birlikte okula başlama gibi değişiklikler kaygının yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir. Çocuklarda ayrılık kaygısı nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Genetik yatkınlık: Ailede kaygı bozukluğu öyküsünün bulunması çocuğun kaygıya daha yatkın olmasına neden olabilir.
  • Ebeveynlerin aşırı koruyucu davranışları: Çocuklar ebeveynlerinin ayrılık ve tehlike karşısındaki tepkilerinden etkilenebilir. Çocuğun kaygılanmaması için ayrılık gerektiren her durumdan uzak tutulması ayrı kalmaya alışmasını zorlaştırabilir.
  • Travmatik olaylar veya yaşam değişiklikleri: Sevilen birinin kaybı, ebeveynlerin boşanması, taşınma veya okul değişikliği gibi olaylar ve durumlar ayrılıkla ilgili endişeleri artırabilir.

Sayılanların yanı sıra çocuk ebeveynine yeteri kadar güvenemeyeceğini düşündüğünde veya şaka için bile olsa bir anlığına terk edilebileceği hissine kapıldığında ayrılma kaygısı yaşamaya daha yatkın olabilir.

Yetişkinlerde Ayrılma Kaygısının Nedenleri

Yetişkinlerde ayrılma kaygısı bozukluğu çocukluktan devam edebileceği gibi ilk kez yetişkinlik döneminde de başlayabilir. Yetişkinlerde ayrılma kaygısına neden olabilecek faktörler şunlardır:

  • Olumsuz çocukluk deneyimleri: Çocuklukta yaşanan bazı travmatik deneyimler yetişkinlikte daha yoğun ayrılma kaygısı yaşanmasına neden olabilir.
  • Yakın birinin hastalığı veya kaybı: Sevilen birinin ciddi bir hastalık geçirmesi veya kaybedilmesi diğer yakınların güvenliğiyle ilgili endişeleri artırabilir.
  • Önemli yaşam değişiklikleri: Taşınmak, yeni bir ilişkiye başlamak veya ebeveyn olmak gibi değişiklikler ayrılıkla ilgili kaygıları tetikleyebilir.

Çocuklukta veya ergenlikte kaygı bozukluğu yaşamış olmak yetişkinlikte ayrılma kaygısı yaşama riskini artırabilir. Ayrıca ayrılık kaygısı bazı durumlarda diğer kaygı bozuklukları veya depresyon gibi psikolojik sağlık sorunlarıyla birlikte de ortaya çıkabilir. Ancak birlikte görülmeleri birinin diğerine doğrudan neden olduğu anlamına gelmez.

Ayrılma Kaygısının Belirtileri

Ayrılma kaygısı belirtileri kişinin yakınlarından uzak kaldığı zamanlarda veya ayrılık henüz gerçekleşmeden ortaya çıkabilir. Kişi sevdiklerinin güvenliğiyle ilgili yoğun endişe duyabilir, ayrı kalmamak için günlük planlarından vazgeçebilir veya ayrılık öncesinde bedensel şikâyetler yaşayabilir.

Duygusal Belirtiler

Ayrılık kaygısı bazen fizyolojik bazen de psikolojik semptomlarla kendisini gösterebilir. Ayrılma kaygısının başlıca duygusal belirtileri şunlardır:

  • Yakınlarından ayrılırken veya ayrılacağını düşünürken yoğun korku ve huzursuzluk yaşama,
  • Sevdiği birinin hastalanacağından, zarar göreceğinden veya hayatını kaybedeceğinden sürekli endişelenme,
  • Kaybolma ya da kaçırılma gibi bir olay nedeniyle yakınlarından ayrı kalmaktan korkma,
  • Güvendiği bir kişi yanında olmadığında yalnız kalmaktan korkma.

Yukarıdaki belirtiler herkeste aynı şiddette görülmeyebilir. Bazı insanlarda semptomların şiddeti daha yoğun olabilir ve hem kendisi için hem de sevdikleri için günlük yaşamı zorlaştırıcı hale gelebilir. Bu durumda bir uzmana danışmak faydalı olabilir.

Fiziksel Belirtiler

Okula gitmek istemeyen bir çocuğunuz varsa muhtemelen en azından bir kez karnının ağrıdığını söylediğine şahit olursunuz. Bu durumda çocuğunuzun okula gitmemek için bir çeşit oyun oynadığını düşünebilirsiniz. Oysa belki de sizden ayrılmak istemediği için gerçekten karnında ağrı hissediyor olabilir. Ayrılma kaygısı bazen fiziksel belirtiler ile kendisini gösterir. Ayrılık öncesinde veya sırasında karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir. Ergenlerde ve yetişkinlerde bunlara çarpıntı veya baş dönmesi de eşlik edebilir.

Davranışsal Belirtiler ve Uyku Sorunları

Çocuğunuz uyku saati geldiğinde elinizi bırakmak istemiyor veya odadan çıkacağınız zaman ağlamaya başlıyor olabilir. Benzer şekilde, bir yetişkin de eşinden ayrı kalmamak için iş seyahatini iptal etmek isteyebilir. Bu davranışların arkasında bazen yakınlarından uzak kalmanın yarattığı yoğun kaygı bulunur. Kişi ayrılığı önlemek için günlük planlarını değiştirebilir, yalnız uyumaktan kaçınabilir veya ayrılıkla ilgili kâbuslar görebilir.

Siz veya çocuğunuz ayrılık korkusu nedeniyle günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurabilirsiniz.

Bebeklerde ve Küçük Çocuklarda Ayrılma Kaygısı Ne Zaman Normaldir?

Bebeklerde ve küçük çocuklarda ayrılma kaygısı özellikle 6 ay ile 3 yaş arasında yaygın olarak görülür. Bu süreçte görülen ayrılık kaygısını uzmanlar doğal gelişim sürecinin bir parçası olarak kabul eder. Siz odadayken başka birinin kucağında durabilen çocuğunuz siz odadan çıktığınızda birden ağlamaya başlayabilir. Henüz yaşamında çok fazla insanla tanışmamış, dünyaya geldiği andan itibaren ailesini, aile yakınlarını veya bakımından sorumlu insanları daha fazla gören çocukların yalnız kalmaktan korkup huzursuzlanması normaldir. Buna karşın bu huzursuzluk yaşamın ilerleyen yıllarında da devam ederse ve çocuğu sosyal aktivitelere katılmaktan alıkoyacak hale gelirse ayrılma kaygısı düşünülebilir.

Çocuğunuzun siz yanında yokken huzursuzlanması her zaman ayrılma kaygısı ile açıklanamaz. Bazen açlık, yorgunluk veya hastalık da ayrılmayı zorlaştırabilir. Bu nedenle sadece çocuğunuzun sizden ayrılırken nasıl tepki verdiğine bakmak yetmez. Bazı çocuklar ebeveynlerinden ayrılmak zorunda kaldıkları ilk anda ağlama nöbetleri geçirse de çok kısa sürede oyun oynamaya veya etkinliklerine geri dönebilir.

Çocuğunuz uzun süre sakinleşemiyorsa veya yaşadığı kaygı kreşe, okula uyumunu ve günlük yaşamını zorlaştırıyorsa bir uzmanla görüşerek çocuk terapisi konusunda bilgi alabilirsiniz.

Normal Ayrılma Kaygısı ile Ayrılık Kaygısı Bozukluğu Arasındaki Farklar

  • Yaş: Normal ayrılma kaygısı bebeklerde ve küçük çocuklarda normal gelişim sürecinin bir parçasıdır. Ayrılık kaygısı bozukluğu ise çocuk büyüdüğünde de devam edebilir veya ergenlik, yetişkinlik gibi yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir.
  • Kaygı yoğunluğu: Normal ayrılma kaygısında ayrılık gerçekleştiğinde kısa süreli huzursuzluk yaşanabilir. Ayrılık kaygısı bozukluğunda ayrılığın gerçekleşmiş olmasının yanı sıra ayrılık düşüncesi bile ciddi huzursuzluk, endişe ve korku yaratabilir.
  • Günlük yaşama etkisi: Normal ayrılma kaygısında kısa süreli huzursuzluk olsa da kişi bir süre sonra normal hayatına geri dönebilir; çocuk oynadığı oyuna, yetişkin iş hayatına devam edebilir. Ayrılık kaygısı bozukluğu ise günlük hayata uyum sağlamayı zorlaştırabilir, okul ve iş hayatından uzaklaşmaya, sosyal ilişkilerin bozulmasına neden olabilir.
  • İlerleme durumu: Normal ayrılma kaygısında küçük çocuklarda gelişimin ilerlemesiyle semptomlar hafifleyebilir. Ayrılık kaygısı bozukluğunda ise zamanla ayrılıktan kaçınmaya yönelik davranışlar gelişebilir.

Yetişkinlerde Ayrılma Kaygısı Nasıl Görülür?

Yetişkinlerde ayrılma kaygısı eşinden, çocuğundan veya bağlandığı başka bir yakınından uzak kalırken yoğun endişe yaşaması ve huzursuzlanması ile kendisini gösterebilir. Ayrılık kaygısı yaşayan kişi ayrı oldukları sırada yakınının başına kötü bir şey geleceğini düşünebilir. Örneğin eşiniz telefonunu açmadığında kötü bir haber alacağınızdan korkabilir, iyi olduğundan emin olmak için tekrar tekrar arama veya mesaj gönderme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Yaşanan kaygı zamanla günlük kararları da etkileyebilir. Yakınınızdan ayrı kalmamak için arkadaşlarınızla buluşmaktan vazgeçebilir, annenizden başka bir şehirde güzel şartları olan bir iş teklifi aldığınızda işi kabul etmeyebilir, işe gitmekte zorlanabilir veya yalnız yapmak istediğiniz aktiviteleri yaptığınızda kendinizi pişman ve tedirgin hissedebilirsiniz. Sürekli haber alma ve yakın olma ihtiyacı hem işinize odaklanmanızı hem de ilişkilerinizi sürdürmenizi zorlaştırabilir.

Birini sevmek, ona değer vermek ve yanında olmak istemek hayattaki en değerli duygulardan bir tanesidir. Buna karşın ayrı kalma düşüncesi sürekli endişelenmenize ve kendi ihtiyaçlarınızı ertelemenize neden oluyorsa yaşadığınız kaygıyı dikkate almanız önemlidir. Sevdiğiniz kişiyle yakınlığınızı korurken kendi arkadaşlarınıza, ilgi alanlarınıza ve sorumluluklarınıza da zaman ayırabilirsiniz. Gerekli durumlarda Terappin üzerinden uzman bir psikolog ile görüşüp yetişkin terapisi hakkında fikir almanız bu süreçte size yardımcı olabilir.

Ayrılma Kaygısı Okul Hayatını Nasıl Etkiler?

Ayrılma kaygısı çocuğun okula gitmesini, derslere odaklanmasını ve arkadaşlarıyla zaman geçirmesini zorlaştırabilir. Bazı çocuklar sabah evden çıkmak istemeyebilir, bazıları okul kapısında ebeveyninin arkasından saatlerce ağlayabilir veya karın ağrısı, mide bulantısı gibi semptomlar yaşayabilir. Okula girse bile anne babasının geri gelmeyeceğini düşünüp veya onların başına bir şey gelmesinden endişelenip dikkatini derse vermekte zorlanabilir. Devamsızlıkların artması çocuğun dersleri takip etmesini ve arkadaşlarıyla ilişkilerini sürdürmesini zorlaştırabilir.

Bazı çalışmalar okul reddi büyük ölçüde gerilemiş olan çocuklarda da ayrılma kaygısı belirtilerinin hâlâ devam edebileceğini göstermektedir. Bu süreçte aile, öğretmen ve uzman psikologların iletişim halinde olması çocuğun ihtiyaç duyduğu desteği almasına, yaşadıklarını anlamlandırmasına yardımcı olabilir.

Ayrılma Kaygısı Yaşayan Çocuğa Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?

Ayrılma kaygısı yaşayan çocuğa yaklaşırken onu dinlemek, onu anlamaya çalışmak ve ayrılıkları öngörülebilir hâle getirmek önemlidir. Çocuğunuzun ağlaması vedalaşmayı sizin için de zorlaştırabilir. Nereye gideceğinizi ve ne zaman döneceğinizi anlayabileceği şekilde açıklamanız ayrılık fikrine alışmasına yardımcı olabilir. Çocuğunuza yaklaşırken şu adımları izleyebilirsiniz:

  • Kısa ayrılıklarla başlayın: Çocuğunuzu tanıdığı ve güvendiği birinin yanında kısa süreliğine bırakarak ayrılmayı denemesine fırsat verebilirsiniz. Alıştıkça bu süreyi kademeli olarak artırabilirsiniz.
  • Vedalaşmayı kısa tutun: Sarılmak, el sallamak ve ne zaman döneceğinizi söylemek gibi her seferinde benzer bir vedalaşma rutini geliştirebilirsiniz.
  • Dönüş zamanı hakkında net olun: Küçük çocuklar saatleri anlamakta zorlanabilir. "Saat üçte geleceğim." yerine "Öğle yemeğinden sonra veya uyandıktan sonra seni almaya geleceğim." diyebilirsiniz.
  • Verdiğiniz sözü tutun: Söylediğiniz zamanda geri dönmeniz çocuğunuzun ayrılığın geçici olduğunu anlamasına ve size güvenmesine yardımcı olabilir.
  • Birlikte yapacaklarınızı anlatın: Döndükten sonra yapacağınız bir etkinlikten söz edebilirsiniz. Örneğin "Seni aldıktan sonra birlikte parka gideceğiz." demeniz ayrılık hakkında daha az endişelenmesini sağlayabilir.

Aldığınız önlemlere rağmen çocuğunuzun kaygısı azalmıyor, giderek artıyor veya okul ve aile yaşamını etkiliyorsa uzman desteği almanız faydalı olabilir.

Ayrılma Kaygısı Ne Kadar Sürer?

Ayrılma kaygısının ne kadar süreceği kişinin yaşına, hayattaki deneyimlerine ve içinde bulunduğu koşullara göre değişir. Küçük çocuklarda gelişimin bir parçası olarak görülen ayrılma kaygısı çoğunlukla 2-3 yaşına doğru hafifler. Ancak okula başlama gibi değişikliklerde geçici olarak yeniden belirginleşebilir.

Ayrılma kaygısı bozukluğunun tanısında uzmanlar genellikle çocuk ve ergenlerde belirtilerin en az dört hafta, yetişkinlerde genellikle altı ay veya daha uzun sürmesini dikkate alır. Bununla beraber ayrılık kaygısının ne zaman geçeceğini söylemek her zaman kolay değildir. Bazı insanlarda daha uzun süre devam edebilir.

Uzman Notu: Yakın zamanda yaşanan kayıplar, aile yaşamındaki değişiklikler ve eşlik eden psikolojik sağlık sorunları gibi pek çok faktör ayrılma kaygısının şiddeti ve süresi üzerinde belirleyici olabilir. Birinden ayrılma düşüncesi bile sizi huzursuz ediyorsa, çocuğunuzda ayrılma kaygısı belirtileri fark ediyorsanız alanında uzman bir psikoloğa danışmanız yaşadıklarınızı anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.

Ne Zaman Destek Alınmalıdır?

Ayrılık kaygısının sizin veya çocuğunuzun günlük yaşamını olumsuz etkilediğini düşünüyorsanız uzman desteği alabilirsiniz. Aşağıdaki durumlarda uzman desteğine başvurmanız faydalı olabilir:

  • Çocuğunuz sizden ayrılmamak için okula gitmeyi reddediyor veya sık sık devamsızlık yapıyorsa,
  • Yakınlarınızdan uzak kalmamak için işe gitmekten, arkadaşlarınızla görüşmekten veya günlük planlarınızdan vazgeçiyorsanız,
  • Siz veya çocuğunuz güvenilen birisi olmadan uyumakta zorlanıyor, uyuduğunuzda ise ayrılıkla ilgili sık sık kâbus görüyorsanız,
  • Yakınlarınızın başına kötü bir şey geleceği düşüncesi günlük işlerinize odaklanmanızı zorlaştırıyorsa,
  • Sürekli haber alma veya birlikte olma ihtiyacı ilişkilerinizde sorunlara neden oluyorsa,
  • Ayrılık öncesinde veya sırasında tekrarlayan baş ağrısı, karın ağrısı veya mide bulantısı gibi bedensel yakınmalar yaşıyorsanız,
  • Kaygı zamanla hafiflemiyor veya giderek artıyorsa uzman desteği alabilirsiniz.

Sevdiklerinizden ayrı kaldığınızda yaşadığınız kaygıyı anlamlandırmak ve bu süreçte destek almak için Terappin'deki uzman psikologların çalışma alanlarını inceleyebilirsiniz. İhtiyaçlarınıza uygun uzman psikolog desteği için online randevu oluşturabilirsiniz.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

  • Çocuğunuz sizden ayrılmamak için okula gitmeyi reddediyor veya sık sık devamsızlık yapıyorsa destek almayı düşünebilirsiniz.
  • Yakınlarınızdan uzak kalmamak için işe gitmekten, arkadaşlarınızla görüşmekten veya günlük planlarınızdan vazgeçiyorsanız destek almayı düşünebilirsiniz.
  • Siz veya çocuğunuz güvenilen biri olmadan uyumakta zorlanıyor ya da ayrılıkla ilgili sık sık kâbus görüyorsanız destek almayı düşünebilirsiniz.
  • Ayrılık öncesinde veya sırasında tekrarlayan baş ağrısı, karın ağrısı ya da mide bulantısı yaşıyorsanız destek almayı düşünebilirsiniz.

Bilgi Notu: Araştırmalar bilişsel davranışçı terapi ile tedavi edilen kaygı bozukluğu tanısı almış çocukların %44'üne kadarında iyileşme olduğunu gösterir.

Sonuç

Ayrılma kaygısı çocuklarda ve yetişkinlerde sevdiklerinden uzak kalmayı zorlaştırabilir; okul, iş ve sosyal yaşamı etkileyebilir. Kişi yaşadığı endişeyi çoğu zaman yakınlarına duyduğu sevgi ve onları koruma isteğiyle açıklayabilir. Bu nedenle kaygının hayatında ne kadar yer kapladığını fark etmek her zaman kolay olmayabilir. Kendinizin veya çocuğunuzun yaşadığı ayrılık kaygısıyla ilgili sorularınız varsa uzman bir psikologdan yardım alabilirsiniz.

Desteğe ihtiyacın olduğunu mu düşünüyorsun?
Sana uygun uzmanı birlikte bulalım. İlk adımı bugün at.
Online Psikologlarla Görüş →

Çocuk ve Ergen Psikolojisi konusunda çalışan uzmanlar

Çağla İribaş
Uzman Klinik Psikolog
★ 5.0 · 59 yorum
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Randevu Al
Selen San
Uzman Klinik Psikolog
★ 5.0 · 90 yorum
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Randevu Al
Aslı Özer
Uzman Psikolog
★ 5.0 · 184 yorum
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Randevu Al
Tüm Çocuk ve Ergen Psikolojisi uzmanlarını gör →

Özetle

Ayrılma kaygısı, yakınlardan ayrılırken veya ayrılma düşüncesiyle yaşanan yoğun endişedir; çocuk, ergen ve yetişkinlerde görülebilir.

Bebeklerde ve küçük çocuklarda 6 ay ile 3 yaş arasında görülen ayrılma kaygısı gelişimin doğal bir parçası kabul edilir.

Belirtiler duygusal (yoğun korku, yakınlarının zarar göreceği endişesi), fiziksel (karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı) ve davranışsal (kaçınma, uyku sorunları) olabilir.

Yetişkinlerde eşinden veya yakınlarından ayrı kalırken sürekli haber alma ihtiyacı, planlardan vazgeçme ve iş ile ilişkilerde zorlanma görülebilir.

Kısa ayrılıklarla alıştırma, kısa ve tutarlı vedalaşma ve dönüş zamanını net söylemek çocuklara yardımcı olabilir; kaygı sürüyorsa uzman desteği önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayrılma kaygısı, kişinin ailesinden ya da bağlandığı bir yakınından ayrıldığında veya ayrılmayı düşündüğünde yaşadığı yoğun endişedir. Çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde görülebilir.
Yakınlarının zarar göreceğinden sürekli endişelenme, yalnız kalmaktan korkma ve ayrılık sırasında yoğun huzursuzluk sık görülen belirtilerdir. Karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı gibi bedensel yakınmalar, yalnız uyuyamama ve ayrılıkla ilgili kâbuslar da eşlik edebilir.
Bebeklerde ve küçük çocuklarda 6 ay ile 3 yaş arasında görülen ayrılma kaygısı gelişimin doğal bir parçası kabul edilir ve çoğunlukla 2-3 yaşına doğru hafifler. Kaygı ilerleyen yıllarda sürer ve günlük yaşamı kısıtlarsa bir uzmana danışmak uygun olabilir.
Normal ayrılma kaygısında huzursuzluk kısa sürer ve kişi bir süre sonra günlük akışına döner. Ayrılma kaygısı bozukluğunda ise ayrılık düşüncesi bile yoğun korku yaratabilir; okul, iş ve sosyal ilişkiler etkilenebilir, zamanla kaçınma davranışları gelişebilir.
Kısa ayrılıklarla alıştırma yapmak, vedalaşmayı kısa ve tutarlı tutmak ve dönüş zamanını çocuğun anlayacağı şekilde açıklamak yardımcı olabilir. Verilen sözü tutmak ayrılığın geçici olduğunu anlamasını destekler; kaygı azalmıyorsa uzman desteği alınabilir.
Separation Anxiety Disorder , NCBI Bookshelf (StatPearls) — www.ncbi.nlm.nih.gov
Separation Anxiety: Symptoms , Healthline — www.healthline.com
Separation Anxiety from a Partner: Causes , Healthline — www.healthline.com
Anxiety Disorders in Children , NHS — www.nhs.uk
Soothing Your Child's Separation Anxiety , HealthyChildren.org (AAP) — www.healthychildren.org
Separation Anxiety Disorder: Symptoms and Causes , Mayo Clinic — www.mayoclinic.org
Separation Anxiety Disorder in Childhood and Adulthood , PubMed Central — pmc.ncbi.nlm.nih.gov
Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tanı veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Yaşadığınız belirtiler günlük yaşamınızı etkiliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önerilir.
Kendin için doğru uzmanı bulmaya hazır mısın?

Birkaç kısa soruyla sana en uygun psikoloğu birlikte bulalım.